Hayvan Yaşam Özgürlük inisiyatifi: “Kedilerden elinizi çekin”
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yaşayan üç yaşındaki bir çocukta kuduz tespit edilmesinin ardından sokakta yaşayan kediler yeniden hedef haline geldi.
Diyarbakır Valiliği’nin kamuoyuna yansıyan açıklamasına göre çocuk yaklaşık dört ay önce bir kedi tarafından tırmalandı, 10 Ağustos’ta rahatsızlanarak hastaneye başvurdu. Alınan numunelerde 13 Ağustos itibarıyla kuduz pozitifliği tespit edildi. Bölgede filyasyon ve temaslı taramasının yanı sıra kuduz profilaksisi uygulanmaya başlandı; belediyeler de “sahipsiz hayvanlara yönelik çalışmalar” için bilgilendirildi.
Ancak Valilik açıklamasında, çocukla temas ettiği belirtilen kedinin bulunup bulunmadığı ya da hayvanda laboratuvar testiyle kuduz tespit edilip edilmediğine ilişkin bir bilgi yer almadı. Vakanın ardından bazı haberlerde ve sosyal medya paylaşımlarında sokakta yaşayan kedilerin toplanması yönündeki çağrıların artması hayvan hakları savunucularının tepkisine neden oldu.
“Kıyamet günü sorulacak: Öldürülmemesi gerektiği halde köpekleri niye öldürdün?”
“Bir hayvan türünü ortadan kaldırmak kuduzla mücadele değildir”
Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi, “Kedilerden elinizi çekin” başlığıyla yaptığı açıklamada, ayrıntıları henüz açıklığa kavuşmamış tek bir vaka üzerinden sokakta yaşayan kedilerin toplatılmasını isteyen kampanyalar başlatılmasına karşı çıktı.
İnisiyatif, kuduz görülmesi halinde halk sağlığı önlemlerinin alınması gerektiğini ancak bu önlemlerin bir hayvan türünü ortadan kaldırmaya dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamada yetkililere, “Bugüne kadar niye aşılama yapılmamıştır? Asıl sorulması gereken soru budur” diye seslenildi; kuduz ya da başka salgın hastalıkların görüldüğü bölgelerde karantina, aşılama ve epidemiyolojik takibin esas alınması gerektiği belirtildi.
İnisiyatif ayrıca evcil hayvanların denetimsiz üretimi ve ticaretine ilişkin politikaları da eleştirerek, hayvanların yaşam alanlarından topluca uzaklaştırılmasının bir halk sağlığı politikası olarak sunulmasına itiraz etti.
YTÜ Davutpaşa Kampüsü’ndeki 128 köpek için öğrenciler nöbette
Sokaktaki hayvanların yüzde 97’si toplandı
Tartışma, sokakta yaşayan köpeklere yönelik toplama uygulamalarının büyük ölçüde tamamlandığının açıklanmasından günler sonra başladı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 13 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Türkiye genelinde “sokak hayvanlarının yüzde 97’sinin” toplandığını söyledi. Çiftçi, daha önce yıl sonu olarak belirlenen hedefi öne çektiklerini ve ekim ayı sonuna kadar bütün sahipsiz hayvanların barınaklara ya da “doğal yaşam alanlarına” alınmasını hedeflediklerini açıkladı.
Hayvan hakları savunucuları ise 2024’te kabul edilen ve kamuoyunda “katliam yasası” olarak adlandırdıkları 7527 sayılı düzenlemenin iptal edilmesini talep ediyor. Kanun, rehabilite edilen sahipsiz köpeklerin sahiplendirilinceye kadar bakımevlerinde tutulmasını öngörüyor ve belediyelere hayvanları toplama konusunda yükümlülük getiriyor.
Anayasa Mahkemesi, düzenlemenin bazı maddelerine yönelik iptal istemini Mayıs 2025’te reddetti.
15 belediye, Hacettepe Üniversitesi’ndeki çipli köpekleri topladı
Dünya Sağlık Örgütü: Kitlesel itlaf kuduzla mücadelede etkili değil
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kuduzla mücadelede hayvan popülasyonlarının kitlesel biçimde ortadan kaldırılmasının etkili bir yöntem olmadığına dikkat çekiyor.
DSÖ’ye göre köpeklerin yalnızca öldürülmesi ya da popülasyonun azaltılması, kuduzun yayılmasını önlediğine dair bilimsel kanıta sahip değil. Örgüt, riskli bölgelerde köpeklerin en az yüzde 70’inin aşılanmasını insanlardaki kuduz ölümlerini önlemenin en etkili yollarından biri olarak tanımlıyor.
Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü de kitlesel öldürmenin etkisiz, hatta bazı durumlarda ters etki yaratabilecek bir yöntem olduğunu; kuduz kontrolünde aşılama, veteriner hizmetlerine erişim, sürveyans ve sürdürülebilir popülasyon yönetiminin birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.
(NÖ)