

BİA MEDYA GÖZLEM HAZİRAN | TEMMUZ-AĞUSTOS 2026 (TAM METİN)
Gün gün üç aylık medya/ifade özgürlüğü ihlalleri

BİA MEDYA GÖZLEM | TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2026
Düzenlemeler, tepkiler, dayanışma, işsizlik
Türkiye’de siyasi yöneticiler, “Ailem Güvende” gibi projeleri tehlikeye atabilecek gelişmeleri gündeme getiren veya fon usulsüzlüklerinde iktidarın ve kamu makamlarının rolünü sorgulayan gazetecilere yönelik geniş çaplı sansür sansür dalgası başlatmaya çekinmeyeceklerinin örneğini sergiledi.
Bu arada yetkililer, Açık Radyo’nun lisansının 2024’te iptal edilmesi ve TELE1’e 2025’te el konulup kayyım atanmasından sonra şimdi de T24 haber sitesinin susturulması ile, son üç yılda bağımsız habercilik alanını ve aktörlerini zayıflatmaya dönük, medyada tek sesliliğe varacak politikalarından sapmadı.
25 yıldır yayımlanan, son üç aylık bölümü 61 sayfa çıkan BİA Medya Gözlem Raporu, 2028 seçimleri öncesi, gazeteciliğe yönelik susturma girişimlerinin iktidar stratejilerinin bir parçasını oluşturduğuna dair kapsamlı veriler sağlıyor. Yargısal baskıların yaygınlığına da işaret eden Medya Gözlem Raporu, sadece üç ayda yedi gazetecinin tutuklanması; 16 gazetecinin ve sekiz medya kuruluşunun X hesabına, en az da 52 çevrimiçi habere de erişim engeli getirilmesi ile T24'ün “LGBT propagandası” iddiasıyla kapatılmasıyla “eleştirel medyayı susturmada vites artırıldığını” ortaya koyuyor.
Görülmemiş online sansür!
Bilişim Teknolojileri Kurumu (BTK) ve Sulh Ceza Hakimlikleri, iktidara yakın siyasi ve finans çevrelerini de kapsayan ve 500 bine yakın kişinin mağduriyetine neden olan fon piyasalarına ilişkin usulsüzlükleri gündeme getiren veya yorumlatan gazetecilere ve medya mecralarına karşı görülmemiş yaygınlıkta bir sansürü devreye soktu. X sosyal medya hesaplarıyla ilgili erişim engeli kararı verilenler arasında Meral Danyıldız, Sarya Toprak, Esra Tokat, Ersin Eroğlu, Hilmi Hacaloğlu, Canan Kaya, Razi Canikligil, Uğur Gürses, Naz Yavuzarslan, Dinçer Gökçe ve Alptekin Dursunoğlu ile medya kuruluşlarından bianet, Kısa Dalga ve Bizim TV de bulunuyor. Ayrıca Gazete Pencere, Evrensel, Sözcü ve Nefes sitelerinde konuya ilişkin çıkan haberlere de erişim engeli getirildi.
Son üç ayda beş gazetecinin (Şirin Payzın, Alican Uludağ, İrfan Değirmenci, Nasuhi Bektaş, Fırat Fıstık) ve dört medya kuruluşunun (soL Haber, Özgürüz, Mezopotamya Haber, Sendika.org) X hesabı ile çeşitli konularda çıkan en az 52 online habere de erişim engeli getirilirken bir yayın yasağı kararı alındı. Ancak son üç ayın en ağır ve keyfi müdahalelerden biri, T24 haber sitesinin “LGBT propagandası” iddiasıyla kapatılması oldu. Site avukatlarının yargıya taşıdıkları sansüre ulusal ve uluslararası planda yoğun da tepki geldi.
“Dezenformasyon”: Dört yılda yargının acı şöhreti
Bir bölümü adli tatile denk gelen son üç ayda yapılan yargılamalarda en az iki gazeteci mahkum edilirken iki gazeteci de beraat etti. Ekim 2022’de Türk Ceza Kanunu’na eklenen “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasına dair 217/A maddesinin acı şöhreti, sadece gazetecilere yönelik artan soruşturma ve kovuşturmalarda değil tutuklamalarda da gözden kaçmıyor.
Gazeteci Neşe İdil, X hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle “suçu ve suçluyu övmek” iddiasıyla 2 ay 24 gün hapse mahkum edilirken Kocaeli’de gazeteci Cihat Polat’a, AKP Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu’nun kardeşi Esra Yargıcı ve danışmanı Bülent Yargıcı’ya ait ve kaçak olduğu savunulan yapıyı haberleştirmek istediği için “konut dokunulmazlığının ihlali” gerekçesiyle ertelemeli 10 ay hapis verildi.
