İBB soruşturmasındaki çelişkiler
İmamoğlu, haberlerde 560 milyar liralık bir rakamın öne çıkarıldığını belirterek soruşturmanın henüz yargılama aşamasına gelmeden kamuoyu önünde hükme bağlandığını savundu.
Başsavcılığın soruşturmayı “Asrın Yolsuzluğu” diye adlandırmasını da eleştiren İmamoğlu, kendisinin “suç örgütü lideri”, çalışma arkadaşlarının ise “suç örgütü üyesi” olarak damgalandığını söyledi.
İmamoğlu, sürecin hukuki bir soruşturmadan çok itibar suikastına dönüştürüldüğünü ileri sürdü.
Ekrem İmamoğlu, İBB davasındaki savunmasında itirafçı ifadelerinin alınma biçimini eleştirdi. İmamoğlu, soruşturma kapsamında tutuklanan kişilerin aileleri üzerinden baskı gördüğünü ve tahliye karşılığında başkaları hakkında ifade vermeye yönlendirildiğini öne sürdü.
İmamoğlu, bu sürecin dört aşamadan oluştuğunu iddia etti: Önce kişilerin tutuklandığını, ardından ailelerinin hedef alındığını, daha sonra önlerine hazır ifadeler konulduğunu ve son aşamada başkaları hakkında ifade vermeleri karşılığında tahliye edildiklerini söyledi.
İmamoğlu, “Tutukla, aileyi al, şablonu koy, kapıyı aç. Özgürlük karşılığında isim, tahliye karşılığında cümle” dedi.
İtirafçı ifadelerinin baskı ve tahliye vaadiyle alındığını savunan İmamoğlu, “Bunun adı itiraf değil, bunlar takastır” diye konuştu. Tehdit ve baskıyla alınan ifadelerin hukuken delil sayılamayacağını belirtti.
Ekrem İmamoğlu, İBB soruşturması kapsamında sanıkların ailelerinin de hedef alındığını öne sürdü. Eşlerin, çocukların ve diğer yakınların gözaltına alındığını ya da tutuklandığını söyleyen İmamoğlu, bu yöntemle kişilerin ifade vermeye zorlandığını savundu.
Bir iş insanının ifadesi alınırken eşinin gözaltına alındığı bilgisinin kendisine verildiğini ve bunun baskı aracı olarak kullanıldığını iddia eden İmamoğlu, bir kişiye eşinin tutuklanmasını önlemek için 1 milyon dolar istendiğinin anlatıldığını söyledi.
Kendi ailesinin de soruşturmalardan etkilendiğini belirten İmamoğlu, babasının, oğlunun ve eşinin yakınlarının sanık yapıldığını, bazı aile üyelerinin aylarca cezaevinde kaldığını ifade etti.
İmamoğlu, bazı kişilerin iddianamede kendilerine ihtiyaç kalmadığı için serbest bırakıldığını öne sürerek, “Aileyi rehin almak yargı eliyle yapıldı” dedi.
Ekrem İmamoğlu, İBB davasına ilişkin iddianamenin hazırlanması ve savunmaya ulaştırılması sürecini eleştirdi.
İddianamenin gözaltından yaklaşık sekiz ay sonra hazırlandığını ve mahkemeye sunulmadan önce gazetecilere dağıtıldığını söyleyen İmamoğlu, kendisine ise belgenin daha sonra ulaştırıldığını belirtti.







