BİANET'E GELENLER – AĞUSTOS 2026
İletişim Yayınları'ndan 10 yeni kitap okuyucuyla buluştu

İletişim Yayınları'ndan bianet'e gelen 10 yeni kitabı sizlerle paylaşıyoruz..
Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüz Türkiyesi’ne uzanan Kızılbaş-Alevi siyasetindeki süreklilik içinde Aleviler kendi hafızalarını nasıl korudular? Yalçın Çakmak’ın derlediği Aleviliğin Son Yüzyılı bu kapsamdaki soruların peşine düşerek Alevilik açısından güncelliğini koruyan konulara, sorulara dair tartışmalara farklı yönleriyle cevaplar ve yorumlar geliştiriyor.
Karadeniz’in doğu ucunda, yüzölçümü ve nüfusu küçük fakat memleketteki etkisi büyük bir diyar: Rize. Bizum Rize’de, Rizeliler, Rize’nin değişik yüzlerini anlatıyor. Rize ve Rizeliler hakkındaki klişelerin de ötesine geçerek...
Felsefeci ve psikolog Svend Brinkmann, bu kısa kitabında her şeyi kişisel deneyime endeksleyen bakış açısının etik ve psikolojik sonuçlarını araştırıyor. Hayatı psikolojikleştirmenin tehlikelerine dikkat çeken yazar, bireylerle dünyanın arasına deneyim katmanları koymanın nasıl ahlâki fakirleşme ve dünyaya yabancılaşma riskine kapı araladığını gösteriyor.
Devrimin Çelişkileri’ndeki yazılar, 1908 ve 1923’ü değişik cepheleriyle ele alıyor. 1908 Devrimi’nin, Osmanlı ülkesinin farklı coğrafyalarında ve farklı sınıfsal-toplumsal tabanlarında nasıl yaşandığını gözlüyor. 1908’den 1923 sonrasına, kırdaki sınıf mücadelelerinin seyrine göz atıyor. 1923’ün anayasal değişim ve demokrasi sorununu tekrar düşünüyor. Milliyetçi, liberal, sosyalist, Kemalist, devletçi, korporatist yönelimleri ve bunların farklı yorumlarını gözden geçiriyor.
Erkin Özdemir kitabında ağırlıkla 16.-17. yüzyıllara denk düşen mühimme defterleri ve kadı sicilleri gibi arşiv belgelerine ve farklı "metinlere" dayanarak Osmanlılarda mülhidlik olgusunu incelemeye koyuluyor.
Bir yanda 12 Eylül faşizmine karşı alınan ağır yenilginin getirdiği zorluklar, diğer yanda dünya sosyalist sisteminde yaşanan çözülmenin yarattığı boşluk, siyasal mücadelede yaşanan ideolojik kriz ve yol ayrılıkları, el yordamıyla oluşturulan siyasal girişimlerin başarıları ve zaafları... Naci Sönmez, inatla sürdürülen sosyalizm mücadelesi içinde kendi yaşadıklarını, gördüklerini ve duyduklarını da aktarıyor.
Gülhan Davarcı, Kıyısında'da ufak bir çocuğu aradıkları gibi, kendilerini, varoluş sebeplerini, geçmişlerini ve bugünlerini, keskin çizgilerle kurdukları dünyalarındaki amaçlarını da arayan insanların hikâyesini anlatırken, duyguların zamanla, zamanın hayatla yarıştığı unutulmaz üç gün resmediyor.
Gül Gölge, dışarıdan bakıldığında imrenilecek derecede sorunsuz hayatlar yaşıyorlarmış gibi görünen iki eski sevgilinin yıllar sonra beklenmedik bir iş görüşmesinde karşılaşmalarıyla başlayan uyanışlarını ve kendilerini özgürleştirme çabalarını anlatıyor.
Popülizm ve klientalizm üzerinden siyasal parti evreninin gerçekliğine etnografik bir hassasiyetle yaklaşan Partiler ve Patronlar, Esenyurt vakasıyla Türkiye’nin dününü, bugününü ve yarınını daha derinlikli görebilmemize de yardımcı oluyor ve dünyadan örneklerle paralellikler de kuruyor.