Gazeteci Timur Soykan, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tuttere'nin gözaltına alınması üzerine X hesabından “Darbe sürüyor. Halkın iradesi gasp ediliyor. Sandığın manası kalmıyor” mesajı nedeniyle “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “suç işlemeye alenen tahrik etme” suçlamalarıyla yargılandıysa da aklandı. BirGün gazetesi muhabiri Sarya Toprak da, tutuklu bir öğrenciye dair “Esila'nın hayatını ve umudunu çalmayın” haberi nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” iddiasıyla yargılandı ve beraat etti.
Üç ayda yedi gazeteciye tutuklama, Yanardağ rehin
Çağdaş hukukta istisnaya bağlayan tutuklama önlemi, Türkiye’de eleştirel veya bağımsız gazeteciler söz konusu olduğunda hiç de istisnai şekilde işletilmiyor: Sadece son üç ayda, en az yedi gazeteci (Tuğba Tekerek, Ali Tarakcı, Selahattin Günday, Oya Lale Arslan, Fatih Ergin, İrem Delice, Fatma Sibel Gürcihan) “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” (dezenformasyon), “MİT Kanunu’na muhalefet” ve “LGBT propagandası” iddiasıyla tutuklandı. En az beşinin tutuklanmasında, Ekim 2022’de yürürlüğe sokulurken eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın kamuoyunu yanıltarak “infial” durumlarında işletileceği sözü verilen TCK’nın 217/A maddesi (“dezenformasyon”) zemin oluşturdu.
Yargı, “MİT’ten yanıt gelmediği” gerekçesiyle, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil üç kişiyle birlikte “siyasi casusluk” iddiasıyla yargılanan ve 11 aydır keyfi şekilde tutuklu olan TELE1 genel yayın yönetmeni Merdan Yanardağ’ı tahliye etmeye yanaşmıyor.
Soruşturma furyası
Son üç ayda en az 17 gazetecinin adı, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak”, “Cumhurbaşkanına hakaret”, “hakaret” veya “iftira” gibi gerekçelerle açılan soruşturmalarda geçti. CHP’den Kemal Kılıçdaroğlu’nun rozet törenine parayla figüran taşınmasına dair BirGün ve Sözcü’de çıkan haberler nedeniyle yedi gazeteci soruşturmalık oldu.
Bu dönemin endişe verici ve ilginç gelişmelerinden biri de, “Gazeteciler Kimsenin Emir Eri Değildir” başlıklı açıklama nedeniyle İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi’nin soruşturma geçirmesi oldu.
Cumhurbaşkanına hakaret: Beşi karikatürist 18 sanık
Türkiye’de gazetecilere yönelik “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla ilgili keyfi davalar, son üç ayda, en az 18 gazeteci ve karikatüristin (Alican Uludağ, Gökay Başcan, Selçuk Özbek, Deniz Yücel, Sedef Kabaş, Baransel Ağca, Erk Acarer, Julien Serignac, Gerard Biard, Laurent Sourisseau, “Alice”, Mehmet Tezkan, İbrahim Kahveci, Suat Toktaş, Ramazan Yurttapan, Haydar Ergül, Doğan Pehlevan ve Rüstem Batum) 4 yıl 8 ay hapis istemiyle açılan yargılamalarla sürdü. Son üç aylık dönemde, Ertuğrul Özkök’ün de soruşturmalık olduğu bu maddeden mahkumiyet kararı tespit edilmedi.
Üç ayda 13 gözaltı ve ağır adli kontrol
Temmuz - Eylül döneminde İstanbul, Ankara, Kırklareli, Kocaeli, Trabzon ve Antalya'da en az 13 gazeteci gözaltına alındı. Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde ölümü, LGBTİ+ dernek ve hak savunucularına yönelik polis operasyonları, PKK lideri Abdullah Öcalan ve İmralı heyetine ilişkin mesajlar, İBB davası ile Bartın maden katliamına ilişkin haber ve paylaşımlar nedeniyle gazeteciler gözaltına alındı; bazı gazeteciler adli kontrol tedbirleri altında çalışmalarını sürdürmek zorunda kaldı.
Nitekim İBB Davası'nı takip ettikten sonra gözaltına alındığından beri adli kontrol altında yaşayan gazetecilerden Kayhan Ayhan, imza yükümlülüğünün cezalandırmaya dönüştüğünü açıkladı: “Bugün ilk imzamı attım. Bu imza meselesi elimizi kolumuzu bağladığı için bir çeşit cezalandırmaya dönüşüyor. Her şeye rağmen yazmaya ve gazeteciliğe devam…”.
