Bir dünya haritasına bakıp Afrika ile Grönland'ı karşılaştırın. Pek çok kişinin zihnine yerleşmiş klasik dikdörtgen dünya haritasında ikisi birbirine yakın büyüklükte görünebilir. Gerçekte ise aralarında uçurum var.
Afrika'nın yüzölçümü 30 milyon kilometrekarenin üzerinde. Grönland'ınki yaklaşık 2,2 milyon kilometrekare. Başka bir ifadeyle Afrika, Grönland'ın yaklaşık 14 katı büyüklüğünde.
Aradaki bu farkın haritada kaybolmasının ve Grönland'ın Afrika kadar gözükmesinin nedeni yüzyıllardır dünya tasvirinin en tanıdık biçimlerinden biri olan Mercator projeksiyonu.
Bu matematiksel sorun, geçen hafta siyasi bir meseleye dönüştü. Batı Afrika ülkesi Togo 4 Eylül’deki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’na bir önerge sundu.
“Correct the Map (Haritayı Düzelt)” başlıklı önergede Togo, Afrika başta olmak üzere kıtaların gerçek boyutlarının daha doğru bir şekilde yansıtıldığı haritaların kullanımın dünya çapında yaygınlaştırılmasını istedi. Önerge 164 kabul oyu aldı.
ABD karara karşı çıkan tek ülke olurken Estonya, Gürcistan, Litvanya, Moldova, Sırbistan ve Ukrayna çekimser kaldı.
Karar, sık kullanılan bazı dünya haritalarındaki alan bozulmalarının Afrika ve Ekvator'a yakın diğer bölgelerin kolektif algıda “sembolik olarak küçültülmesine” katkıda bulunduğunu kabul ediyor.
Hükümetleri, eğitim kurumlarını, uluslararası kuruluşları ve teknoloji şirketlerini, alanların karşılaştırılmasının önemli olduğu durumlarda Equal Earth (Eşit Dünya) başta olmak üzere eş alanlı haritalardan daha fazla yararlanmaya çağırıyor.
Ancak burada önemli bir ayrıntı var: BM, Mercator haritasını yasaklamış değil.
Denizciler için çizilen harita nasıl dünyanın haritası oldu?
Mercator projeksiyonu, Flaman haritacı Gerardus Mercator tarafından 1569'da geliştirildi. Onu döneminin denizcileri açısından olağanüstü kullanışlı yapan özelliği, sabit pusula doğrultularının haritada düz çizgiler halinde gösterilebilmesiydi.
Yani sorun Mercator'un kötü bir harita olması değildi. Tam tersine, belirli bir işi son derece iyi yapan bir haritaydı.
Sorun, aynı projeksiyonun daha sonra dünya üzerindeki ülkelerin ve kıtaların büyüklüklerini karşılaştırmak için kullanılmasıydı.
Dünya kutuplardan basık, ekvatordan şişkin, küreye yakın üç boyutlu bir cisim. Bir portakal kabuğunu yırtmadan masaya dümdüz sermenin mümkün olmaması gibi, dünyanın yüzeyini de iki boyutlu bir haritaya hiçbir şeyi bozmadan aktarmak mümkün değil.
Haritacı bu nedenle bir tercih yapmak zorunda: Alanı mı koruyacak, şekli mi, mesafeyi mi, yoksa yönü mü?
Mercator yön ve açı konusunda çok başarılı. Bunun bedelini ise alanlarda ödüyor. Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe yüzeyler giderek daha fazla büyütülüyor. Bu nedenle Grönland, Kanada, Rusya ve kuzey Avrupa gibi yüksek enlemlerdeki bölgeler olduğundan çok daha büyük görünürken Afrika gibi ekvator çevresindeki kara parçalarının göreli büyüklüğü gözden kayboluyor.
Başka bir ifadeyle Mercator Afrika'yı matematiksel olarak “küçültmüyor”, kuzey ve güneydeki bölgeleri çok daha fazla büyüttüğü için Afrika onların yanında küçük görünüyor.
Bir harita gerçekten önyargılı olabilir mi?
Afrika ülkelerinin itirazı yalnızca matematikle ilgili değil.
“Haritayı Düzelt” kampanyasının arkasındaki Africa No Filter ve Speak Up Africa gibi kuruluşlar, yüzlerce yıldır kullanılan bu görsel orantısızlığın Afrika'nın dünya kamuoyundaki yerini etkilediğini savunuyor.
