İçeriğe Atla
Ara Ana Sayfa
bianet-Bağımsız İletişim Ağı
Menü GösterMenü Gizle
CANLI ANLATIM SONA ERDİ
YT: Yayın Tarihi: 03.09.2026 07:55 3 Eylül 2026 07:55
 ~  SG: Son Güncelleme: 03.09.2026 12:03 3 Eylül 2026 12:03
Okuma Okuma:  1 dakika

GÜNCELLENİYOR

İBB davası 75. duruşma: "Sizinle gurur duyuyoruz"

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasında ikinci celsenin 11’inci günü bugün görülüyor. Silivri’deki Marmara Cezaevi karşısında bulunan duruşma salonunda görülen davada bugün tutuklu sanıkların tahliye talepleri alınmaya devam ediliyor.
Görseli Büyüt
İBB davası 75. duruşma: "Sizinle gurur duyuyoruz"
Fotoğraf: Evrim Kepenek/bianet
Facebook Twitter Whatsapp Bluesky
12:02

İPA Başkanı Buğra Gökce’den tahliye talebi: “Tutukluluk cezalandırmaya dönüştü”

İPA Başkanı Buğra Gökce’den tahliye talebi: “Tutukluluk cezalandırmaya dönüştü”

İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı ve şehir plancısı Doç. Dr. Buğra Gökce, görülen davada yaptığı savunmada tahliyesini talep etti. Yaklaşık 1,5 yıldır tutuklu olduğunu belirten Gökce, tutukluluk süresinin artık bir tedbir olmaktan çıktığını ve cezalandırmaya dönüştüğünü söyledi.

11 Haziran'daki duruşmada esas hakkındaki savunmasını sunduğunu hatırlatan Gökce, ayrıntılı savunmasındaki hususları yeniden tekrarlama imkânının olmadığını belirterek heyetin dosyayı incelemesini umduğunu ifade etti.

Gökce, gözaltı süreci, sevkler ve cezaevi koşullarında ciddi sıkıntılar yaşadığını belirterek, “Gelinen bu 1,5 yılın sonunda artık bir güne bile tahammülümüz kalmamıştır. Bu sürenin sonunda hissettiğimiz şey, mevcut tutukluluğun bir tedbir olmaktan çıkıp doğrudan bir cezalandırmaya dönüşmüş olduğudur” dedi.

“30 yıldır kamu görevi yapıyorum”

Kamu görevindeki geçmişine dikkat çeken Gökce, yaklaşık 30 yıldır aralıksız kamu görevi yaptığını söyledi. Türkiye'nin üç büyükşehrinde görev yaptığını belirten Gökce, şehir plancısı olarak başladığı meslek hayatında genel sekreterlik ve genel müdürlük dahil çeşitli görevler üstlendiğini aktardı.

Konya, Manisa ve İzmir Koruma Kurullarında kamu adına imza attığını belirten Gökce, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Gazi Üniversitesi'nde de akademisyenlik yaptığını ifade etti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) 17 ay görev yaptığını belirten Gökce, “Diğer kurumlarda hangi saik ve sorumlulukla çalıştıysam, İBB'de görev yaptığım 17 ay boyunca da aynı anlayış, görev bilinci ve devlet terbiyesiyle çalıştım. Ne acıdır ki, kamuda verdiğim 17 aylık hizmetin karşılığında bugün 18 aydır hapis yatmaktayım” diye konuştu.

“Suçlamalar rutin idari işlemlere dayanıyor”

Hakkındaki suçlamalara konu edilen imzaların kamu bürokrasisindeki rutin işlemler olduğunu savunan Gökce, 30 yıllık meslek hayatında binlerce evrak imzaladığını belirtti.

İmzalarının önemli bölümünün imar ve mülkiyet işlemlerine ilişkin olduğunu söyleyen Gökce, sorunlu evraklarla rutin işlemleri birbirinden ayırarak hareket ettiğini ifade etti.

Gökce, “30 yıllık görev süremde, imzaladığım en problemli görülen işlerde dahi bir kuruş kamu zararıyla yargılanmadım, tek bir hukuki problem yaşamadım” dedi.

Suçlamalara konu olan imzaların, belediyenin gelir getirici kira ihalelerine ilişkin ve encümene sevk edilen rutin evraklar olduğunu belirten Gökce, bu işlemlerin gizli ya da olağanüstü nitelikte olmadığını savundu.

Söz konusu ihaleleri belediyenin kendi iştiraklerinin aldığını belirten Gökce, belediye iştiraklerinin belediyeden iş almasına yönelik rutin encümen sevk imzalarının suç olarak değerlendirilmesi halinde bunun Türkiye'deki kamu yönetiminin olağan işleyişini de tartışmalı hale getireceğini söyledi.

“İddianamede somut delil yok”

Gökce, iddianamede yer alan kişiler, olaylar ve maddi unsurlarla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını savundu.

İddianamede adı geçen kişileri tanımadığını belirten Gökce, “Bu olaylara dair bir bilgim veya görgüm de yoktur. Şahsıma ya da bir başkasına haksız bir menfaat sağlama amacı veya kastı ile hareket etmedim” dedi.

Hakkında ihaleye fesat karıştırdığına ilişkin somut ve nesnel bir delil bulunmadığını savunan Gökce, iddianamedeki rutin idari teklif ve sevk imzaları dışında suç işlediğini gösteren bir olgu olmadığını ileri sürdü.

