İçeriğe Atla
Ara Ana Sayfa
bianet-Bağımsız İletişim Ağı
Menü GösterMenü Gizle
CANLI ANLATIM
YT: Yayın Tarihi: 15.10.2026 11:56 15 Ekim 2026 11:56
 ~  SG: Son Güncelleme: 15.10.2026 13:52 15 Ekim 2026 13:52
Okuma Okuma:  1 dakika

İmamoğlu Kemal Kılıçdaroğlu'nun tanık olarak dinlenilmesini istedi

Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve eski İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu, 436 sanıklı İBB davasında ikinci celsenin 35'inci günü başladı.
Görseli Büyüt
İmamoğlu Kemal Kılıçdaroğlu'nun tanık olarak dinlenilmesini istedi
Facebook Twitter Whatsapp Bluesky
13:51

Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu, 436 sanıklı İBB davasında ikinci celsenin 35’inci günü başladı. İmamoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun davada tanık olarak dinlenilmesini istedi:

"Benim gözümün önünde, o dönemin genel başkanına, Kemal Kılıçdaroğlu'na bu olayın buranın nasıl alınacağı anlatıldı. İl başkanı anlattı. O da biliyor her şeyi. Her şeye laf yetiştiriyor. Bu konuda çıt yok. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu madde ile ilgili buraya tanık olarak çağrılmasını talep ediyorum. Ayıptır. Ayıptır ya. Sanki o il binası gökten zembille indi. Talep ediyorum. Tanık olarak dinletilmesini talep ediyorum. Ayıptır. İki kelime edecek edemiyor. Bu nasıl bir iş?"

İmamoğlu savunmasına başladı. İmamoğlu, dün İstanbul’da sel sırasında elektrik çarpması sonucunu hayatını kaybeden genç arkadaşıma baş sağlığı diliyorum” dedi.

13:50

"Delegenin iradesini mahkeme kararıyla silmeye çalışan bir iktidar zihniyeti var"

İmamoğlu, İBB davasındaki savunmasında, iddianamede CHP’nin 2023 kurultayında delegelerin satın alındığı iddiasına dayanak gösterilen ifadeleri eleştirdi. İmamoğlu, tanık Adem Soytekin’in söz konusu ifadeyi “şablon olarak gördüğünü” söylediğini aktararak, iddianameyi “hukuki olmaktan ziyade siyasal bir kurgu” diye niteledi.

İmamoğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i kurultayda desteklediğini ancak bunun siyasi bir tercih olduğunu söyledi. Kurultayda delegelerin satın alındığı iddiasına ilişkin isim, ödeme bilgisi ve belge bulunmadığını savunan İmamoğlu, “Delegeyi satın alan yok. Delegenin iradesini mahkeme kararıyla silmeye çalışan bir iktidar zihniyeti var” dedi.

İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasıyla ilgili iddialara da değinerek, dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tanık olarak dinlenmesini talep etti. İmamoğlu, kurultay ve parti içi süreçlere ilişkin suçlamaların siyasi amaç taşıdığını savundu.

13:26

"Hukuk kılıfına sokulmuş siyasi operasyon"

İddianamenin 4 bin sayfa, eklerinin ise 80 bin sayfa olduğunu söyleyen İmamoğlu, cezaevinde haftada yalnızca iki saat bilgisayar kullanabildiğini ifade etti. İmamoğlu, “Ben haftada 2 saatte, sayılı haftalarda 84.000 sayfayı okuyacağım ve konuya hâkim olacağım” diyerek savunma hakkının kısıtlandığını savundu.

İddianamenin hacminin dosyanın içeriğini anlamayı güçleştirdiğini söyleyen İmamoğlu, suçlamaların somut delillere dayanmadığını ileri sürdü.

Ekrem İmamoğlu, savunmasında mal varlığına ilişkin iddialara da yanıt verdi. Mal varlığını emeği ve çalışmasıyla elde ettiğini söyleyen İmamoğlu, kendisine yönelik iddiaların araştırılmasından çekinmediğini belirtti. “Benim evim de barkım da belli. Benim gizli tapum yok” diyen İmamoğlu, bütün mal varlığının incelenebileceğini ifade etti. İmamoğlu, herkesin mal varlığını açıklaması ve hesap vermesi gerektiğini yineleyerek bu çağrının siyasetçilerle sınırlı kalmamasını, yargı mensuplarını ve kamu görevlilerini de kapsamasını istedi.

