İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch - HRW), 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) 31. İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde hükümetlere çağrıda bulundu.

İSKİ Genel Müdürü Başa: İstanbul'un suyu bugün yeterli, yarın için risk büyüyor
Örgüt, 4 Kasım'da yayımladığı açıklamada, iklim krizi nedeniyle yerlerinden edilen toplulukların haklarının korunmasını, iklim finansmanının artırılmasını ve sivil toplum örgütlerinin konferansa özgürce katılabilmesini istedi.
Türkiye ile Avustralya'nın ortak başkanlığında düzenlenecek konferans öncesinde Türkiye'deki ifade, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüklerine yönelik kısıtlamalara dikkat çeken HRW, çevre savunucularının ve gazetecilerin güvenli katılımının sağlanması gerektiğini belirtti.

"İklim kriziyle birlikte İstanbul'da sel riski büyüyor"
“İklim krizinden etkilenenler dışlanıyor”
HRW'nin açıklamasına göre, dünya genelinde yaklaşık 3,5 milyar insan iklim değişikliğinin etkilerine yoğun biçimde maruz kalan bölgelerde yaşıyor.
Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) değerlendirmelerine işaret eden HRW, sera gazı emisyonları hızla azaltılsa bile sıcaklık artışının bir süre daha devam edeceğini hatırlattı.
Deniz seviyesinin yükselmesi, aşırı hava olayları ve kıyı erozyonu nedeniyle çok sayıda topluluğun yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kaldığını belirten HRW, iklim değişikliğinin özellikle yerli halkları orantısız biçimde etkilediğini vurguladı.
HRW Çevre Direktör Yardımcısı Maria Laura Canineu, iklim krizinin etkileri nedeniyle toplulukların yerlerinden edildiğini ancak bu toplulukların geleceklerini belirleyen kararlara yeterince katılamadığını söyledi.
Canineu, Antalya'daki müzakerelerde iklim krizinden doğrudan etkilenen toplulukların ihtiyaçlarının önceliklendirilmesi gerektiğini belirtti.

COP31’e günler kala Antalya’da ev baskınları: 3 gözaltı
Yerinden edilen topluluklara finansman çağrısı
HRW, Panama, Senegal, Filipinler ve Solomon Adaları'nda bazı toplulukların yükselen deniz seviyesi ve diğer iklim etkileri nedeniyle planlı biçimde daha güvenli bölgelere taşındığını hatırlattı.
Ancak örgüte göre, yerinden edilen toplulukların haklarını koruyan ulusal politikalara sahip ülke sayısı sınırlı. Uluslararası iklim finansmanı da bu topluluklara çoğu zaman doğrudan ulaşmıyor.
HRW, hükümetlerden ve uluslararası finans kuruluşlarından iklim değişikliğine uyum için ayrılan kaynakların artırılmasını istedi.
Örgüt, yer değiştirme kararlarının son çare olarak değerlendirilmesi, toplulukların özgür ve bilgilendirilmiş rızalarının alınması, barınma, sağlık, eğitim, gıda ve geçim kaynaklarına erişimlerinin güvence altına alınması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, yerli halkların kendi geleceklerine ilişkin kararlara katılımının ve kültürel haklarının korunmasının önemine de dikkat çekildi.
“Türkiye çevre savunucularını hedef aldı”
HRW, Türkiye'de hükümeti eleştirenlerin, gazetecilerin ve çevre savunucularının karşı karşıya kaldığı yargısal ve idari baskıların, bağımsız sivil toplumun konferansa güvenli katılımı konusunda kaygı yarattığını belirtti.
HRW Avrupa ve Orta Asya Araştırma Görevlisi Deniz Bayram, Türkiye'de çevresel zararlara karşı mücadele eden yurttaşların hedef alındığını söyledi.
Bayram, “Çevrenin korunması gereğini görmezden gelen Türkiye hükümeti, yaşadıkları yerlerde çevreye verilen zarara karşı seslerini yükselten yöre halkından insanları hedef aldı” dedi.
COP31'e katılacak devletlere çağrıda bulunan Bayram, Türkiye'deki çevre savunucularına yönelik baskılara karşı çıkılmasını ve sivil toplumun iklim müzakerelerine katılımının güvence altına alınmasını istedi.
“Sivil toplumun katılımı güvence altına alınmalı”
HRW, önceki BM iklim konferanslarında sivil toplum temsilcilerinin kayıt engelleri, gözetim ve gözaltılarla karşı karşıya kaldığını hatırlattı.
Örgüt, Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme uyarınca, konferans alanının içinde ve dışında ifade, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüklerinin korunması gerektiğini vurguladı.
HRW, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası ve konferansa katılacak hükümetlerden, Türkiye makamlarına bu hakların güvence altına alınması için açık çağrıda bulunmalarını istedi.
Türkiye ve Avustralya'nın politikalarına eleştiri
HRW, küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceyle sınırlandırılması hedefinin yeni petrol, doğal gaz ve kömür projeleriyle bağdaşmadığını belirtti.
Buna karşın Türkiye ve Avustralya'nın COP31 ortak başkanlığı kapsamında ülkelere fosil yakıtlardan uzaklaşma çağrısı yapmadığına dikkat çekti.
Türkiye'de çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) kararlarının mahkemeler tarafından iptal edilmesine rağmen kömürlü termik santral genişletme planlarının sürdürüldüğünü belirten HRW, Avustralya'nın da kömür projelerini genişletmeye devam ettiğini ifade etti.
HRW, kömür kullanımından kaynaklanan hava kirliliğinin özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişilerin sağlığı açısından ciddi riskler yarattığını vurguladı.
COP31'de yerinden edilme gündeme gelecek
HRW, COP31 kapsamında iklim değişikliği nedeniyle yerinden edilmek zorunda kalan toplulukların deneyimlerini anlatan “Solwata” adlı 25 dakikalık karma gerçeklik belgeselini de sunacak.
Oyuncu ve insan hakları savunucusu Mark Ruffalo'nun anlatıcılığını ve yürütücü yapımcılığını üstlendiği belgesel, Solomon Adaları'ndaki Walande topluluğunun yaşadıklarını konu alıyor.
Yükselen deniz seviyesi ve kıyı erozyonu nedeniyle yaşadıkları adayı terk etmeyi planlamak zorunda kalan topluluğun hikâyesi, iklim krizinin barınma ve yaşam hakkı üzerindeki etkilerini ele alıyor.
Ne olmuştu?
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP), ülkelerin sera gazı emisyonlarının azaltılması, iklim değişikliğine uyum ve iklim finansmanı konularında müzakereler yürüttüğü yıllık toplantı.
Paris İklim Anlaşması kapsamında ülkeler, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme kıyasla 2 derecenin oldukça altında tutmayı ve 1,5 dereceyle sınırlandırmak için çaba göstermeyi kabul etti.
Ancak iklim değişikliğinin etkileri, özellikle düşük gelirli ülkelerde ve kıyı bölgelerinde yaşayan topluluklar için yerinden edilme, geçim kaynaklarının kaybı ve temel hizmetlere erişim sorunlarını ağırlaştırıyor.
9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31, Türkiye ile Avustralya'nın ortak başkanlığında gerçekleştirilecek.
HRW, konferans öncesinde yayımladığı açıklamayla hem iklim krizinden etkilenen toplulukların haklarının korunmasını hem de Türkiye'deki sivil toplumun müzakerelere özgürce katılabilmesini gündeme taşıdı.
(FY)








