Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) çalışma yaşamında şiddet ve tacizi önlemeyi amaçlayan 190 sayılı sözleşmesi kapsamında hazırlanan “ILO 190 ile Kentte, İşte Güvence – Yerelde Uyum ve Kapasite Geliştirme Projesi” İstanbul’da tanıtıldı.
SODEM’in mentörlüğünde ve CHP İstanbul Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu koordinasyonunda yürütülen proje, ilk etapta kadın belediye başkanları tarafından yönetilen Bakırköy, Maltepe ve Üsküdar belediyelerinde pilot uygulama olarak hayata geçirilecek. Belediyeler, ILO 190’ın hedef ve standartlarına uyum sürecini yönetmek, yerel kapasiteyi güçlendirmek ve uygulama pratikleri oluşturmak üzere çalışmalara başladı.
Konuya dair bilgilendirme toplantısı Beyoğlu’ndaki Metrohan’da yapıldı. Çok sayıda kadın örgütü temsilcisinin katıldığı etkinliğe, Zeytinburnu’nda Fatma Nur Çelik ile 8 yaşındaki kızı Hifa İkra’nın şüpheli ölümü damga vurdu. Konuşmacılar, anne ve kızın ölümünün aydınlatılması çağrısı yaptı.
Ovalıoğlu: “Eşitlik artık hukuki güvence”

Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, belediyeciliği yalnızca hizmet üretmek değil, eşitliği ve adaleti kurumsallaştırmak olarak gördüklerini söyledi.
Belediyede kadın temsiline dikkat çeken Ovalıoğlu, yönetim kadrolarının yaklaşık yüzde 35’inin kadınlardan oluştuğunu, mecliste 32 üyeden 11’inin kadın olduğunu belirtti. ILO 190’ın çalışma yaşamında şiddet ve tacizi bir insan hakları ihlali olarak tanımladığını vurgulayan Ovalıoğlu, bu kapsamda “Şiddete Karşı Güçlü Kadınlar” rehberini hazırladıklarını ifade etti.
Kadınlara ve annelere yönelik sosyal destek projelerini anlatan Ovalıoğlu, gündüz çocuk bakım evleri, kız öğrenci yurdu, yaşlı bakım merkezi, evde sağlık hizmetleri ve kadın emeğini destekleyen projelerle kadınların sosyal hayata katılımını güçlendirdiklerini söyledi.
“Şiddet varsa yaptırımı olmalıdır. Hiçbir suç cezasız kalmamalıdır” diyen Ovalıoğlu, kadınlar için eşit, özgür ve güvenli bir gelecek inşa etme kararlılığını vurguladı.
Dedetaş: Şiddet kurumsal politikalarla önlenmeli

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ise konuşmasında kadınların hem toplumsal hem siyasal alanda çoklu eşitsizliklerle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Son günlerde yaşanan kadın cinayetlerine değinen Dedetaş, şiddetin yalnızca fiziksel değil; psikolojik, ekonomik ve yapısal boyutları bulunduğunu ifade etti.
ILO 190’ın kadınlar, gençler ve dezavantajlı gruplar için güvenli çalışma ortamı oluşturmayı hedefleyen önemli bir uluslararası düzenleme olduğunu belirten Dedetaş, yerel yönetimlerin bu sözleşmenin gereklerini hayata geçirmede önemli sorumluluk taşıdığını kaydetti.
Asu Kaya: Yasaları uygulamak sorumluluktur
CHP Kadın Kolları Başkanı Asu Kaya da konuşmasında kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine dikkat çekti.
Kadınların yaşam hakkının korunmasının yalnızca açıklama yapmakla sağlanamayacağını belirten Kaya, mevcut yasaların eksiksiz uygulanması ve faillerin caydırıcı biçimde cezalandırılması gerektiğini söyledi.
Kaya, kadın cinayetlerinin ve şiddetin cezasızlık politikalarıyla derinleştiğini savunarak, kadınların yaşam hakkı için mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
“ILO 190 İstanbul Sözleşmesi gibi kritik”

