Aralarında CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve 107'si tutuklu 401 sanığın yargılandığı “yolsuzluk” davasının ilk duruşması bugün (ikinci gün) İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. İddianame okundu.
İstanbul Marmara Cezaevi Yerleşkesi içinde bulunan salonda yapılan duruşma salonuna sanıklar, alınmaya başladı. Ekrem İmamoğlu da ailelerin "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları ile mahkeme salonuna girdi.

Ekrem İmamoğlu'nun konuşmasının tam metni
Ekrem İmamoğlu söz aldı:
"Mesele bir siyasi davadır. On altı milyon İstanbullunun belediye başkanı burada, şu an karşınızda, huzurunuzda. On beş buçuk milyon insanın oy kullanarak Türkiye’nin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayı olarak tariflediği bir kişi; yirmi beş nokta bir milyon insanın imza verdiği bir insan. Böyle bir kamuoyunda, yüzde yetmişe yakınının bu davanın siyasi olduğuna dair kanaati olduğu bir yerde “Ben sizin önerinizi dinlemiyorum” demek, baştan bu mahkemeye meşruiyet sorunu yaratır. Güven sorunu yaratır.
Benim burada on beş dakikalık talebimin niçin farklı bir şekilde ele alınması gerektiğine dair aktarımın dinlenmesi sizi de rahatlatır, heyetinizi de rahatlatır. O bakımdan uygun görürseniz, ben niçin böyle olmaması gerektiğini ve hangi koşullarla buraya geldiğimizi kısaca size aktarmak istiyorum.
Ben dertliyim. Ben üç bin yılla yargılanıyorum.
“Ahtapot kolları” diyerek burada bu işin başında bulunan başsavcı görünümlü siyasetçinin Ankara’ya ahtapotun kolları üzerinden nasıl selam çaktığı ortadadır. Görev aldıktan sonra hangi kimlikle bu işi yürüttüğü ortadadır. Onun için bu bir siyasi davadır.
Siyasi dava bugün başlamamıştır. Bakın, 2019 yılında seçim iptal edildi. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, milletin oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanı, “On üç on dört bin oyla kimse seçimi kazanacağını zannetmesin” demiştir. Oysa bakın, bir oyla bile seçim kazanılır.
Seçimi iptal eden anlayıştan sonra ben on üç bin altı yüz oyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildim. Sonra bu sekiz yüz altı bin oy oldu. Sonra bir milyon yüz bin oya ulaştı.
2024’te bu anlayış fikir değiştirdi. “Seçimi iptal etmekle olmuyor; o zaman tutuklayarak olsun” dedi. Bir operasyon yaparak bunu başarabileceğini düşündü. Bu siyasi bir karardır.
Dolayısıyla bu iş başından beri siyasidir. On iki metrekarede tecrit altındayım. Arkadaşlarımla bir yıl sonra ilk defa burada sarıldım.
Müteahhitlik meraklısı başsavcı görünümlü siyasetçi neymiş? Yan tarafta adliye binası yapıyormuş. Bir milyar liraya, bir buçuk milyara bitmez; sene sonu bitmez.
Ben bu ülkenin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayıyım. Dünya sizi izliyor, bizi izliyor. Bu olmaz.
Siz bana on beş dakika söz hakkı vermekle hiçbir şey kaybetmezsiniz. Kararı verecek olan zaten sizsiniz. Ama lütfen bu yargılama sürecini bir düzene koyunuz.
Bugün son sözüm şudur: Lütfen ama lütfen… Mübarek Ramazan ayındayız. Bayram geliyor. Bu arkadaşlarımı evlerine yollayın. Bu sistemin derdi benimle.
Ben burada sizinle bu süreci yönetmeye hazırım, savunmamı yapmaya hazırım. Bu insanlar tutuksuz yargılansın. Anneler çocuklarıyla buluşsun. Hastalar tedavilerini yaptırsın.
Bu yaptığınız liste yanlıştır. Uygulama yanlıştır. Söz hakkı meselesini takdirinize sunuyorum.
Bütün arkadaşlarıma Allah sağlık versin. Bu milleti, bu memleketi kula kulluk eden ve emir kulu olanlardan Allah korusun. Özgür iradesi olan insanların bu millete ve memlekete hizmet edeceği günler yakındır."
İmamoğlu, savunma için söz talep etti. "Takdir sizindir" dedi.
İmamoğlu'nun konuşmasının tam metnini buradan okuyabilirsiniz.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi davası kronolojisi
Mahkeme: Yapay zeka kullanmayı bilmiyorum
Aranın ardından duruşma yeniden başladı. Kısa süreli tartışma çıktı. Avukat Tora Pekin, reddi hakim talebini yineledi. Mahkeme başkanı "sonrasında karar vereceğiz" dedi. Sonrasında yine sözlü tartışma çıktı. Avukat Ali Rıza Dizdar söz aldı, "Yapay zeka ile yazmışsınız iddianameyi" dedi, mahkeme başkanı, "Ben yapay zeka kullanmayı bilmiyorum" dedi.
"Tahliyesini istedi"
Sonrasında Aykut Erdoğdu, savunma yaptı: “Ben 10 aydır cezaevindeyim. Varsa bir cezam çektim” dedi.
Savunmasında iddiaların dayanağı olarak gösterilen ifadeleri ve delilleri eleştiren Erdoğdu, Ertan Yıldız’ın adalete yardımcı olmak için değil, cezaevinden çıkmak amacıyla itirafçı olduğunu ileri sürdü.
“Ben 10 aydır hücredeyim”
Erdoğdu savunmasında, iddianamenin 4 bin sayfa olduğunu belirterek hazırlık için yeterli imkan verilmediğini söyledi.
“Yaklaşık 10 aydır tek başıma bir hücredeyim. 4 bin sayfalık bir iddianame var, binlerce sayfa eki var. Hücrede tek başımayım. Her gün çıktığımda çoraplarıma kadar aranıyorum. Bana bir DVD verildi, bilgisayarda inceleyebilmem için haftada iki saatlik süre tanındı. Toplamda sekiz saat. Sayın Başkan, neyi okuyayım? Hangi ekine bakayım?” dedi.

İBB davasında Aykut Erdoğdu savunma yaptı: 10 aydır cezaevindeyim, cezamı çektim
Avukatların beyanları ile duruşma devam ediyor.
(EMK)







