Human Rights Watch (HRW), Suriye’de Esad rejiminin ardından başlayan gelişmelerle birlikte yaşanan hak ihlallerinin bilançosunu hazırladığı yıllık rapor ile açıkladı.

Diplomasinin ve çatışmaların kesişim noktası: İnsani yardımlar
Alevi ve Dürzi siviller hedef alındı
Raporda, özellikle Alevi ve Dürzi sivillere yönelik düzenlenen saldırılarda en az bin 400 kişinin hayatını kaybettiği ve demokratik denetim mekanizmalarının zayıflatıldığı vurgulandı.
Aralık 2024’te Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) öncülüğündeki grupların yönetimi ele geçirmesinin ardından, Mart 2025’te Ahmed eş-Şara liderliğinde geçiş hükümeti kuruldu.
Ancak HRW, bu hükümetin yayınladığı anayasal deklerasyonun yargı ve yasama üzerindeki kontrolü artırdığını, bunun da demokratik mekanizmaları felç ettiğini belirtti.
Raporda, geçiş döneminin en kanlı olaylarının 2025 yılının Mart ve Temmuz aylarında yaşandığı kaydedildi.
Lazkiye, Tartus, Hama ve Süveyda’da Alevi ve Dürzi siviller hedef alındı.
HRW, bu saldırılarda en az 1400 sivilin öldürüldüğünü, toplu mezarların bulunduğunu ve köylerin yakıldığını belgeledi.
Birleşmiş Milletler (BM) bu olayların "savaş suçu" teşkil edebileceği uyarısında bulundu.

KÜRT KIZILAYI VE ROJAVALI YÖNETİCİ BİANET’E KONUŞTU
“Rojava’da insani kriz derinleşiyor”
"Kobani’de bir aile yok oldu"
Rojava’da hak ihlalleri de raporda geniş yer buldu.
Keyfi tutuklamalar, kötü muamele ve sivillerin mülklerine el konulması olaylarının sürdüğü belirtilirken, 16 Mart 2025’te Kobani’de yaşanan trajedi rapora şu şekilde yansıdı: “Bir çiftliğe düzenlenen drone saldırısında 7’si çocuk toplam 10 kişilik bir Kürt aile tamamen yok oldu.”
Raporda, “Türk ordusu, Suriye’nin kuzeyindeki geniş bölgeleri fiilen işgal etmeye ve kontrol etmeye devam etti. Ayrıca, artık yeni Suriye ordusuna dahil olan Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) bazı fraksiyonlarına maaş ödemelerine de devam ediyor” denildi.
İsrail’in 277 hava saldırısı
İsrail’in Golan Tepeleri çevresindeki askeri hareketliliği de raporun önemli başlıklarından biri oldu.
Aralık 2024 - Eylül 2025 döneminde İsrail’in Suriye’deki askeri altyapıya yönelik tam 277 hava saldırısı düzenlediği, bu operasyonlar sırasında ev yıkımları ve zorla yerinden etmelerin yaşandığı ifade edildi.

"Suriye hükümet güçleri Kürt kadın savaşçılar için varoluşsal bir tehdit"
İnsani facia: Halkın yüzde 90'ı yoksulluk sınırının altında
HRW verilerine göre; siyasi kaosa derin bir ekonomik kriz eşlik ediyor ve Suriye halkının yüzde 90’ından fazlası yoksulluk sınırının altında yaşıyor.
Ayrıca 16,5 milyon kişi acil insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Gıda fiyatlarındaki artış ve yakıt kıtlığı, temel yaşam haklarını tehdit eder boyuta ulaştı.
Göçmenlerin geleceği belirsiz
Esad sonrası yaklaşık 581 bin kişi ülkeye geri dönse de, 4,5 milyondan fazla Suriyeli hâlâ komşu ülkelerde sığınmacı olarak yaşıyor.
Ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin sayısı ise 7 milyonu aşmış durumda.
Raporda, Türkiye, Lübnan ve ABD’nin sınır dışı politikalarının sığınmacılar üzerinde büyük bir baskı ve belirsizlik yarattığına dikkat çekildi.

"Kerbela'da Yezit neyse, Suriye'de halklara saldıran cihatçı yapılar odur"
"Hesap verebilirlik şart"
HRW Orta Doğu Direktör Vekili Adam Coogle, Suriye makamlarına çağrıda bulunarak, "Suriye'yi haklara saygılı yeni bir döneme taşımak için, Aralık 2024 öncesi ve sonrasındaki tüm suistimallerden tarafsız bir şekilde hesap sorulmalıdır" dedi.
Raporda, kalıcı barışın ancak mağdurların sürece dahil edildiği kapsamlı bir adalet sistemiyle sağlanabileceği vurgulandı.
(NÖ)

