Almanya’nın Köln kentinde faaliyet yürüten Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS), Suriye’de son haftalarda azınlıklara yönelik artan saldırılara tepki gösterdi.
AHRS, 8 Ocak tarihli açıklamasında, Heyet-i Tahrir’uş Şam (HTŞ) kadrolarının başını çektiği Suriye geçici hükümetinin sorumluluğuna işaret ederek, “HTŞ rejimi, Suriye halkına şiddet dışında sunacak hiçbir şeyi olmadığını göstermiştir” dedi.

SURİYE İNSAN HAKLARI TOPLULUĞU
"HTŞ ve müttefikleri etnik-dini temizlik saldırılarına son vermeli"
“Alevilere yönelik yaygın ve koordineli saldırılar”
Humus’taki İmam Ali ibn Abi Talib Camii’ne yönelik bombalı saldırıda sekiz Alevi sivilin hayatını kaybettiğini, 27 kişinin yaralandığını hatırlatan AHRS, “Bu saldırıyı, bombalamayı protesto eden Alevi sivillere yönelik yaygın ve koordineli saldırılar izledi. Daha yakın zamanda ise yeni yıl, Halep’te Kürtlere ve Hristiyanlara yönelik yeni bir şiddet ve sindirme dalgasıyla başladı” ifadelerini kullandı.

Suriye’de Alevi camisine bombalı saldırı: En az 8 ölü
AHRS, Suriye’de Alevi, Kürt, Hristiyan ve Dürzi topluluklarını hedef alan saldırıları şu şekilde sıraladı:
- 1 Ocak 2026’da askeri zırhlı araçlar ve güvenlik araçlarından oluşan bir konvoy Lazkiye kırsalında bir köyü kuşattı, en az on kişiyi tutukladı ve köy halkını terörize etti.
- 2 Ocak’ta HTŞ güçleri, engelli bir Alevi olan Bessam Mahrez’i tutukladı. Bu, Kardaha kenti ve çevresindeki aktivistleri hedef alan daha geniş bir kampanyanın parçasıydı. Burada ondan fazla genç “eski rejimin kalıntıları” olmakla suçlanıp tutuklandı.
- 6 Ocak’ta HTŞ güçleri, Baniyas kırsalındaki El-Anazah köyünde geniş çaplı bir sindirme kampanyası yürüttü ve iki önde gelen Alevi’yi tutukladı: Şeyh Ahmed İssa ve kardeşi. Bu tutuklamaları; Tartus’taki Aleviler Konseyi Başkanı Şeyh Ali Helhel’in, Tartus’taki Alevi Konseyi Genel Sekreteri Şeyh Asif Mahna’nın ve Lazkiye’deki Alevi İslami Konseyi Başkanı Şeyh Ahmed Habib’in tutuklanmaları izledi. Bu ihlaller, önde gelen Alevi din liderlerini hedef alan kampanyanın tekrarlanan örnekleriydi.
- 6 Ocak’ta HTŞ güçleri, Tartus kenti, Baniyas şehri ve Safita kırsalında geniş çaplı bir operasyon başlattı. Sindirme kampanyası, 26 Aralık’ta gerçekleşen barışçıl gösterilerin katılımcılarını hedef aldı. Kampanya sırasında, onlarca sivil “eski rejim kalıntılarını yargılama” bahanesiyle tutuklandı. Tutuklanan siviller arasında dini liderler de vardı ve bu durum sakinler arasında panik ve endişe yaratma amacı güdüyordu. Alevi topluluğunun endişeleri, yoğun asker konuşlandırması ve keyfi tutuklamalar için kurulan kontrol noktalarıyla daha da arttı.

