2024’te 9 işçinin hayatını kaybettiği İliç Maden Faciası yargılamaları sürüyor. Çevre hukukçusu Cömert Uygar Erdem dünden bugüne madencilikte gerçek anlamda bir iyileşmeden söz etmenin mümkün olmadığını kaydetti.
Erzincan İliç’teki Anagold Madencilik A.Ş’ye ait Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat 2024’te meydana gelen ve 9 işçinin liç yığınının altında kalarak yaşamını yitirdiği facianın davasında altıncı duruşma dün görüldü.
5'i tutuklu 43 şirket çalışanının yargılandığı davanın bir sonraki duruşması 14 Nisan’a ertelendi. Son duruşma dün (17 Şubat) görüldü. Çevre hukukçusu Cömert Uygar Erdem, İliç Maden Faciasının hukuki sürecini bianet’e yorumladı.
“İliç'ten alınan ders kapsamında yapılan bir yasal düzenleme olmadı”
Erdem, İliç’in ardından madencilikte gerçek anlamda bir iyileşmeden söz etmenin kolay olmadığını kaydetti.
İliç’in ardından çıkan torba kanunun madenciliğin daha hızlı ve denetimsiz yaygınlaşmasına sebep olduğunu belirten Erdem, “İliç sonrasında önce insanı ve çevreyi önceleyen madencilik söylemleri ön plana çıktı ama bir karşılığı olmadı ve söz bulutuna dönüştü” dedi.
"Sorumluluğu irdelemeyen politik belirsizliği yöneten bir süreç"
Erdem, İliç gibi büyük endüstriyel kazalar sonrasında, facianın sorumluluğunu irdeleyen bir süreç işletilmediğini belirtti. Bunun yerine "politik belirsizliği" yöneten bir sürecin işletildiğini söyledi.
Erdem, “İliç’te yıkılan yığın liç tesisinin denetiminden hangi bakanlığın sorumlu olduğu tespit edilememiştir. Denetim yetkisinin üç ayrı bakanlığa dağıtıdığı, ancak denetim sorumluluğunun "hiç kimseye" ait olmadığı gerçeği halen devam ediyor.” dedi.
Erdem, kamu görevlilerinin yargılanmıyor oluşuna dikkat çekti. Kamu görevlilerinin sorumluluğunun buharlaştırıldığını söyleyen Erdem, denetim boşluklarının yoğun olduğu noktada yargılama süreçlerinin de bundan bağımsız olamayacağını kaydetti.
Süreci politik risk kavramı üzerinden anlatan Erdem, “Cezasızlık durumu, söz konusu yabancı yatırımın İliç’te yapılmasının başlangıç motivasyonu olarak değerlendirilebilir. Olası bir kaza anında bu cezasızlık iklimiyle karşılaşılacağı yatırımcının bildiği bir durum. Bu da yatırımcının yatırımı yapmaya ikna olmasını ya da bu yönde teşvik edilmesini mümkün kılmaktadır” dedi.
Son duruşmada ne oldu?
Faciaya ilişkin açılan davada 43 sanık, “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak” ile “çevreyi taksirle kirletmek” suçlamalarıyla yargılanıyor. Sanıklar arasında şirket yöneticileri ile iş sağlığı ve güvenliği sorumluları da yer alıyor.
Mahkemeye yapılan Anagold Türkiye Genel Müdürü Cengiz Yalçın Demirci’nin mahkemeye getirilmesi talebi reddedildi. Bununla beraber duruşmaya katılan vekillerin olay yerinde yeniden keşif yapılması ve bazı Anagold Madencilik A.Ş. kayıtlarına el konulmasına ilişkin talepleri reddedildi.
Mahkeme heyeti, tutuklu yargılanan sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Sanık Ömer Ardıç’ın şartlı tahliyesi kaldırılırıldı. Haklarında yakalama kararı bulunan bazı yabancı sanıkların yakalama emirlerinin devamına ve yurt dışında olan sanıklar hakkında kırmızı bülten çıkartılması için gerekli işlemlerin yapılmasına hükmedildi.
Mahkeme, 16 Mart’ta sanıkların tutuklu kalıp kalmayacağını duruşma yapmadan, sadece dosyadaki evrak ve mevcut deliller üzerinden inceleyecek. Bir sonraki duruşma 14 Nisan 2026 saat 09.30’da Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

2. yılında İliç Maden Faciası yargılamalarında son durum ne?
(EMK)





