İBB davasında savunmasını sürdüren Ekrem İmamoğlu, Cebeci’deki döküm sahası ve iş insanlarına yönelik suçlamalar üzerinden iktidara tepki gösterdi. İmamoğlu, ödemelerin Sultangazi Belediyesi Başkan Yardımcısının gözetiminde ve imzalı tutanaklarla yapıldığını belirterek, “Aynı para, aynı oda, aynı tutanak bir partiden olunca ‘hayır işi’, öbür partiden olunca ‘örgüt kasası’” dedi.

İmamoğlu Kemal Kılıçdaroğlu'nun tanık olarak dinlenilmesini istedi
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, aralarında kendisinin de bulunduğu sanıkların yargılandığı İBB davasında Cebeci’deki döküm sahasıyla ilgili iddialara yanıt verdi.
Örgüt sistemine para toplamakla suçlanan kişilere yapılan ödemelerin elden teslim edildiği iddiasını değerlendiren İmamoğlu, parayı çeken, taşıyan ve dağıtımına tanıklık eden kişilerin aynı yönde ifade verdiğini söyledi.
İmamoğlu, paraların AKP’li Sultangazi Belediyesi Başkan Yardımcısının gözetiminde, imzalı tutanaklarla gecekondu sahiplerine verildiğini belirtti. Bu ödemelerde suç unsuru bulunduğu iddiası varsa belediye yetkililerinin de sorgulanması gerektiğini ifade eden İmamoğlu, Sultangazi Belediye Başkanı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), vali ve vali yardımcısına ilişkin sorular yöneltti.
“Buna adalet denmez, partizan terazi denir”
Aynı olayın farklı siyasi partiler söz konusu olduğunda farklı biçimlerde değerlendirildiğini söyleyen İmamoğlu, şöyle konuştu:
“Orada oturan CHP’li bir belediye başkan yardımcısı olsaydı, tereddütsüz ertesi sabah şafak operasyonundaydı. Yine bir sahurda sofrasından alınırdı, ardından manşet atılırdı: ‘Çantalarla dolar dağıttılar. Çantalarla dolar, bavullarla dolar taşıdılar.’ Aynı para, aynı oda, aynı tutanak bir partiden olunca ‘hayır işi’, öbür partiden olunca ‘örgüt kasası’. Buna adalet denmez, buna partizan terazi denir.”
“İş insanı iktidarla olan bağları sayesinde o bölgede”
Cebeci’deki döküm sahasıyla bağlantılı iş insanının faaliyetlerinin İBB yönetiminin göreve başlamasından yıllar önceye dayandığını belirten İmamoğlu, şirketlerin 2014’ten bu yana bölgede döküm yaptığını söyledi.
İş insanının Cebeci’deki payını bakanlık ve MAPEG onayıyla edindiğini, valilik tarafından maden bölgesi komisyonuna üye olarak atandığını anlatan İmamoğlu, iş insanının kamu görevlileriyle çeşitli törenlerde, açılışlarda ve bağış protokollerinde bir araya geldiğini belirtti.
İmamoğlu, “O bölgede benim sayemde değil, iktidarla olan bağları sayesinde bulunuyor” dedi.
Valinin, söz konusu iş insanıyla Mart 2024’te, kendisine yöneltilen suçlamalardan yaklaşık bir yıl önce protokol imzaladığını söyleyen İmamoğlu, bu ilişkinin kamuoyunun önünde gerçekleştiğini savundu.
AKP’li belediyeyle 2020’de protokol imzalamış
İddianamede iş insanının 2019’da iflas etmek üzere olduğu ve 2021’den sonra İmamoğlu sayesinde zenginleştiği yönünde değerlendirmeler bulunduğunu aktaran İmamoğlu, iş insanının 2020’de AKP’li Eyüpsultan Belediyesiyle imzaladığı protokolü hatırlattı.
İmamoğlu, bu protokol kapsamında belediyenin arsayı bedelsiz verdiğini, iş insanının ise arazi üzerine cami, kütüphane, Kur’an kursu ve kültür tesisi yapmayı üstlendiğini söyledi. İmamoğlu, camiye iş insanının büyükannesinin adının verildiğini de belirtti.
İş insanının, iddianamede aktarılan mali durumuna rağmen 2020’de AKP’li belediyeye yüz milyonlarca liralık yatırım ve bağış yaptığını söyleyen İmamoğlu, bölgedeki döküm faaliyetlerinin geçmişinin de daha eskiye uzandığını ifade etti.
İmamoğlu, iş insanının 2015’te, AKP yönetimindeki İBB döneminde Çiftalan, Ağaçlı ve Şile’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki İSTAÇ ile hasılat paylaşımı sözleşmeleri yaptığını belirterek, bu ilişkilerin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
(EMK)






