Türkiye’de yaşayan İranlı mülteci ve gazeteci Kaveh Taheri, Fransa Konsolosluğu’daki vize randevusuna giderken 26 Ocak’ta Sakarya’da gözaltına alındı.
Hem Türkiye hem de Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından mülteci olarak tanınan Taheri, halen Kocaeli Geri Gönderme Merkezinde idari gözetim altında tutuluyor.
bianet’e konuşan Taheri’nin avukatı Salih Efe, gözaltı ve sınır dışı sürecinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, “Ortada meşru, orantılı ve somut bir gerekçe yok. Dosyada ne bir istihbarat raporu var ne de iddiaları destekleyen herhangi bir delil” dedi.
Avrupa için insani vize bekliyordu
Avukat Efe’nin aktardığına göre Taheri, Fransa’ya insani vize başvurusu için İstanbul’daki Fransa Konsolosluğu’na gitmek üzereyken 26 Ocak’ta Sakarya’da otobüste gözaltına alındı. Taheri’nin seyahati için geçerli bir izin belgesi bulunduğunu belirtti.
Efe, 27 Ocak’ta idari gözetim kararının verildiğini, 28 Ocak’ta ise “milli güvenliğe aykırı faaliyetler” gerekçesiyle sınır dışı kararı çıkarıldığını söyledi. Kararda, yabancılar hukuku kapsamında sıkça kullanılan G-82 kodunun işletildiği ifade etti:
“Milli güvenlik gerekçesi bir çuval gibi. Muhalif olanı, yazı yazanı, kendi ülkesini eleştireni içine koyabiliyorsunuz. Müvekkilim Türkiye aleyhine tek bir söz söylemiş değil. Ancak ‘Sen bizim devletimizde faaliyet yapıyorsun ve bizim güvenliğimizi tehlikeye düşürüyorsun’ diyorlar. Sorsalar ifade özgürlüğü var Türkiye’de. Türkiye ile ilgili tek kelam etmemiş birini sınır dışı etmek istiyorlar. İnsan haklarıyla uğraşan avukatlar olarak biliyoruz ki devlet sınır dışı etmek istediğini ediyor. Hukuka bakmıyor.”
“Daha önce de iki kez idari gözetime alındı”
Taheri’nin daha önce de benzer gerekçelerle iki kez idari gözetime alındığını belirten Efe, bu girişimlerin mahkeme kararlarıyla durdurulduğunu hatırlattı. Son karara karşı da idare mahkemesine başvurulduğu, sınır dışı işleminin şimdilik durduğunu söyledi.
Ancak idari gözetimin aylarca, hatta bir yıla kadar sürebildiğine dikkat çekti. Efe, bunun fiilen "tutuklu yargılamaya" benzeyen bir cezalandırma yöntemine dönüştüğünü anlattı.
"İran’a gönderilirse hayatta kalma ihtimali yok"
Efe’ye göre Taheri’nin İran’a gönderilmesi uluslararası hukukun açık ihlali anlamına geliyor:
“Taheri, İran’da devrim mahkemelerinde yargılandı. 2011'de hapis yattı. Hakkında verilmiş hapis kararları var. Birlikte çalıştığı gazetecilerden Ruhullah Zem idam edildi. İran’a iade edilirse hayati tehlikesi yüzde 100.”
Efe, İranlı muhaliflerin zaman zaman üçüncü ülkelere “gizli” biçimde sınır dışı edildiğini, Türkiye’nin daha önce İran’a iade ettiği bir başka gazetecinin 10 yıl hapis cezası aldığını hatırlattı.
Taheri’nin 11 yıldır Türkiye’de yaşadığını belirten Efe, Cenevre Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre bu kişinin sınır dışı edilemeyeceğini söyledi.
CPJ: Derhal serbest bırakılmalı
Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) de Taheri’nin gözaltına alınmasına ilişkin 30 Ocak’ta bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Taheri’nin Birleşmiş Milletler tarafından tanınmış bir mülteci olduğu vurgulandı ve Türkiye’ye “derhal serbest bırakma ve sınır dışı girişimlerini durdurma” çağrısı yaptı.
CPJ Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü Sara Qudah, “Kaveh Taheri’nin İran’a gönderilmesi hayatını ciddi şekilde tehlikeye atar. Türkiye uluslararası yükümlülüklerine uymalı” dedi.
Taheri’nin kız kardeşi Laleh Taheri ise CPJ’ye yaptığı açıklamada, gözaltıyı ağabeyinin gönderdiği kısa bir WhatsApp mesajıyla öğrendiklerini belirterek, “İran’a gönderilirse bu onun için ölümcül olur” dedi.
İşkence ve zorla itiraf iddiası
CPJ’nin aktardığına göre Taheri, 2012 yılında İran istihbaratı tarafından gözaltına alındı ve Şiraz’daki Adel Abad Cezaevinde yaklaşık bir yıl tutuldu. Bu süreçte işkence gördüğünü ve zorla sahte bir itirafa zorlandığını açıkladı.
Taheri, ICBPS adlı YouTube kanalının kurucusu. Daha önce HuffPost ve The Times of Israel gibi uluslararası yayınlara katkıda bulundu, son dönemde ise İran ve uluslararası siyasete ilişkin analizlerini Substack üzerinden yayımlıyordu.
İran’daki gazetecilerin hapis durumu hakkındaki uluslararası kuruluş verileri kaynaklara göre değişiyor, çünkü farklı raporlar farklı dönemlerde ve farklı ölçütlerle sayım yapıyor. Ancak tüm raporlamalar, İran’ın dünyada gazetecileri en fazla hapiste tutan ülkeler arasında yer aldığını gösteriyor.
Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) son raporları İran’da 41 gazeteci hapiste bulunduğunu bildiriyor. Bu sayı protesto dalgaları sırasında artış göstermişti ve son dönemde de yüksek seyrettiği belirtiliyor.
CPJ ve RSF protestolar sırasında gözaltına alınan ve kısa süreli hapsedilen gazeteci sayısını ise 100’lerle ifade ediyor.
RSF’nin Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde en kötü dördüncü ülke. Yani 180 ülke arasından 176. sırada.
(HA)







