Adalet Bakanı Yılmaz Tunç 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında yargılamalara ilişkin basın açıklaması yaptı. Tunç, depreme ilişkin ceza yargılamaları kapsamında bugüne kadar 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldığını, 202 kişi hakkında 1 yıl ile 21 yıl aralığında değişen süreli hapis cezaları verildiğini belirtti.
Tunç “Halihazırda 142'si tutuklu, 59'u hükümözlü olmak üzere toplam 201 kişi ceza infaz kurumlarındadır. 949 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Soruşturma aşamasında 949, kovuşturma aşamasında ise 2 bin 673 kişi hakkında süreç devam etmektedir" dedi.

6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN ÜÇÜNCÜ YILI
Depremde yıkılan Antakya Ortodoks Kilisesi’nde anma ayini
Hatay, yıkımın ağır yaşandığı illerin başında geldi, 24 bin kişi hayatını kaybetti; resmi verilere göre yaklaşık 14 bin bina yıkıldı, toplamda 90 bine yakın bina da kullanılamaz hale geldi.
Tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay’ın Silivri Cezaevi’nde yazdığı Hatay Deprem Raporu’na göre devam etmekte olan davaları ve süreçleri derledik. Raporda ayrıca konteyner kentler, eğitim, sağlık, ekoloji alanında da gözlemler ve raporlar yer alıyor.
Rapora göre öne çıkan davalar ve gelişen süreçler şöyle;
Rönesans rezidans davası
Rönesans Rezidans, Antakya ilçesine bağlı Ekinci mahallesinde yer alan ve “lüks rezidans” olarak tanıtılmış bir siteydi. Depremlerde bina çökmüş ve ilk dönemde 800 civarı kişinin mahsur kaldığı iddia edilmişti. Resmi açıklamalar ise 269 kişinin hayatını kaybettiğini ve pek çok kişinin kayıp-ulaşılamayan olarak bildirildiğini kaydetti; hala yakınlarına ulaşamayan pek çok aile mevcut.
İçlerinde binanın müteahhiti Mehmet Yaşar Coşkun ve yapı denetim şirketi yetkililerinin de bulunduğu sekiz sanık hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçlamasıyla dava açıldı. 3 Ekim 2025’te görülen duruşmada dokuz sanık yargılandı, üçü tutuklandı. Mahkeme, sanıkların mevcut durumunun devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Sanık Coşkun en kaliteli malzemeyi kullandığını ve yıkımın depremin ivmesinden kaynaklı olduğunu iddia etse de bilirkişi raporları aksini tespit etti. Ancak bilirkişi bunu doğrulamadı; 2025’te sunulan raporda, binada ciddi yapısal hatalar olduğu ve bu nedenle sanığın asli kusurlu olduğu belirtildi.
Aileler hala soruşturmanın eksik olduğunu, ruhsat ve deneyim veren kamu görevlileri hakkında etkin bir inceleme yapılmadığını belirtti. Hukukçular da benzer şekilde zemin etüdü, statik proje, devlet denetim mekanizmalarının tam olarak incelenmediğini aktardı.