Savunmasında ailesinin ticaret geçmişine de değinen İmamoğlu, ekonomik kriz dönemlerinde yaşadıkları sıkıntıları anlattı. Para saklama, toprağa para gömme ve yurt dışında hesap açma gibi yöntemleri bilmediğini söyleyen İmamoğlu, bu iddiaların kendisi üzerinden gündeme getirilmesini eleştirdi.

Ekrem İmamoğlu, İBB soruşturmasında suçlamaların yargılama başlamadan önce kamuoyuna duyurulmasını eleştirdi. Dosyaya ilişkin iddiaların savunmadan önce basında yer aldığını söyleyen İmamoğlu, masumiyet karinesinin ve lekelenmeme hakkının ihlal edildiğini savundu.

İmamoğlu, “Soruşturma hep manşet. Önce manşet, sonra dosya” dedi. Kendisi ve çalışma arkadaşları hakkında yargı kararı verilmeden suçlu algısı oluşturulduğunu ileri süren İmamoğlu, soruşturmanın başından itibaren “suç örgütü lideri” ve “suç örgütü üyesi” gibi tanımlamalarla karşı karşıya kaldıklarını belirtti.

İmamoğlu, yargılamanın sonucunun medya üzerinden değil, hukuki deliller ve mahkeme kararıyla belirlenmesi gerektiğini söyledi.Ekrem İmamoğlu, İBB’ye yönelik operasyonun 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından siyasi saiklerle başlatıldığını öne sürdü.

İktidarın İstanbul’daki seçim yenilgisinin ardından soruşturma sürecinin şekillendiğini savunan İmamoğlu, İstanbul’a yapılan başsavcı atamasının da bu sürecin bir parçası olduğunu söyledi. İmamoğlu, 2024’ün Mayıs ve Haziran aylarında İstanbul’a yönelik bir operasyon yapılacağına ilişkin duyumlar aldığını, bu kaygılarını daha sonra kamuoyuna açıkladığını söyledi.

Esenyurt Belediyesi’ne yönelik operasyonu da bu sürecin başlangıç aşamalarından biri olarak değerlendiren İmamoğlu, 19 Mart 2025’te kendisinin gözaltına alınmasına uzanan gelişmelerin sistemli bir çalışma olduğunu savundu.

İmamoğlu, “Hukuk kılıfına sokulmuş bir siyasi operasyon” dedi.

13:24

İBB soruşturmasındaki çelişkiler

İmamoğlu, haberlerde 560 milyar liralık bir rakamın öne çıkarıldığını belirterek soruşturmanın henüz yargılama aşamasına gelmeden kamuoyu önünde hükme bağlandığını savundu.

Başsavcılığın soruşturmayı “Asrın Yolsuzluğu” diye adlandırmasını da eleştiren İmamoğlu, kendisinin “suç örgütü lideri”, çalışma arkadaşlarının ise “suç örgütü üyesi” olarak damgalandığını söyledi.

İmamoğlu, sürecin hukuki bir soruşturmadan çok itibar suikastına dönüştürüldüğünü ileri sürdü.

Ekrem İmamoğlu, İBB davasındaki savunmasında itirafçı ifadelerinin alınma biçimini eleştirdi. İmamoğlu, soruşturma kapsamında tutuklanan kişilerin aileleri üzerinden baskı gördüğünü ve tahliye karşılığında başkaları hakkında ifade vermeye yönlendirildiğini öne sürdü.

İmamoğlu, bu sürecin dört aşamadan oluştuğunu iddia etti: Önce kişilerin tutuklandığını, ardından ailelerinin hedef alındığını, daha sonra önlerine hazır ifadeler konulduğunu ve son aşamada başkaları hakkında ifade vermeleri karşılığında tahliye edildiklerini söyledi.

