İngiltere Başbakanı Andy Burnham hükümeti, İsrail’le ilişkilerde “kapsamlı bir değişikliğin” parçası olarak işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimleriyle ticarete yasak getirmeye hazırlanıyor.
The Guardian’ın haberine göre, Dışişleri Bakanı Ed Miliband yeni politikayı bugün (8 Eylül) Avam Kamarası’nda açıklayacak. Düzenleme, uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen İsrail yerleşimlerinden gelen malların yanı sıra bazı hizmetleri de kapsayacak.
Finansman ve yerleşimlerin reklamına yönelik hizmetlerin de yasak kapsamına alınması bekleniyor. Mal ticaretinin yasaklanması için parlamentodan yeni bir yasa geçirilmesi gerekebileceği belirtiliyor.
Miliband’ın açıklamasında Filistinlilerin haklarının korunması, uluslararası hukuka uyulması ve iki devletli çözüm perspektifinin sürdürülmesi gerektiğini vurgulaması bekleniyor.
“İki devletli çözüm yok ediliyor”
Yeni politika, İngiltere’nin uzun yıllardır diplomatik düzeyde dile getirdiği iki devletli çözüm desteğini somut ekonomik önlemlere dönüştürmesi açısından önemli bir değişiklik olarak değerlendiriliyor.
İngiltere hükümeti özellikle İsrail’in Doğu Kudüs’ün doğusundaki E1 yerleşim projesine karşı çıkıyor. Projenin hayata geçirilmesi halinde işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyi ile güneyi arasındaki coğrafi bağlantının ciddi biçimde kesintiye uğrayacağı ve Doğu Kudüs’ün Batı Şeria’dan ayrılacağı belirtiliyor.
Miliband, İsrail’in E1 projesi için ihale açmasını 19 Ağustos’ta “kabul edilemez ve yıkıcı” olarak nitelemiş, projenin iki devletli çözümün yaşama geçirilmesini tehlikeye attığını söylemişti. İngiltere hükümeti, Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerini uluslararası hukukun ihlali olarak kabul ediyor.
İsrail’in yerleşim politikalarının yanı sıra Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetindeki artış da İngiltere hükümetinin kararında etkili oldu.
ABD ve İsrail’den tepki bekleniyor
Kararın İsrail hükümeti ile Donald Trump yönetiminin sert tepkisini çekmesi bekleniyor.
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, İngiltere’nin yerleşimlere yönelik yaptırım planlarına ilişkin haberlerin ardından İngiltere Büyükelçisi’nin sınır dışı edilmesi çağrısında bulundu.
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee de daha önce İşçi Partisi hükümetinin İsrail politikasını ağır ifadelerle eleştirmişti.
Başbakan Andy Burnham ise pazartesi günü Trump’la telefonda görüştü. Downing Street’in açıklamasına göre görüşmede Ortadoğu’daki durum ile İsrail ve Filistin arasında iki devletli çözüm ele alındı.
Kamuoyu, yasağı destekliyor
The Guardian için Opinium tarafından yapılan ve Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nin (ECFR) yayımladığı kamuoyu araştırmasına göre İngiltere’de İsrail yerleşimleriyle ticaretin yasaklanmasına destek, karşı çıkanların iki katından fazla.
Araştırmaya katılanların yüzde 46’sı yerleşimlerde üretilen mallarla ticaretin yasaklanmasını desteklerken yüzde 18’i karşı çıkıyor. Görüş belirtmeyenler dışarıda bırakıldığında yasağa destek yaklaşık dörtte üçe ulaşıyor.
2005’ten bu yana gümrük ayrıcalığı yok
İngiltere, İsrail’in 1967’den beri işgal altında tuttuğu topraklardaki yerleşimlerde üretilen mallara 2005’ten bu yana tercihli gümrük tarifesi uygulamıyor.
Hükümet ayrıca İngiliz şirketlerine İsrail yerleşimleriyle ticaret yapmamaları ve bu bölgelerde ekonomik ya da finansal faaliyette bulunmamaları yönünde tavsiyelerde bulunuyordu.
Yeni düzenlemeyle bugüne kadar tavsiye niteliğinde olan yaklaşımın hukuki bir yasağa dönüştürülmesi planlanıyor.
İngiltere ile İsrail arasındaki toplam mal ve hizmet ticareti 2025’te yaklaşık 6 milyar sterlin olarak gerçekleşti. Ancak yeni yasağın İsrail’in tamamıyla ticareti değil, işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan İsrail yerleşimleriyle bağlantılı ticareti hedeflemesi öngörülüyor.
Karar, Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) 2024 tarihli danışma görüşünde devletlerin İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki hukuka aykırı varlığını sürdürmesine yardım veya destek sağlamaması gerektiği yönündeki değerlendirmesiyle de ilişkilendiriliyor.
Miliband’ın açıklamasının Gazze’ye yardım girişine getirilen kısıtlamalar nedeniyle İsrail’e yeni yaptırımlar getirmesi ya da İngiltere hükümetinin Gazze’de yaşananları “soykırım” olarak tanımlaması ise beklenmiyor.
(HA)











