İnkaya Mağarası’ndaki 86 bin yıl öncesine ait yaşam izleri yeni yöntemlerle araştırılıyor
Çanakkale’nin Çan ilçesindeki, geçmişi 86 bin yıl öncesine uzanan İnkaya Mağarası’nda yürütülen arkeolojik kazılarda bu yıl uygulanacak yeni bilimsel yöntemlerle Paleolitik Çağ’a ilişkin önemli bulgulara ulaşılması hedefleniyor.
İlçeye bağlı Bahadırlı köyüne iki kilometre mesafedeki Batı Anadolu’da keşfedilen ilk Paleolitik dönem mağarası olma özelliği taşıyan İnkaya Mağarası’nda, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Özer başkanlığındaki ekip tarafından yürütülen kazılar 10. sezonunda devam ediyor.
Batı Anadolu’daki fosil insan varlığının ortaya konulmasının yanı sıra Anadolu ile Balkanlar arasındaki Paleolitik Çağ insanının karşılıklı göçlerine ışık tutulmasının amaçlandığı kazıda, bu yıl ilk kez jeofizik yer altı görüntüleme, termal drone, çevresel DNA (eDNA) ve optik tarihlendirme yöntemleri birlikte kullanılacak.
“Bozulmamış katmanlarda ilk kez araştırma yapılacak”
Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Özer, AA muhabirine, bu yıl çalışmaların mağaranın üç farklı bölümünde yürütüleceğini söyledi.
Kazıların ağırlıklı olarak mağaranın batısındaki “işlik” olarak değerlendirilen üretim alanında sürdürüleceğini belirten Özer, burada biriken dolgu toprağının kaldırılmasıyla bugüne kadar kapalı kalan batı girişinin ortaya çıkarılmaya başlandığını ifade etti.
Özer, genişletilecek kazılar sayesinde mağara içerisindeki bozulmamış kültür katmanlarında ilk kez araştırma yapılmasının planlandığını dile getirdi.
2026 yılı kazı çalışmalarının mağaranın en az 3 farklı alanında gerçekleştirileceğini belirten Özer, şöyle konuştu:
Kazılar ağırlıklı olarak mağaranın ana bölümünün batısındaki atölye alanında sürdürülecek. Bu mağara insanlarının üretim faaliyetlerini büyük oranda gerçekleştirdikleri ve sonrasında terk ettikleri bir alan. Şimdilik kalınlığı 3,5 metreyi aşan bir dolguya sahip. Bu alanda biriken atık toprak nedeniyle ağzı kapanan giriş açılmaya başlandı. Buradaki açmaların genişletilmesiyle ilk kez mağara içerisindeki bozulmamış katmanlarda da kazı çalışmalarının yapılması planlanıyor.”

Özer, çevre düzenlemesi, buluntuların analizi ve alana gelen ziyaretçiler için bilgilendirme panolarının yerleştirilmesi gibi faaliyetler de yapacaklarını belirterek, şunları kaydetti:
Bu sezon kazılara jeofizik yöntemlerle yer altının görüntülenmesi, RGB ve termal drone ile alanın üç boyutlu haritalandırılması, çevresel DNA (eDNA) analizleriyle bölgenin paleoekolojisinin belirlenmesi ve optik uyarmalı lüminesans (OSL) analizleriyle yeni kazı alanlarının tarihlendirilmesi çalışmaları da eşlik edecek. Bu yıl gerçekleştireceğimiz bilimsel çalışmalar sayesinde kazının seyrini değiştirecek önemli bulgulara ulaşmayı hedefliyoruz.
İnkaya Mağarası’nda elde edilen buluntuların Türkiye’deki diğer Paleolitik mağara kazılarından farklı özellikler taşıdığına dikkati çeken Özer, bunların Balkan Paleolitiğiyle ilişkili olabileceğini ve Anadolu ile Balkanlar arasındaki tarih öncesi insan hareketlerine ışık tutmasının beklendiğini sözlerine ekledi.
(VC)