Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na 10 Ekim Cumartesi günü düzenlenen füze saldırısında 12 kişi hayatını kaybetti, 309 kişi yaralandı.
Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi'nin bugün (11 Ekim) yaptığı açıklamaya göre hayatını kaybedenler arasında dört Suudi Arabistan, iki Bangladeş, bir Filistin, bir ABD, bir Mısır, bir Ürdün, bir Suriye ve bir Sudan vatandaşı bulunuyor.
Yaralıların çeşitli hastanelerde tedavi altına alındığı, bazılarının durumunun ağır olduğu belirtildi.
Füze, havalimanının iç hat uçuşlarına ayrılan 3 ve 4 numaralı terminallerinin bulunduğu bölgeye isabet etti.
Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri koalisyon saldırıdan İran destekli Husi hareketini sorumlu tuttu. Ancak Husilerden son saldırıya ilişkin henüz bir açıklama gelmedi.

Husiler kimdir?
Trump: Suudi Arabistan'ın saldırılarına katılabiliriz
ABD Başkanı Donald Trump, saldırının ardından yaptığı açıklamada, ABD'nin Suudi Arabistan'ın Yemen'deki Husilere yönelik askeri operasyonlarına katılma ihtimalini değerlendirdiğini söyledi.
Trump, gazetecilerin sorusu üzerine, "Katılabiliriz. Bunu değerlendireceğiz. Son saldırıyı yeni öğrendik. Çok hızlı karar veririz" dedi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da saldırıyı kınayarak sivillerin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu söyledi ve saldırıların derhal durdurulmasını istedi.
Saldırının ardından havalimanındaki uçuşlar askıya alınırken bazı uçuşlar başka havalimanlarına yönlendirildi.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, ülkenin doğusundaki Dammam kentinde bulunan Kral Fahd Uluslararası Havalimanı yakınlarına da bir mühimmat düştüğünü açıkladı.
Riyad'daki okullarda ise bir hafta boyunca uzaktan eğitime geçileceği duyuruldu.
Bir haftada üçüncü saldırı
Cumartesi günkü saldırı, Riyad Havalimanı'nın bir hafta içinde üçüncü kez hedef alınması oldu.
Önceki saldırılarda da ölümler ve yaralanmalar yaşanmış, bir yolcu uçağı ağır hasar görmüştü.
Husiler, Suudi Arabistan destekli Yemen hükümetiyle uzun süredir devam eden savaşta temmuz ayında ateşkesin bozulmasının ardından Suudi Arabistan'daki havalimanlarını, petrol tesislerini ve tankerleri hedef alan saldırılarını artırdı.
Babülmendep'te kontrol mücadelesi
Öte yandan Yemen'de Suudi Arabistan destekli hükümet güçleriyle Husiler arasında çatışmalar yoğunlaşıyor.
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan Yemen hükümetine bağlı güçler, Kızıldeniz'i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu'na bağlayan stratejik Babülmendep Boğazı çevresinde ilerleme kaydettiklerini açıkladı.
Suudi Arabistan'ın Yemen Büyükelçisi Muhammed el-Cabir, boğazın Husi güçlerinden temizlendiğini öne sürdü.
Yemen'in güneyindeki başlıca siyasi güçlerden Güney Geçiş Konseyi'nin Başkanı Aidarus ez-Zubeydi de boğazdaki Perim (Meyyun) Adası'nın ve çevresindeki kıyı bölgelerinin yeniden ele geçirildiğini iddia etti.
Ancak Yemen hükümet güçlerinin askeri sözcüsü Vaddah ed-Debiş, söz konusu bölgenin yalnızca yarısının geri alındığını söyledi.
Husiler ise Suudi Arabistan destekli güçlerin saldırılarını püskürttüklerini savundu. Bir Husi sözcüsü, çatışmalarda 22'den fazla zırhlı aracın imha edildiğini, aralarında komutanların da bulunduğu onlarca kişinin öldürüldüğünü veya yaralandığını ileri sürdü.
Tarafların bölgedeki kontrol durumuna ilişkin açıklamaları bağımsız kaynaklarca bütünüyle doğrulanamadı.
Yaklaşık 13 kilometrekare büyüklüğündeki Perim Adası, Kızıldeniz'den Aden Körfezi'ne geçiş yapan gemilerin izlenebilmesi açısından stratejik önem taşıyor.
Husiler, iki hafta önce kontrolünü ele geçirdikleri boğazdan Suudi Arabistan bağlantılı ticari gemilerin geçişine izin vermeyeceklerini açıklamıştı.
BM: Yemen yeniden topyekun savaşa sürüklendi
BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, 9 Ekim'de BM Güvenlik Konseyi'nde yaptığı açıklamada, Yemen'in yeniden geniş çaplı bir savaşa sürüklendiği uyarısında bulundu.
Ülkenin farklı bölgelerinde çatışmaların yoğunlaştığını belirten Grundberg, savaşın ilk mağdurlarının kadınlar ve çocuklar olacağını kaydetti.
Yemen'de 2015'te Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun müdahalesiyle derinleşen savaş, 2022'deki ateşkesin ardından görece sakinleşmişti. Ancak temmuz ayında çatışmaların yeniden başlamasıyla ülkede askeri operasyonlar ve karşılıklı saldırılar arttı.
(HA)









