Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi "Hayata Dönüş" operasyonuna ilişkin 17 Kasım'da verdiği zamanaşımı kararının gerekçesini yazdı.
Bayrampaşa Cezaevine 19 Aralık 2000’de düzenlenen "Hayata Dönüş" operasyonunun karar duruşmasında mahkeme davayı zamanaşımından düşürmüştü. Sanıklar hakkında ceza talebinde bulunan savcı ise kararı, hemen ertesi gün (18 Kasım) istinafa taşımıştı. Dava avukatları da zamanaşımı kararına itiraz etmek için gerekçeli kararı bekliyordu.

Savcı, "Hayata Dönüş" davasında zamanaşımı kararını istinafa taşıdı
Mahkeme, kararın gerekçesini bugün UYAP'a işledi. Toplam 84 sayfalık kararın 23 sayfası sanıkların kimlik bilgisi, bir kısmı karar özeti, yarısından fazlası ise sanık savunmaları, müşteki, katılan ve tanık beyanları yer aldı. Gerekçeli karar ise bir buçuk sayfadan oluşuyor.
Ölüm oruçları 'gerekçe' olabilir mi?
Gerekçeli kararın 'değerlendirme ve kabul' bölümünde yer alan olay özetinde mahkeme, F Tipi cezaevlerine karşı başlatılan açlık grevlerini hatırlatarak operasyonun, "TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyeleri, bazı milletvekilleri, çeşitli sivil toplum örgütü mensupları, baro temsilcileri, çeşitli gazeteci ve yazarların tutuklu ve hükümlülerin kaldıkları koğuşlara girilerek açlık grevleri ve ölüm orucu eylemlerinden vazgeçmeleri hususunda görüşmeler yapıldığı, ancak tutuklu ve hükümlülerin eylemlerinde ısrarcı olmaları üzerine kurum müdürlüğünün talebi ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın uygun görüşü ile İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığı'nın yönetiminde eylemlere müdahale gerçekleştirildiğini" belirtti.
Mahkeme, operasyona gerekçe olarak devam eden eylemleri gösterse de dosyada bulunan harekat planlarının oluşturulduğu tarihte herhangi bir "açlık grevi" ya da "ölüm orucu" eyleminin olmadığı dosyada da yer alıyor. Üstelik operasyona eylemlerden neredeyse bir yıl önce hazırlanıldığını dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan ve Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanı Ali Aydın başta olmak üzere diğer tanıklar da doğruluyor.
"Bütün harekat planları dosyada"
Davanın avukatlarından Güçlü Sevimli, gerekçede bu ifadelerin yer almasını eleştirerek 'son derece yanlış ve taraflı bir bakışı' ortaya koyduğunu vurguladı:
"15 yıllık yargılama sürecinde dosyaya, Bayrampaşa Cezaevi operasyonu ile ilgili başta 'tufan harekat planı' olmak üzere, bütün harekat planları geldi. Operasyonlardan aylar öncesinde daha F tipi cezaevleriyle ilgili sevkler gündeme gelmeden önce ve hiçbir şekilde ölüm oruçları yokken operasyon yapabilmek için cezaevlerini gezmişler. Dosyada gezi raporu diye bir belge var. Bu belgeye göre Eylül 2000'de ölüm oruçları yokken 9 cezaevini gezmişler, bir istihbarat çıkarmışlar ve nasıl operasyon yapabileceklerine dair bir rapor hazırlanmış. Bu rapor dosyaya geldi. Tüm bunlara bakıldığında mahkemenin bu operasyonun ölüm oruçlarını bitirmek amacıyla yapıldığını gerekçesine yazması hakikaten kabul edilemez. Bunu hukuken ve mantıken anlayabilmek mümkün değil."
"Bir buçuk sayfa, tek gerekçe"
Mahkeme hüküm kısmında ise zamanaşımı kararını tek bir gerekçeye dayandırdı. Buna göre, 'aynı tarihte ve aynı nitelikte' değerlendirilen Ümraniye Cezaevi operasyonu davasında verilen kararın, Bayrampaşa operasyonu kapsamında yargılanan sanıkların eylemleri için 'en lehine hükümler içerdiği' belirtildi.