Dört ilde haberciye beş saldırı, Ağırel’e tehdit
Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında en az beş haberci fiziki saldırıyla karşılaştı. Saldırılar, İstanbul Silivri, Mardin Midyat, Kocaeli Karamürsel ve Kütahya'da yaşandı. Araştırmaları ve gazeteci faaliyetleri nedeniyle uzun süredir izlenen ve tehditler alan gazeteci Murat Ağırel, bu kez de saldırıları, eşini hedef alan cinsiyetçi ve hakaret içerikli sosyal medya mesajları üzerinde yaşamaya devam ediyor. Gazeteci, usandırıcı durumla ilgili, “Ancak sözüm olsun, umarım Emniyet benden önce bu kişiyi bulur” dedi.
RTÜK’ten “tarafsızlık” ve “hukukun üstünlüğü” cezaları
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Temmuz, Ağustos, Eylül 2026 döneminde haber ve program yayınlarından dolayı TV kuruluşlarına, toplam dört idari para cezası karşılığı, 1 milyon 104 bin TL idari para cezası verdi. RTÜK, rapor döneminde radyo kuruluşlarına ceza vermedi. Cezalar, “tarafsızlık” (iki kez) ve “hukukun üstünlüğü” ilkesi (iki kez) adına kesildi.
Etik yayıncılık için medya eleştirisi önemli
Gazeteci ve medya ombudsmanı Faruk Bildirici, son üç ayda kaleme aldığı haftalık yazılarında, her yayın çizgisinde medya kuruluşlarının etik yönden sorunlu yayınlarını eleştirdi.
Oyuncu Serhat Kılıç’ın İstanbul Kâğıthane’deki evinde ölü bulunmasının ardından bazı yayınlarda olayın evdeki şişeler ve sigara malzemeleri öne çıkarılarak aktarılması, Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu ile Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın tepkisine yol açtı.
“Dezenformasyon” suçlamasına yargı makamlarınca eleştirel yayınlara karşı bir silah olarak başvurulduğu bir dönemde Adalet Bakanlığı, adliyelerde “Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları” kuracaklarını duyurdu.
Tutuklama ve mevzuata itiraz için AYM hala umut
Anayasa Mahkemesi (AYM), 2024’te Fethullah Gülen’in ölümüne ilişkin taziye paylaşımı nedeniyle “örgüt propagandası” iddiasıyla tutuklanan Yeni Asya gazetesi eski yayın yönetmeni Kazım Güleçyüz’e, “güvenlik hakkı ve ifade özgürlüğünün ihlal edilmesi” gerekçesiyle toplam 368 bin 500 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. MLSA, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) internet yayıncılığı üzerinde tehdit oluşturan lisans rejimini AYM’ye taşıdı.
100 gün hapsedilen Yıldız Tar AİHM’e gitti
Son üç ayda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), Türkiye’de gazeteciler veya medya kuruluşlarıyla ilgili “basın ve ifade özgürlüğü” kapsamına girecek bir kararına rastlanmadı. Ancak gazetecilere yönelik keyfi tutukluluğa karşı AİHM’de hak arama başvurusu, bu dönemde de keyfi şekilde 100 gün hapsedilen Yıldız Tar için yapıldı.
Cezasızlık varsa mücadelesi de var!
Yargı ve yetkili kurumların aklına, araştırmacı gazeteci ve Cumhuriyet gazetesi yazarı Uğur Mumcu’nun aracına bombayı yerleştirip ölümüne neden olan bombacı ve ailesinin bulunduğu yerin araştırılmasına dönük çabalar 32 yıl sonra devreye girdi.
Hrant Dink cinayetiyle ilgili davalarda Trabzon’daki Pelitli Grubu ve cinayetin önlenmesindeki sorumlulukları nedeniyle yargılanan bazı güvenlik görevlileri hakkında cezalar verildi. Ancak Dink’i eylem, program ve bildiriler yoluyla hedef göstererek cinayete zemin hazırlayanlara dokunulmadı.
Ankara’da Yeniçağ gazetesi köşe yazarı Yavuz Selim Demirağ’ı 10 Mayıs 2019’da seçim sürecinde ağır şekilde darp edenlerin yeniden yargılanmasına 17 Aralık’ta devam edilecek. Bursa’dan gazeteci Yaman Kaya’ya karşı 2023'te düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili, ertesi yıl “delil yetersizliği” gerekçesiyle beraat eden iki sanık, Bursa Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılanıyor. Evrensel gazetesinin İzmir Temsilciliğine 13 Ağustos 2025 gecesi 10 el ateş ettikten sonra tutuklanıp tahliye edilen sanık İsa Can Biler’in davası da 14 Ocak’a kaldı.
(EÖ/HA)