TGC: Depremde yitirdiğimiz meslektaşlarımızı ve yurttaşlarımızı saygıyla anıyoruz
Emlakbank 1. Etap Konutları davası
1978-1983 arasında inşa edilen bu konutların yıkılması sonucu 169 kişi hayatını kaybetti.
Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçlamasıyla 4 sanık hakkında dava açtı.Davada bir sanık tutuklu, biri firari, ikisi tutuksuz yargılanıyor; sanıklar hakkında 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor.
Mahkeme, Kasım 2025’te dosyada uzun süredir somut bir ilerleme sağlanmadığını belirterek yeni bir bilirkişi raporu alınmasına hükmetti. Bu karar doğrultusunda duruşma 13 Mart 2026 tarihine ertelendi. Yapılan son duruşmada tutuksuz sanıkların adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına karar verildi.
İddianamede ise yıkılan binaya ait yapı ruhsatı, statik proje ve zemin etüdü gibi temel belgelerin bulunamadığı belirtiliyor. Yani binanın kurallara uygun yapıldığını gösteren resmi kayıtlar eksik.
Ön bilirkişi raporuna göre ise binada düzgün demir kullanılmamış, kolon ve kirişlerin birleşim yerleri hatalı yapılmış, demirler yeterince bağlanmamış ve güçlendirme yapılmamış. Bu da binada ciddi yapısal hatalar bulunduğunu gösteriyor.
Kule apartmanı davası
Kule Apartmanında 103 kişi yaşamını yitirdi, 4 kişi de yaralandı. Olay sonrası, sorumlu tutuldukları gerekçesiyle 8 sanık hakkında “birden fazla kişinin ölümüne neden olma; bilinçli taksir” iddiasıyla dava açıldı.
Hazırlanan iddianame ve bilirkişi raporuna göre binanın statik proje ve hesap raporu bulunmuyor. Raporda; yapım ve denetim sürecinde asli kusur bulunduğu, belediye ve denetim birimlerinin ise tali kusurlu olduğu belirtildi.
2024’teki ilk duruşmada yalnızca müteahhit tutuklu yargılanıyordu. Mahkeme 7 Ekim 2024’te yeni bilirkişi raporu istemiş ve duruşmayı ertelemişti. Ancak 12 Şubat 2025’te rapor dosyaya girmeden, müteahhit Ömer Cihan “uzun tutukluluk” gerekçesiyle tahliye edildi. Böylece davada tutuklu yargılanan kimse kalmadı.
Dava dosyası, yalnızca müteahhit ve inşaat denetim sorumlularını değil, ruhsat ve denetim sürecinde görev alan kamu yetkililerini de kapsayacak şekilde genişletildi. Antakya Kaymakamlığı, dönemin belediye yetkilileri ile yapı kontrol biriminde görevli 6 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verdi. İddiaya göre, ruhsat ve proje eklerine aykırı imalatlara rağmen yapı için onay verildi.

TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
“6 Şubat depremlerinin 3. yılında dünden daha hazır değiliz”
Cemil Çapar apartmanı davası
Antakya’da yıkılan Cemil Çapar Apartmanı, 51 kişinin hayatını kaybetmesiyle Hatay’da en ağır can kaybı yaşanan binalardan biri oldu.
Yürütülen soruşturmada, binanın ruhsatlandırma, yapım ve denetim aşamalarındaki kusurlar tespit edildi. İhmali olabilecek 7 kamu görevlisi hakkında Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma izni talep edilse de Hatay Valiliği talebi reddetti. Karara yapılan itirazlar karşısında üst yargı organı, kamu görevlileri hakkında yeterli şüphe bulunduğunu belirterek Valilik kararını iptal etti. Böylece 7 kamu görevlisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yolu açıldı.
Başsavcılığın, Yağmur Apartmanı davasındaki suçlamalara benzer şekilde, “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan iddianame hazırlaması bekleniyor.
Yağmur apartmanı davası
Antakya’da yıkılan Yağmur Apartmanı, 26 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan bir apartmandı.
Bu davanın odak noktasında, binanın inşası ve denetimi süreçlerinde sorumluluğu bulunan 10 eski kamu görevlisi bulunmaktadır. Yargılananlar arasında; dönemin belediye başkan yardımcıları Mustafa Sakman ve Ali Kurter, Eski İmar İşleri Müdürü, İmar birimlerinde görevli mimar ve diğer teknik personeller yer aldı.
Hazırlanan iddianamede, bu 10 kamu görevlisi hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan dava açıldı.
Kasım 2025 itibarıyla Yağmur Apartmanı davası Hatay Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürüyor. Dosya, müteahhit ve fenni mesullere ilişkin davayla birleştirilirken, yargılama çok sayıda sanıkla devam ediyor. Kamu görevlileri çoğunlukla tutuksuz yargılanırken, müştekiler duruşmalarda bu sanıkların tutuklu yargılanmasını talep ediyor.

6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN ÜÇÜNCÜ YILINDA EĞİTİM
"Sorun 'imkânsızlık' değil, siyasi irade eksikliği"
Ilgım apartmanı davası
Ilgım Apartmanı’nda 47 kişi yaşamını yitirirken iki kişi yaralı kurtuldu. Müteahhit, yapı denetim firmasının sorumluları ve denetim görevlilerine “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlaması yöneltildi. Temmuz 2025 itibariyle davada tutuklu yargılanan hiçbir sanık bulunmuyor.
Yakınlarını kaybetmiş ailelerin avukatları sanıkların duruşmaya katılması talebini mahkemeye iletse de mahkeme bu talebi reddetti. Aileler, karar karşısında “Yakınlarımızı kaybettik; ancak sanık sandalyeleri boş kaldı, adeta sessizliğe konuşuyoruz” dedi.
Duruşma Şubat 2026’ya ertelendi.
(BHT/NÖ)

