İmamoğlu, “Türkiye’nin zenginliğini birkaç kişinin zenginliğiyle ölçemeyiz. Bu ülkenin gerçek zenginliği vatandaşın hayatıdır” dedi. Üretimin ve refahın adil paylaşılması gerektiğini belirten İmamoğlu, “Büyük bir Türkiye iktisat seferberliği başlatacağız” diye konuştu.
Gençlerin iyi bir eğitim aldıktan sonra işe ulaşabilmesinin, çocukların hangi ailede doğduklarından bağımsız olarak yeteneklerini geliştirebilmesinin ve kadınların ekonomik bağımsızlık kazanmasının önemini vurgulayan İmamoğlu, “Vatandaş çalışarak ev sahibi olabileceğine, çocuk okutabileceğine, geleceğini kurabileceğine inanıyor mu? Bunun cevabını bulabilmektir. Bizim siyaset anlayışımızın ölçüsü budur” dedi.
“Büyük bir Türkiye iktisat seferberliği başlatacağız”
Üretilen zenginliğin adil paylaşılması gerektiğini söyleyen İmamoğlu, işçilerden çiftçilere, sanayicilerden esnafa, sendikalardan kooperatiflere, akademisyenlerden gençlere ve kadınlara kadar farklı kesimlerin katılacağı bir iktisat seferberliği başlatacaklarını belirtti.
Türkiye’nin ekonomik açıdan geriye düştüğünü savunan İmamoğlu, “Büyük bir seferberliğe ihtiyacımız var, çok geriye düştük ey dostlar. Çok geriye düştük ey halkım. Bir aldatmacayla karşı karşıyayız. Uyan ey halkım. Ayağa kalk ey halkım. Harekete geç ey halkım. Sesini yükselt ey halkım” diye konuştu.
Ekonomik kalkınma için planlamayı, girişim özgürlüğünü, kamusal aklı, piyasanın yaratıcılığını, sosyal adaleti ve üretim gücünü bir araya getireceklerini ifade eden İmamoğlu, hedeflerinin üretken, adil, özgür, sürdürülebilir ve dünyayla rekabet edebilen bir ekonomi olduğunu söyledi.
İmamoğlu, “Ne keyfi devletçilik, ne kuralsız bir ekonomi. Ne yalnız borçla dönen bir düzen, ne de birkaç çevreye imtiyaz dağıtan bir büyüme modeli” diyerek Cumhuriyet’in ikinci yüzyılı için yeni bir kalkınma rotası çizeceklerini belirtti. Yapısal reformlarla üretim, teknoloji, verimlilik ve katma değerde sıçrama hedeflediklerini kaydetti.
“Emeği merkeze alacağız”
İşçinin, çiftçinin, memurun, mühendisin, öğretmenin, sağlık çalışanının, sanatçının, esnafın ve girişimcinin emeğine değer verilmesi gerektiğini söyleyen İmamoğlu, “Emek kutsaldır. İşte o zaman refah kalıcı olur” dedi.
Toplumsal çeşitlilik ve birlikte yaşam konusuna da değinen İmamoğlu, farklı kimliklerden insanların ayrımcılığa uğramadan bir arada yaşayabildiği bir Türkiye istediklerini söyledi.
“İşte benim Türkiyem dediğim yer bu meydandır” diyen İmamoğlu, şöyle konuştu:
“Ben o meydanda o sofrayı birlikte kurma sözümden asla vazgeçmedim, vazgeçmeyeceğim. Ekmeğimizi de sözümüzü de birlikte paylaştığımız bir memleket için yürümeye devam edeceğim. 72 millete bir nazarla bakan bir memleket için bu yoluma asla sapmadan devam edeceğim.”
Türkiye’nin kendi tarihi ve toplumsal çeşitliliğiyle barışık olması gerektiğini belirten İmamoğlu, geçmişin inkâr edilmediği, acıların görmezden gelinmediği ve farklılıkların tehdit değil zenginlik olarak görüldüğü bir ülke hedeflediklerini ifade etti.
“Huzurun bir ayağı toplumsal barış, diğeri geleceğe güven”
Toplumsal barışın yanı sıra vatandaşların geleceğe güven duymasının da önemli olduğunu söyleyen İmamoğlu, ailelerin çocuklarını devlet okuluna gönderirken nitelikli eğitim alacaklarından ve yeteneklerine göre fırsatlara ulaşabileceklerinden emin olması gerektiğini belirtti.
Herkesin çalışarak iyi bir işe girebileceği, ekonomik bağımsızlığını kazanabileceği ve kamu görevlerinde yükselebileceği bir düzenin kurulması gerektiğini ifade eden İmamoğlu, vatandaşların insanca yaşayabilecekleri bir gelir elde edebilmesinin önemini vurguladı.
İmamoğlu, ekonomik ve toplumsal güvencenin gündelik yaşamdaki karşılığını şöyle anlattı:
“Genç bir insan ‘Yarın işsiz kalırsam ne olur?’ diye korkmayacak, çalışan ‘Hastalanırsam ailem ne olur?’ diye korkmayacak, emekli ‘Ay sonunu nasıl getiririm?’ diye korkmayacak, çiftçi bir yılın emeğinin karşılığını alıp alamayacağını düşünerek toprağa küsmeyecek, esnaf yarın hangi kuralın değişeceğini düşünerek yaşamayacak.”
Siyasette baskı ve ayrımcılık iddialarına da değinen İmamoğlu, bir meclis üyesinin yurt dışında bulunan çocuğunu Türkiye’ye getirebilmek için siyasi tercihi üzerinden baskıya maruz kalmaması, bir belediye başkanının da “Seni hapse atarız ya da bize geçeceksin” tehdidiyle karşılaşmaması gerektiğini söyledi.
Sağlık ve eğitim temel hak olacak
İmamoğlu, vatandaşların geleceğe güven duymasını sağlayacak politikaların sağlık ve eğitim alanlarında da somutlaşacağını belirtti.
Sağlık hizmetlerinin bir lütuf değil, temel hak olarak görülmesi gerektiğini söyleyen İmamoğlu, herkesin kaliteli ve insan onuruna yakışır sağlık hizmetine ulaşabilmesi gerektiğini ifade etti.
Eğitimde hedefin yalnızca diploma vermek olmadığını belirten İmamoğlu, mevcut eğitim sistemini eleştirerek eğitim politikalarının çocukların yeteneklerini geliştirmeye ve önlerindeki fırsatları artırmaya odaklanması gerektiğini söyledi.