Lazkiye'de Alevilere yönelik pogrom sürüyor
Hristiyanlara ve Dürzilere yönelik şiddet
- 5 Ocak 2026’da HTŞ güçleri, Hristiyanlar ve Dürzilerin yaşadığı Rif Dımaşk vilayetinin Katana bölgesinde duvarlara yazı yazan silahlı çeteleri korudu. Graffitide sakinlere karşı tehdit ve şiddet çağrısı yapan sloganlar yer alıyordu; “Rejimin kalıntılarına son” ve “Sıra sana geliyor, kalıntı.”
- 6 Ocak’ta HTŞ güçleri Halep’teki Kürt mahallelerine saldırdı ve Süryani Hristiyan nüfusu evlerini terk etmek zorunda bıraktı; evlerini askeri üs olarak kullanmaya başladı. Yerel kilise, İhtiyaçlı Kilise’ye Yardım (ACN) ile iş birliği içinde, şiddetten etkilenen insanlar için dua çağrısı yaptı.

Suriyeli Aleviler ve Dürzilerden Şeyh Maksud ve Eşrefiye saldırılarına tepki
Kürtlere karşı şiddet
- 6 Ocak 2025’ten itibaren HTŞ rejimi Halep kentinde Kürt nüfusun yoğun yaşadığı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine askeri saldırı başlattı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) göre, HTŞ güçleri evlerindeki sivil nüfusu bombalamak için ağır silahlar ve roketatar kullanıyor. Sonuç olarak, en az 10 sivil öldürüldü; bunların arasında iki kadın ve bir çocuk var. Ayrıca, kadınlar ve çocuklar dahil en az 60 sivil ağır yaralandı.

SOHR: Halep’teki Kürt mahallelerinde ağır hak ihlalleri yaşanıyor
“HTŞ rejimi durdurulmalı”
Suriye İnsan Hakları Topluluğu, Birleşmiş Milletler’e, bölge ülkelerine, batılı ülkelere ve batı medyasına seslenerek, “Suriye’de insan haklarını ve adaleti savunmak için” şu taleplerde bulundu:
- HTŞ rejimi, Halep’te Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşayan Kürtlere yönelik bombalama ve etnik temizlik operasyonlarını derhal durdurmalıdır.
- HTŞ rejimi, Alevi halkına ve liderlerine yönelik sindirme kampanyalarını, yasa dışı tutuklamalar, kaçırmalar, şeytanlaştırma ve mülkiyetten mahrum bırakma dahil olmak üzere, derhal durdurmalıdır.
- HTŞ rejimi, Hristiyan ve Dürzi topluluklarını yok etmeye yönelik şeytanlaştırma kampanyalarını derhal durdurmalıdır.
- Birleşmiş Milletler’den şu acil adımları atmasını talep ediyoruz: (i) Halep, Süveyda, Humus ve sahil bölgesine bağımsız bir bilgi toplama misyonunun gönderilmesi; (ii) tüm azınlıklara karşı rejim tarafından düzenlenen ve rejim tarafından manipüle edilen saldırılar hakkında tam bir rapor yayımlanması ve (iii) etnik /dini temizlik riskiyle karşı karşıya olan tüm Suriyeli azınlıklara doğrudan yardım sağlayacak bir insani yardım koridorunun kurulması.
- Batılı ülkelerin ve bölgedeki diğer ülkelerin dışişleri bakanlıkları, HTŞ rejiminin tüm azınlıklara yönelik saldırılarını kınamalı ve şiddeti meşrulaştıran bahaneler arkasına saklanmak yerine, rejimi ihlal faillerini isimlendirip yargılamaya çağırmalıdır.
- Batı medyası, devam eden etnik/dini temizliği Esad rejiminin mirasıyla ilişkilendirmeye son vermelidir. Bu tür kafa karıştırma, HTŞ rejiminin Orta Doğu’da yeni bir diktatörlük kurma çabasını meşrulaştırmaya hizmet etmektedir. Tüm imkâna sahip medya kuruluşlarını, Suriye’deki Aleviler, Kürtler, Dürziler ve Hristiyanların karşı karşıya olduğu tehditle ilgili kanıt toplamak ve rapor etmek üzere kalıcı muhabirler göndermeye çağırıyoruz.
(VC)



