İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediye’nin tutuklu Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İmamoğlu'nun danışmanı ve kampanya direktörü Necati Özkan, TELE1'in tutuklu Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün hakkında iddianame hazırladı.
Savcılık, dört ismi “siyasal casusluk”la suçladı. İmamoğlu’nun göreve geldiği 2019 ile 2025 yılları arasında işlendiğini ileri sürdüğü suçlar için 15 yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası talep etti.
İddianamede Ekrem İmamoğlu ‘örgüt lideri’ sayılıyor. Hüseyin Gün’den de ele geçirilen belgeler de iddianamenin merkezinde yer alıyor.
Savcılık iddianameyi İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.
Hüseyin Gün’ün dijital materyallerini delil olarak dosyada
Savcılık, soruşturmaya Ümit Deniz Alaçam’ın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yaptığı ihbarla başladığını aktardı. Alaçam, Gün’ün İsrail, İngiltere ve ABD lehine ajanlık faaliyetleri yürüttüğünü, görüşmelerini kriptolu telefonlar üzerinden yaptığını iddia etti. Alaçam’ın teslim ettiği cep telefonları, kriptolu olduğu değerlendirilen cihazlar ve el yazısı notlara el koyduğunu belirtti.
Ancak Merdan Yanardağ'a para verdiği iddia edilen ve Hüseyin Gün'ün "mommy" olarak adlandırdığı Seher Alaçam hakkındaki soruşturma, Alaçam’ın hayatta olmaması nedeniyle takipsizlik kararı ile kapatılmıştı.
85 milyon liralık nakit çekim iddiası
Savcılık, MASAK raporuna dayanarak Hüseyin Gün’ün herhangi bir ticari faaliyeti olmamasına rağmen yurt içi ve yurt dışından yüksek tutarlı para transferleri yaptığını iddia etti.
Rapora göre, Gün hesaplarından toplam 85 milyon lira nakit çekildi; savcılık bu paranın kullanımına dair bir alım-satım kaydı bulunmadığını belirtti.
FETÖ, IŞİD ve yabancı istihbarat iddiaları
Savcılık, Gün’ün dijital materyallerinde IŞİD simgesi olan bez parçasının gösterildiği ve yazılı bir metin olduğu, REDHACK paylaşımlarına ait görseller ve FETÖ/PDY’ye ilişkin “çok gizli” ibareli belgeler bulunduğunu ileri sürdü.
İddianame, Gün’ün bilgisayarında FETÖ’nün İngiltere yapılanmasına ilişkin ilişki ağlarının şemalandırıldığını, bu ağda terörden aranan bazı isimlerin yer aldığını iddia etti.
Savcılık ayrıca, Gün’ün yabancı askeri üniformalı kişilerle fotoğraflarını ve Yemen’in Aden kentine ait koordinatları içeren görselleri delil olarak sundu.
Savcılık: Gün, İngiltere Başkonsolosluğu’na sunum yaptı
İddianamede savcılık, Hüseyin Gün’ün Orta Doğu ülkeleriyle ilgili analizleri İngiltere Başkonsolosluğu’na sunduğunu, Afganistan ve Libya hakkında istihbari bilgi paylaştığını öne sürdü.
Savcılık, Gün’ün beyanında Piiq adlı bir şirkete sahip olduğunu, ortağının eski bir istihbarat görevlisi olduğunu kabul ettiğini aktardı.
Seçim iddiaları
Savcılık, iddianamede Gün ve Özkan arasında Wickr üzerinden yapıldığı iddia edilen yazışmalara da yer verdi. Savcılık, bu yazışmalarda “dijital algı operasyonu”, “gazeteci ağı” ve “150 bin kişilik dijital ordu” ifadelerinin geçtiğini öne sürdü.
Savcılık, mesajlarda Ekrem İmamoğlu’nun politikalarının yaygınlaştırılması, bazı ilçelerdeki AKP seçmenine yönelik çalışmalar yapılması ve seçim sürecine ilişkin raporlar hazırlanması yönünde ifadeler bulunduğunu iddia etti.
Savcılık çevirileri yapay zekaya yaptırdı
Öte yandan savcılık Hüseyin Gün’ün el yazısıyla tuttuğu İngilizce notların okunması ve Türkçeye çevrilmesi işini yapay zekaya yaptırdığı görüldü.
İddianamenin 37’inci sayfasında yer alan çevirinin başında “Elbette, işte görseldeki notlarınızın istediğiniz formatta çevirisi” ibaresi yer alıyor.

20 yıla kadar hapis istedi
Savcılık, Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’ın “siyasal casusluk” suçunu birlikte işlediğini öne sürdü ve her biri için 15 yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası talep etti.
Mahkeme, iddianameyi kabul edip etmeyeceğine önümüzdeki günlerde karar verecek.
(HA)

