Kendisine cinsel saldırıda bulunan Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi A.Ş ile zorla evlendirilen, çocuğu da aynı fail tarafından cinsel istismara maruz kalan anne Fatmanur Çelik haftalarca adalet nöbeti yapmıştı.
Hayattayken gerçekleştirdiği adalet nöbetinde bianet'e şunları demişti:
“Bu aşamada benim intiharım asla söz konusu değildir. Başıma bir şey gelirse bunun intihar gibi gösterilmesine izin verilmemesini istiyorum. Bu kadar doktor raporu varken, bu kadar mücadele ederken neden evladımın elimden alınmasıyla tehdit ediliyorum? Yanımda olması gerekenler neden karşımda duruyor? Fakir ve kimsesiz olduğumuz için bizi kurban etmek daha mı kolay?”
Çelik, A.Ş'nin kızını 3 yaşındayken istismar ettiğini duyurmuştu.

CHP'li Aylin Nazlıaka: Bakanlık çocuğu değil, faili korumayı seçti
Anne ve kızı ölü bulundu
Fatmanur Çelik (30) ve 8 yaşındaki kızına ait cansız bedenler Zeytinburnu Kazılıçeşme sahilinde bulundu.
Anne ve kızın cenazeleri incelenmek üzere Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği konuya ilişkin açıklamasında “İstismara karşı yürüttükleri mücadelede davasını üstlendiğimiz müvekkillerimiz anne Fatma Nur Çelik ve kızının ölüm haberini bugün derin bir üzüntüyle almış bulunuyoruz. Müvekkillerimiz gericilerin kuşatmasına ve kendilerine yaşatılan bu ağır acıya daha fazla dayanamadılar. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği olarak söz veriyoruz, kaybettiğimiz her bir canın hesabını sonuna kadar soracağız” dedi.

Filiz Gazi'nin ikinci kitabı: "Görünmeyen Cemaat, Mürideler" raflarda
Cenazenin aileye verilmemesi için başvuru
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nden avukat Sevda Demirtaş, İlke TV’ye yaptığı açıklamada, hayatını kaybeden çocuğun cenazesinin istismara maruz bırakıldığı aileye verilmemesi talebinde bulunduklarını açıkladı.
Sevda Demirtaş, hem Aile Mahkemesi’ne hem de soruşturmayı yürüten savcılığa başvurduklarını belirtti.
Olaya ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya gizlilik kararı ve yayın yasağı getirildi.
Bakanlık, medya ve stk'ları suçladı
Konuya ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan açıklama geldi. Açıklamada şunlar denildi:
"Bir süredir haberlere konu olan ve öz babasının istismarına uğradığı iddia edilen çocuk hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesinin kararıyla Sağlık ve Danışmanlık Tedbiri uygulanmıştır. Sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığının anlaşılması üzerine tedavi sürecinin aksamaması için gerekli çalışmalar yürütülmüş ancak bu süreçte annenin reddedici tutumları sebebiyle yönlendirmelere olumlu yanıt alınamamıştır.
13.02.2026 tarihinde çocuğun özel bir vakıf hastanesine yatırıldığı bilgisi alınmış, tedavi süreci takip edilmiştir. Sağlık kurulu raporunda çocuğun yatılı psikiyatrik tedavisinin gerekli olabileceği belirtilmiştir. Buna rağmen annenin önerilen tedavi ve sevkleri kabul etmediği uzmanlarca bildirilmiştir.
"Çocuğun sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle 02.03.2026 tarihinde acil koruma kararı çıkartılmış ve konu adli makamlara intikal ettirilmiştir. Aynı gün adrese gidilmiş ancak kimseye ulaşılamamıştır. Akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisi alınmıştır.
Yaşanan elim olay hepimizi derinden üzmüştür. Konu adli makamlarca soruşturulmaktadır.
Öte yandan süreç boyunca, bazı medya organları ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıtarak Bakanlığımızın anne ve çocuğu korumaya yönelik girişimlerini “anne ile çocuğu ayırma çabası” şeklinde yansıtması sorumsuz ve gerçek dışıdır.
Çocuğun üstün yararı doğrultusunda atılan adımların kamuoyu nezdinde farklı bir algı oluşturacak şekilde sunulması kabul edilemez.
Bu üzücü olay vesilesiyle bir kez daha tüm medya mensuplarını ve STK’ları bu tür konularda yetkililerin yönlendirmesi doğrultusunda hassas ve titiz davranmaya davet ediyoruz."
(NÖ)

