Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin haftalık Meclis Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirme yaptı.

"Çerçeve Yasa"nın uygulanması beklenirken süren "infaz yakma"lara Sincan'da protesto
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında somut adımlar atılması talebiyle Ankara’ya gelen Barış Anneleri’nin de katıldığı toplantıda Hatimoğulları; barış süreci, siyasi mahpuslar, kayyım politikaları, fon soruşturması ve 2027 bütçesine ilişkin konuştu.
Konuşmasına Barış Anneleri’ni selamlayarak başlayan Hatimoğulları, annelerin 40 yılı aşkın süredir yaşadıkları acılara rağmen barış mücadelesinden vazgeçmediğini söyledi. Annelerin barışın sembolü haline geldiğini belirten Hatimoğulları, “İnşallah bu dönem de barışın kurucusu olacaksınız” dedi.
“Siyasi darbenin üzerinden 10 yıl geçti”
4 Kasım 2016’da HDP’ye yönelik operasyonların 10’uncu yılına dikkat çeken Hatimoğulları, dönemin eş genel başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasetçinin gözaltına alınıp tutuklandığını hatırlattı.
Kobanê Davası’nda tutuklulukların sürmesine tepki gösteren Hatimoğulları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasını istedi. Davayı “siyasi intikam” olarak nitelendiren Hatimoğulları, “Bu davada adalet, siyasi hesaplara rehin edilmeye devam ediyor” diye konuştu.
Kayyım uygulamalarının Van’dan İstanbul’a yayıldığını söyleyen Hatimoğulları, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğunu da eleştirdi. “Siyasetçinin yeri mahkeme salonları değil, halkın yanıdır” diyen Hatimoğulları, seçilmiş siyasetçilerin görevden alınarak yerlerine kayyım atanmasının halk iradesine müdahale olduğunu belirtti.
Hatimoğulları, 4 Kasım dolayısıyla Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ı cezaevlerinde ziyaret edeceklerini de açıkladı.
“Fon vurgunu bu ülkenin ekonomi Susurluk’udur”
Susurluk kazasının 30’uncu yılında devlet, mafya ve siyaset ilişkilerine değinen Hatimoğulları, gündemdeki fon soruşturmasını da eleştirdi.
“30 yıl içinde araba değişti ama zihniyet değişmedi” diyen Hatimoğulları, “Dev fon vurgunu bu ülkenin ekonomi Susurluk’udur. Hesap sorulmadan, sorumlular ortaya çıkarılmadan bunun kapanmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“MESEM’ler kapatılmalı”
Çocuk işçiliğine ve iş cinayetlerine dikkat çeken Hatimoğulları, bu yılın ilk dokuz ayında en az 66 çocuk işçinin çalışırken hayatını kaybettiğini söyledi. Antep’te MESEM kapsamında inşaatta çalışırken altıncı kattan düşerek hayatını kaybeden 11’inci sınıf öğrencisi Halil İbrahim Yağız’ı hatırlatan Hatimoğulları, çocukların gerekli iş güvenliği önlemleri alınmadan çalıştırılmasına tepki gösterdi.
Hatimoğulları, “Devlet, çocukları çalıştırdığı gibi korumuyor da” dedi. MESEM’lerin kapatılması ve staj ile çıraklık sürelerinin sigorta başlangıcı sayılması çağrısı yaptı.
“Emekliye, işçiye kaynak yok diyorlar, yalan”
2027 bütçesini de eleştiren Hatimoğulları, garantili ödemelere yüz milyarlarca lira, faizlere ise 4 trilyon lira ayrılmasına karşın emekliler ve emekçiler için kaynak bulunmadığının söylendiğini belirtti.
“Biz işe, aşa, ekmeğe bütçe ayırın diyoruz. İktidar hâlâ silaha pay ayırıyor” diyen Hatimoğulları, bütçenin kadın yoksulluğu, istihdam, emekliler ve yoksulların ihtiyaçları gözetilerek hazırlanmasını istedi.
Türkiye’nin bölgesel savaşların parçası olmaması gerektiğini de söyleyen Hatimoğulları, çözümün askeri ittifaklarda değil, halklar arasında eşitlik, demokrasi ve barışın güçlendirilmesinde olduğunu vurguladı.
“Barış Anneleri’nin sözünü duyun”
Barış Anneleri’nin taleplerini aktaran Hatimoğulları; barışın önündeki engellerin kaldırılmasını, tecridin sona ermesini ve siyasi mahpusların serbest bırakılmasını istedi. Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması çağrısını da yineledi.
Barış sürecinde somut adımların geciktirilmemesi gerektiğini belirten Hatimoğulları, PKK’nin fesih ve silah bırakma yönünde attığı adımları hatırlatarak devletin de sorumluluklarını yerine getirmesini istedi.
“Bir taraf adım attı ve sözünü tuttu. Şimdi sözünü tutma sırası devlet ve iktidardadır” diyen Hatimoğulları, çerçeve yasanın zaman kaybetmeden uygulanmasını, Meclis’te izleme kurulu kurulmasını ve demokratikleşme yasaları için çalışmalara başlanmasını talep etti.
Hatimoğulları, sürecin ilerlemesi için Öcalan’ın özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanması gerektiğini de söyledi.
Konuşmasının sonunda barışın kendiliğinden gelmeyeceğini vurgulayan Hatimoğulları, “Barışı biz mücadeleyle kazanacağız, mücadeleyle inşa edeceğiz” dedi. Her kesimin barış için sorumluluk alması gerektiğini belirten Hatimoğulları, “Zaman bekleme zamanı değil, barış için her zamankinden daha çok çalışma zamanı” dedi.
(EMK)