Mahkeme gerekçede her iki operasyonun da "Hayata Dönüş" kapsamında gerçekleşmesi nedeniyle benzer olaylar olarak nitelendiriyor. 'Ümraniye' davasının zamanaşımına uğratılması nedeniyle Bayrampaşa davasını da aynı gerekçeyle düşürüyor.
Gerekçe
"Ümraniye Cezaevinde meydana gelen olaylar nedeniyle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/175 Esas - 2019/393 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda sanıklar hakkındaki beraat kararlarının Yargıtay temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 12/02/2024 tarihli 2023/2823 - 2024/888 Karar sayılı ilamı ile sanıkların faili belli olmayacak şekilde kasten öldürme suçlarından kurulan hükümler yönünden beraat kararlarının bozularak 765 Sayılı TCK 102/2 ve 104. Maddeleri uyarınca dava zaman aşımı nedeniyle oy birliğiyle ayrı ayrı düşmesine şeklinde karar verilmiş olduğu da bütünüyle değerlendirildiğinde aynı tarihte aynı nitelikteki operasyon kapsamında aynı suçlamalarla mahkememiz nezdinde Bayrampaşa Kapalı Ceza İnfaz Kurumundaki olaylar nedeniyle sanıklar hakkında açılan kamu davasında sanıkların eylemleri için suç tarihinde yürürlükte olan ve sanıkların en lehine hükümler içerdiği anlaşılan 765 Sayılı TCK 64/1 ve 49/1. maddeleri delaletiyle 765 Sayılı TCK 448/1. Fıkrası ile 463. Maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre yine 765 Sayılı TCK'nun 102/2 ve 104. Maddeleri uyarınca 22 Yıl 6 Ay'lık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihi olan 19/12/2000 tarihinden itibaren geçen zaman içinde 19/06/2023 tarihi itibariyle olağanüstü dava zaman aşımı süresinin dolmuş olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varıldığından tüm sanıklar hakkındaki kamu davalarının 765 Sayılı TCK 102/2 ve 104. Maddeleri ve CMK 223/8. Maddeleri uyarınca AYRI AYRI DÜŞMESİNE"
"Bu gerekçesiz bir karardır"
Kararı 'gerekçesiz bir karar' olarak değerlendiren avukat Sevimli, şu değerlendirmeyi yapıyor:
"Hatalı ve hukuka aykırıdır. Mahkemeler başkaca mahkemelerin kararlarını elbette kendi kararlarında kullanabilirler. Bu kararlara atıfta bulunabilirler. Ancak atıfta bulundukları karar tek bir gerekçe olamaz. Bir içtihat haline gelmiş bir karar olması gerekir ki gerekçesi buna dayanabilsin. Burada dayandırdığı gerekçe her ikisinin de aynı tarihte aynı operasyonunun bir parçası olması. Bu bir kere teknik olarak da hatalı. Benzer bir olayda zamanaşımı kararı verildi diye siz de aynı kararı veremezsiniz. Çünkü oradaki sanıklar farklı, müştekiler farklı, olayın cereyan etme şekli farklı. Bu sebeple mahkemelerin kendi dosyalarının delillerine göre karar vermeleri gerekir.
"İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç"
"Bu dava kapsamında zamanaşımı söz konusu değil kanaatimizce. Bu konularla ilgili verilmiş olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları mevcut. Bu katliam çok net bir şekilde insanlığa karşı suç kategorisine giriyor. Bu sebeple de zaman aşımında söz konusu olmaması gerekir. Mahkeme bunların hiçbirini tartışmamış. Kendi dosyasının sanıklarının durumuna da hiç değinmeden bu kararı vermiştir."
Süreç nasıl devam edecek?
Mahkemenin zamanaşımı kararını, sanıklar hakkında ceza da talep eden savcı bizzat kendisi İstinaf Mahkemesi'ne taşıdı. Gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmesiyle beraber avukatları da istinafa dilekçe sunacak.
İstinaf Mahkemesi bu kararı ya aynen onayacak ya da bozarak geri gönderecek. Kararın istinafta onanması halinde dava Yargıtay'a taşınacak.
(AB)