İmamoğlu, “Tutukla, aileyi al, şablonu koy, kapıyı aç. Özgürlük karşılığında isim, tahliye karşılığında cümle” dedi.

İtirafçı ifadelerinin baskı ve tahliye vaadiyle alındığını savunan İmamoğlu, “Bunun adı itiraf değil, bunlar takastır” diye konuştu. Tehdit ve baskıyla alınan ifadelerin hukuken delil sayılamayacağını belirtti.

Ekrem İmamoğlu, İBB soruşturması kapsamında sanıkların ailelerinin de hedef alındığını öne sürdü. Eşlerin, çocukların ve diğer yakınların gözaltına alındığını ya da tutuklandığını söyleyen İmamoğlu, bu yöntemle kişilerin ifade vermeye zorlandığını savundu.

Bir iş insanının ifadesi alınırken eşinin gözaltına alındığı bilgisinin kendisine verildiğini ve bunun baskı aracı olarak kullanıldığını iddia eden İmamoğlu, bir kişiye eşinin tutuklanmasını önlemek için 1 milyon dolar istendiğinin anlatıldığını söyledi.

Kendi ailesinin de soruşturmalardan etkilendiğini belirten İmamoğlu, babasının, oğlunun ve eşinin yakınlarının sanık yapıldığını, bazı aile üyelerinin aylarca cezaevinde kaldığını ifade etti.

İmamoğlu, bazı kişilerin iddianamede kendilerine ihtiyaç kalmadığı için serbest bırakıldığını öne sürerek, “Aileyi rehin almak yargı eliyle yapıldı” dedi.

Ekrem İmamoğlu, İBB davasına ilişkin iddianamenin hazırlanması ve savunmaya ulaştırılması sürecini eleştirdi.

İddianamenin gözaltından yaklaşık sekiz ay sonra hazırlandığını ve mahkemeye sunulmadan önce gazetecilere dağıtıldığını söyleyen İmamoğlu, kendisine ise belgenin daha sonra ulaştırıldığını belirtti.

13:23

İmamoğlu'nun savunmasından satır başları

İmamoğlu, partisinin herkesin mal varlığının araştırılması için Meclis’e iki kez önerge verdiğini ancak Cumhur İttifakı’nın bu önerileri reddettiğini söyledi.

Fon soruşturması için de Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını desteklediğini belirten İmamoğlu, belediyeler ve fonlarla ilgili iddiaların birlikte araştırılmasını istedi.

İmamoğlu, “Benim zaten malım mülküm belli, gizlim saklım yok. Herkes malını mülkünü ortaya koysun” dedi.

İBB’ye yönelik soruşturmayla fon soruşturması arasındaki farkın araştırılması gerektiğini savunan İmamoğlu, “Verelim hesap hep beraber” diye konuştu.

Ekrem İmamoğlu, İBB soruşturmasında savunmaya erişim kısıtlanırken dosyaya ilişkin iddiaların basına sızdırıldığını söyledi. İmamoğlu, soruşturma kapsamında ortaya atılan gömülü para, rüşvet ve para dolu bavul iddialarının yandaş medyada yayımlandığını belirtti.

Dosyaya gizlilik kararı getirildiğini ancak bu gizliliğin savunma açısından uygulandığını söyleyen İmamoğlu, “Avukatlarım, dosyanın kapağını göremezken, her gün bir şey yandaş basına sızdırıldı” dedi.

12:15

"Belediyecilik anlayışımız hedef alındı"

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB davasında yaptığı savunmaya, dün İstanbul’da yaşanan sel ve su baskınlarında hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyerek başladı.

İstanbul’da 1986’dan bu yana en yoğun yağışlardan birinin yaşandığını söyleyen İmamoğlu, felaketin yalnızca yağış miktarı ve altyapıyla açıklanamayacağını belirtti. Dere yataklarının ve su havzalarının yapılaşmaya açılmasına, rant odaklı kentleşmeye dikkat çekti.

İmamoğlu, “Temel mesele, esasen bir yerleşimle ilgili nüfus planlamasıyla, kentleşmeyle ilgili izah edilebilir. Kentleşme sorunuyla izah edilebilir” dedi.