Gökce, “Ne kendimin ne de anne ve babamın başını öne eğdirecek, lekeleyecek tek bir eylemin içinde yer aldım”ifadelerini kullandı.

Savunmasında maddi durumuna da değinen Gökce, hakkındaki suçlamalara konu edilen kişiler ve paralarla herhangi bir ilişkisinin olmadığını belirtti.

“Bir örgüt görmedim. Arabam yok. Cezaevinde yattığım sürece geçim sıkıntısı yaşadım, yani bir maddi gelir sağlamadım bu işlerden. Benim bir evim var, bir de lojman var” diyen Gökce, İstanbul'a örgütlü bir yapı içerisinde geldiği yönündeki değerlendirmelerin de doğru olmadığını savundu.

Gökce ayrıca, Beylikdüzü'nde çalıştığı yönündeki iddianın da gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Ben İstanbul Belediyesi'nde 17 ay çalıştım” dedi.

11:19

"Tutuklu beş kadın kaldık"

Duruşmada ilk olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraklerinden Medya A.Ş.’de Satın Alma ve İhale Müdürü olarak görev yapan Fatoş Ayık tahliyesini talep etti. Şöyle dedi:

“Sayın Başkan, Sayın Heyet Üyeleri; 11 Haziran tarihli duruşmada huzurunuzda yaptığım savunmamda, esas çerçevesinde kalarak hakkımdaki eylemler ve ithamlara ilişkin ayrıntılı beyanlarımı sundum.

Yaklaşık 1,5 senedir, pek çok tutuklu sanık gibi ben de gözaltı sürecinde, sevkler sırasında ve cezaevi koşullarında ciddi sıkıntılar yaşadım. Yapım gereği duygularımı kolayca dile getirebilen biri değilim; ancak belirtmek isterim ki, gelinen 1,5 yıllık sürecin sonunda hissettiğimiz şey, bu tutukluluk halinin bir tedbir olmaktan çıkıp doğrudan bir cezalandırmaya dönüştüğüdür.

İddianamede yer alan olaylar, adı geçen kişiler, bu kişilerin birbirleriyle olan ilişkileri ve bahse konu maddi unsurlar ile hiçbir ilgim bulunmamaktadır. Söz konusu kişileri tanımadığım gibi, gerçekleştiği iddia edilen olaylara dair en ufak bir bilgim veya görgüm de yoktur. Davada beş tutuklu kadın kaldık. Bizi ailelerimize kavuşturun. Tahliyemi istiyorum".

Şahsıma ya da bir başkasına haksız bir menfaat sağlama amacı veya kastı ile hareket etmedim. Dahil olduğum, katıldığım ya da haberdar olduğum herhangi bir suç unsuru bulunmamaktadır. Ne kendimin ne de ailemin başını öne eğdirecek hiçbir eylemin içinde yer almadım.”

11:08

İBB Duruşması başladı

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasında ikinci celsenin 11’inci günü bugün görülüyor.

Silivri’deki Marmara Cezaevi karşısında bulunan duruşma salonunda görülen davada bugün tutuklu sanıkların tahliye talepleri alınmaya devam ediliyor.

Saat 11.06, tutuklular mahkeme salonuna alındı. Tutuklu sanıkların yakınları "Türkiye sizinle gurur duyuyor", "Bugü hepinizi alacağız" diye sesleniyor.

Duruşmada bu hafta tahliye talepleri alındı. Bugün, Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 13 kişi dinlenecek.

Mahkemenin, akşam saatlerinde tutukluluk durumlarına ilişkin kararını açıklaması bekleniyor.

Mahkeme heyeti daha önce, tahliye taleplerinin sanıkların ilk duruşmadaki sıra listesine göre alınacağını ve her sanık ya da avukatına belirli bir süre tanınacağını açıklamıştı.

Bir tutuklu yakını da "Karanlın ülkenin aydınlık yüzleri" diye bağırdı.

bianet Kadın Haberleri editörü (2018). bianet Kadın ve LGBTİ+ Haberleri editörü (Ekim 2018-Şubat 2025). Toplumsal cinsiyet odaklı habercilik ve cinsiyet temelli şiddet haberciliği alanında atölyeler...

bianet Kadın Haberleri editörü (2018). bianet Kadın ve LGBTİ+ Haberleri editörü (Ekim 2018-Şubat 2025). Toplumsal cinsiyet odaklı habercilik ve cinsiyet temelli şiddet haberciliği alanında atölyeler düzenliyor. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu kurucularından. TGS İstanbul Şubesi yöneticilerinden (2023-2027). Musa Anter Gazetecilik (2011) ve Türkiye Psikiyatri Derneği (2024) en iyi haber ödülü sahibi. Cumhuriyet, BirGün, İMC TV, DİHA, Jinha, Jin News için muhabirlik yaptı. Rize’de yerel gazetelerde çalıştı. Sivil Sayfalar, Yeşil Gazete, Journo ve sektör dergilerinde haber ve yazıları yayımlandı. Hemşin kültür dergisi GOR’un kurucu yazarlarından. “Yeşilden Maviye Karadenizden Kadın Portreleri”, “Sırtında Sepeti”, “Medya ve Yalanlar” isimli kitaplara yazılarıyla katkı sundu. bianet stajyeri (2000). İstanbul Üniversitesi Avrupa Birliği ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun.

Devamını Göster
Hak odaklı, çok sesli, bağımsız gazeteciliği güçlendirmek için bianet desteğinizi bekliyor.
Google ile Katkıda Bulunun
Sayfa Başına Git