Onlara göre çocukların Afrika'yı Avrupa veya Kuzey Amerika'nın yanında olduğundan küçük görerek yetişmesi, kıtanın nüfusuna, kaynaklarına ve küresel ağırlığına ilişkin algıları da şekillendiriyor.
Bu yaklaşım önce sivil toplum kampanyası olarak güç kazandı, ardından Afrika Birliği'nin gündemine girdi. Afrika Birliği'nin Şubat 2026'daki 39. Olağan Zirvesi'nde “Afrika Haritasının Düzeltilmesi” girişimi kabul edildi. Birlik, Mercator'un kıtanın gerçek büyüklüğüne ilişkin algıyı etkilediğini belirterek Equal Earth gibi alternatiflerin kullanılmasını ve eğitim materyallerinin buna göre gözden geçirilmesini destekledi.
Togo daha sonra girişimi BM'ye taşıdı.
Tasarıya öncülük eden Togo’nun Dışişleri Bakanı Robert Dussey oylamadan önce yaptığı açıklamada “Adil bir dünya, adil bir haritayla başlar” dedi. Genel Kurul'daki konuşmasında ise tartışmanın Mercator'u mahkum etmek veya bütün dünyaya tek bir harita dayatmak olmadığının özellikle altını çizdi. Dussey'e göre amaç, alan büyüklüğünün önemli olduğu durumlarda kıtaların gerçek oranlarını daha iyi koruyan yöntemlerin kullanılmasıydı.
Equal Earth neyi değiştiriyor?
BM kararında özellikle adı geçen Equal Earth ya da Türkçesiyle Eşit Dünya harita projeksiyonu, sanıldığı gibi yüzyıllardır kullanılan alternatiflerden biri değil. Oldukça yeni.
Bojan Šavrič, Tom Patterson ve Bernhard Jenny haritayı 2018'de geliştirdi. Bilimsel makalesi aynı yıl yayımlandı.
Tasarımcıların amacı, Robinson projeksiyonuna benzeyen ve kıtaların tanınabilir biçimlerini mümkün olduğunca koruyan, ancak aynı zamanda eş alanlı olan bir dünya haritası oluşturmaktı.
Uzmanlara göre Equal Earth, Mercator projeksiyonuna iyi bir alternatif olsa da şekilleri, açıları, yönleri ve mesafeleri bütünüyle korumuyor. Kıtalar özellikle bazı enlemlerde uzuyor veya sıkışıyor. Bu nedenle Equal Earth de “Dünyanın kusursuz iki boyutlu resmi” değil. Böyle bir harita matematiksel olarak zaten mümkün değil.
Kaldı ki Šavrič, Patterson ve Jenny da söz konusu makalelerinde Equal Earth gibi eşit alanlı projeksiyonların, kıtasal şekilleri etkilediği için birçok kuruluşun düşündüğü gibi her derde deva olmadığını belirtiyor.
Geliştiriciler, Equal Earth’ün eşit alanlı bir haritanın kullanılması gereken durumlarda diğer eşit alanlı projeksiyonlara alternatif olarak geliştirildiğini söylüyor.
ABD neden karşı çıktı?
Oylamadaki tek ret oyu ABD'den geldi.
ABD temsilcisi, girişimi basit bir kartografik güncellemeden daha geniş bir “radikal ideolojik projenin” parçası olarak gördüklerini söyledi. Genel Kurul'un barış, refah ve uluslararası ilişkiler gibi sorunlar yerine 16. yüzyıl haritaları ve “bilişsel adalet” gibi kavramlarla meşgul olmasını eleştirdi.
Çekimser ülkelerin bir bölümünün itirazı ise haritanın alan hesabından çok siyasi sınırların gösterimiyle ilgiliydi.
Ukrayna, Equal Earth adı altında internette bulunan bazı siyasi haritalarda Rusya'nın işgali altındaki Ukrayna topraklarının gösteriliş biçimine itiraz etti. Sırbistan da benzer gerekçeyle çekimser kaldığını açıkladı. Avrupa Birliği ise kararı desteklerken kararın egemenlik, sınırlar veya tartışmalı bölgelerin hukuki statüsü konusunda hiçbir anlam taşımadığını özellikle kayda geçirdi.
Türkiye ise oylama öncesinde kararın ortak sunucuları arasına katılan ülkelerden biri oldu.
(HA)