İstanbul’da dün yaşanan sel ve su baskınlarına değinen İmamoğlu, elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden iki genç ile su baskını sırasında düşüp başını çarparak yaşamını yitiren genç için başsağlığı diledi.

İstanbul’un 1986’dan bu yana en yoğun yağışlardan biriyle karşılaştığını belirten İmamoğlu, savunmasında bu felaketin nedenlerini de ele alacağını söyledi.

İmamoğlu, İstanbul’un nüfusunun 1986’da 6 milyonu biraz aştığını, 1994’te yaklaşık 8,5 milyona ulaştığını, 2019’da ise 15,5 milyonu geçtiğini hatırlattı. Bu büyümenin kentleşme politikalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, özellikle Kağıthane ve Ayazağa çevresindeki yapılaşmaya dikkat çekti.

“Derelerin, dere yataklarının, su havzalarının yapılaşması büyük bir sorundur” diyen İmamoğlu, son 10-15 yılda vadilere ve dere yataklarına inşa edilen yüksek katlı yapıların sel riskinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.

“Sazlıdere Havzası tek bir imzayla yok edildi”

İstanbul’daki yapılaşma politikalarının İBB davasıyla da bağlantılı olduğunu söyleyen İmamoğlu, rant, yağma ve imar artışlarının yıllardır kentin gündeminde olduğunu belirtti.

Sazlıdere Barajı çevresindeki yapılaşmayı örnek gösteren İmamoğlu, yaklaşık 136 milyon metrekarelik su havzasının tek bir imzayla ortadan kaldırıldığını ve bölgede yaklaşık 2 milyon kişilik nüfusa hazırlık yapıldığını söyledi.

Bölgede kurulan yerleşimlerin altyapısına ilişkin soru işaretleri bulunduğunu belirten İmamoğlu, “Şu anda orada kurulan şehirlerin kanalizasyonunun bile hangi arıtmaya gideceği belli değil” dedi. İmamoğlu, İstanbul’da rant odaklı yapılaşmaya karşı çıkan belediyecilik anlayışının hedef alındığını söyledi.

12:01

Duruşmayı Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, il başkanı Özgür Çelik ve milletvekilleri ile yurttaşlar takipe ediyor.

İmamoğlu savunmasına başladı. İmamoğlu, dün İstanbul’da sel sırasında elektrik çarpması sonucunu hayatını kaybeden genç arkadaşıma baş sağlığı diliyorum” dedi.

bianet Kadın Haberleri editörü (2018). bianet Kadın ve LGBTİ+ Haberleri editörü (Ekim 2018-Şubat 2025). Toplumsal cinsiyet odaklı habercilik ve cinsiyet temelli şiddet haberciliği alanında atölyeler...

bianet Kadın Haberleri editörü (2018). bianet Kadın ve LGBTİ+ Haberleri editörü (Ekim 2018-Şubat 2025). Toplumsal cinsiyet odaklı habercilik ve cinsiyet temelli şiddet haberciliği alanında atölyeler düzenliyor. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu kurucularından. TGS İstanbul Şubesi yöneticilerinden (2023-2027). Musa Anter Gazetecilik (2011) ve Türkiye Psikiyatri Derneği (2024) en iyi haber ödülü sahibi. Cumhuriyet, BirGün, İMC TV, DİHA, Jinha, Jin News için muhabirlik yaptı. Rize’de yerel gazetelerde çalıştı. Sivil Sayfalar, Yeşil Gazete, Journo ve sektör dergilerinde haber ve yazıları yayımlandı. Hemşin kültür dergisi GOR’un kurucu yazarlarından. “Yeşilden Maviye Karadenizden Kadın Portreleri”, “Sırtında Sepeti”, “Medya ve Yalanlar” isimli kitaplara yazılarıyla katkı sundu. bianet stajyeri (2000). İstanbul Üniversitesi Avrupa Birliği ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun.

Devamını Göster
ilgili haberler
Hak odaklı, çok sesli, bağımsız gazeteciliği güçlendirmek için bianet desteğinizi bekliyor.
Google ile Katkıda Bulunun
Sayfa Başına Git