Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 77’si tutuklu toplam 414 kişinin yargılandığı İBB davasının 34’üncü duruşması bugün Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görüldü. Duruşmada bu kez Cebeci Maden Bölgesi’nde “kaçak hafriyat dökümü” yapıldığı iddiasına ilişkin savunmalar öne çıktı.
BirGün'den Kayhan Ayhan'ın haberine göre, Duruşmaya tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve oğlu Mustafa Keleş katıldı.
“Fatih Keleş’in oğlu olmak suç değil”
Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Mustafa Keleş, hakkındaki suçlamaları reddetti. Savcılığın kendisiyle babasını “örgüt yöneticisi” olarak gösterdiğini söyleyen Keleş, aralarında baba-oğul ilişkisi dışında herhangi bir bağ olmadığını anlattı.
Keleş, “Dosyada ismimin geçtiği tek bir somut olay yok. Hiçbir tanığın benimle ilgili suç isnadı bulunmuyor. İmza yetkim yok, karar alma yetkim yok. Şirket hesaplarına erişimim dahi yok” diye konuştu.
Cebeci Maden Bölgesi’nde herhangi bir yetki ya da sorumluluğu olmadığını söyleyen Mustafa Keleş, “Fatih Keleş’in oğlu olmak suç değil. Yargılamanın sonunda beraat edeceğime inanıyorum. Tahliyemi talep ediyorum. Anneme ve kız kardeşime kavuşmak istiyorum” dedi.
İmamoğlu gözyaşlarını tutamadı
Mustafa Keleş’in savunmasının ardından söz alan Ekrem İmamoğlu, duygusal anlar yaşadı. Sesi titreyen İmamoğlu, Mustafa Keleş’e şu soruyu yöneltti:
“Sevgili Mustafa, değerli kardeşim, oğlum… Bu olaylar yaşanmasaydı belki bir bayramda karşılaşacaktık. Sana sadece ‘Okul nasıl gidiyor?’ diye soracaktım. Çocukluğundan beri bayramdan bayrama karşılaşıp sarılmanın dışında bir sohbetimiz oldu mu?”
Mustafa Keleş’in “Hayır” yanıtı üzerine İmamoğlu, salonda dikkat çeken bir konuşma yaptı:
“Allah hiçbir anneye, babaya böyle bir evlat işkencesi yaşatmasın. Ben bu delikanlıdan bu devlet adına, bu millet adına ve Yüce Türk yargısı adına özür diliyorum.”
“İddianame değil varsayımname”
Mustafa Keleş’in avukatı Nergis İnce de savunmasında iddianameyi sert sözlerle eleştirdi. Müvekkilinin lehine olan ifadelerin tutanaklara geçirilmediğini söyleyen İnce, “Savcılığın yorumunu destekleyen tek bir beyan yok. Bu yüzden buna iddianame değil, varsayımname diyorum” diye konuştu.
İnce, kaçak döküm iddiasının gerçek olması halinde kamu kurumlarının da sorumluluk altında kalacağını belirterek, “Aksi durumda valiliğin kaçak dökümden gelir elde ettiğini söylemek gerekir” dedi.
Savunmasının sonunda Mustafa Keleş’in tahliyesini isteyen İnce, “Takdir sizin. Mustafa Keleş ya sadece Fatih Keleş’in oğlu olduğu için tutuklu kalacak ya da tahliye edilecek” sözleriyle mahkeme heyetine seslendi.
Avukatlardan kamu kurumları vurgusu
Duruşmanın sabah oturumunda tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt’un avukatı Metin Çetinbaş savunma yaptı. Maden faaliyetlerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Maden Petrol İşleri Genel Müdürlüğü denetiminde yürütüldüğünü anlatan Çetinbaş, iddiaların doğru olması halinde kamu görevlilerinin de yargılanması gerektiğini söyledi.
Çetinbaş, “Ortada suç varsa dönemin ilgili bakanları ve kamu yöneticileri hakkında da dava açılması gerekirdi” diye konuştu.
İmamoğlu duruşma çıkışında şöyle seslendi:
"Demiştim “Bu hafta güçlüyüz”. Önümüzdeki hafta çok daha güçlü olacağız. Hiç endişeniz olmasın. Yani bu “iftiraname”, “gıybetname”, “terfiname” denen lanet şey; çöptür, çöp!"

İstanbul Büyükşehir Belediyesi davası kronolojisi
İddianame
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Ekrem İmamoğlu “örgüt elebaşı” olarak gösteriliyor. İmamoğlu hakkında “örgüt kurma”, “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma”, “dolandırıcılık”, “çevreyi kasten kirletme” ve “kişisel verileri hukuka aykırı kullanma” dahil çok sayıda suçlama yöneltiliyor.
Savcılık, İmamoğlu için toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediyor.
İddianamede Fatih Keleş için 556 yıldan 1542 yıla kadar, Murat Ongun için ise 287 yıldan 779 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Dava kapsamında daha önce bazı tahliyeler gerçekleşmiş olsa da dosyada halen 77 tutuklu sanık bulunuyor.
(EMK)