Toplantıda söz alan CHP İstanbul Kadın Kolları Başkanı Hatice Dursun Selli, ILO 190’ın bağlayıcı niteliğine dikkat çekerek sözleşmenin kadınlar için İstanbul Sözleşmesi kadar kritik olduğunu belirtti.
Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen ise ILO 190’ın yalnızca imza değil, uygulama ve dönüşüm süreci olduğunu vurguladı. Belediyede uyum komisyonu kurulacağını, izleme ve değerlendirme mekanizmalarının devreye alınacağını ve kurumsal eşitlik politikasının meclis onayına sunulacağını açıkladı.
“ILO 190 ile Kentte, İşte Güvence” toplantısında konuşan CHP Milletvekili Gazme Taşçıer, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 190 sayılı sözleşmesinin kadınların şiddetten korunması açısından hayati önemde olduğunu söyledi.
Taşçıer, sözleşmenin tıpkı İstanbul Sözleşmesi gibi bağlayıcı nitelik taşıdığını vurgulayarak, devletin kadınları şiddetten korumak için gerekli önlemleri alma yükümlülüğünü güçlendirdiğini ifade etti. Sözleşmenin aynı zamanda kadınlara “yalnız değilsiniz” mesajı verdiğini belirten Taşçıer, bunun hem hukuki hem de toplumsal açıdan önemli bir güvence olduğunu dile getirdi.
“Evdeki ve İş Yerindeki Şiddet Ayrı Düşünülemez”
Şiddetin yalnızca iş yaşamıyla sınırlı olmadığını kaydeden Taşçıer, ev içi şiddet ile iş yerindeki şiddetin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini söyledi. Kadınların yaşamının bütüncül ele alınması gerektiğini belirten Taşçıer, çalışma hayatında güvenli ortamların oluşturulmasının kadınların toplumsal hayata katılımını doğrudan etkilediğini ifade etti.
Kadınların çalışma hayatında daha aktif rol alabilmesi için bu tür uluslararası düzenlemelerin uygulanmasının kritik olduğunu belirten Taşçıer, ILO 190’ın bu açıdan önemli bir eşik olduğunu söyledi.
Taşçıer, CHP’nin parti programındaki “Güçlü Yurttaş, Güvenceli Gelecek” mottosunun kadınların güvenceli bir iş hayatına sahip olmasını esas aldığını belirtti. Yaklaşık iki buçuk yıl önce yerel yönetimlerin öncülüğünde ILO 190’a atıf yapan politika belgelerinin belediyelere gönderildiğini hatırlattı.
Yerelde eşitlik vurgusu
Konuşmalarda ortak mesaj, kadın emeğinin korunması, çalışma yaşamında şiddet ve tacizin önlenmesi ve yerel yönetimlerin bu konuda öncü rol üstlenmesi oldu.
Proje kapsamında belediyelerde kurumsal politika belgeleri hazırlanacak, eğitim programları uygulanacak ve izleme-denetim mekanizmaları oluşturulacak.
Toplantı, kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü yer alabilmesi için dayanışma ve kurumsal adımların artırılması çağrısıyla sona erdi.

Türkiye ILO 190’ı imzalarsa ne olur?

Türkiye’de İş Yerinde Şiddet ve Taciz Algıları ve Deneyimleri raporu yayında
ILO 190 nedir
ILO 190, Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından 2019 yılında kabul edilen, çalışma hayatında şiddet ve tacizi önlemeyi amaçlayan uluslararası bir sözleşmedir.
Bu sözleşme, çalışma yaşamında şiddet ve tacizi ilk kez açık biçimde bir insan hakları ihlali olarak tanımlar ve devletlere bağlayıcı yükümlülükler getirir (onaylayan ülkeler için).
Sözleşme:
- İşyerinde fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddeti
- Taciz ve yıldırma (mobbing)
- Cinsiyete dayalı şiddet ve ayrımcılığı
- İşle bağlantılı tüm alanları (ofis, saha, evden çalışma, iş seyahati, dijital ortamlar)
kapsam içine alır.
Yani yalnızca klasik işyeri ortamını değil, işle bağlantılı tüm durumları güvence altına almayı hedefler.
Devletlere ne yükümlülük getirir?
Sözleşmeyi onaylayan ülkeler:
- Şiddet ve tacizi yasaklayan açık düzenlemeler yapmak,
- Önleyici politikalar geliştirmek,
- Şikâyet ve başvuru mekanizmaları kurmak,
- Mağdurları korumak,
- Faillere yaptırım uygulamak zorundadır.
Neden önemli?
ILO 190, çalışma yaşamında şiddete karşı “sıfır tolerans” ilkesini benimseyen ilk uluslararası bağlayıcı metindir. Kadınların iş hayatında güvenli, eşit ve onurlu koşullarda çalışabilmesi için önemli bir hukuki dayanak olarak görülür.
(EMK)










