Türkiye tiyatrosu, 97 yıllık ömrünü sahneye ve sahnenin inceliklerine adamış bir ustayı yitirdi. Haldun Dormen, disiplinli ama otoriter olmayan, zarif ama boyun eğmeyen, gelenekten beslenen ama onu putlaştırmayan bir anlayışın temsilcisiydi. Onun için nezaket, bir suskunluk değil; sahne sanatının ve insan ilişkilerinin temel bir gereğiydi.

Haldun Dormen kimdir?
İyi kurulmuş cümleler ve kaliteli oyunlar
Provalardaki dakiklik, doğru ton, gereksiz abartıdan kaçınma — bunlar yalnızca mesleki titizlik değil, aynı zamanda etik bir tutumdu. Seyirciyi incitmeden düşündürmeyi, güldürürken sarsmayı hedeflerdi; kaba bir eleştiri yerine aklın ve kahkahanın gücüne inanırdı. Dormen, tiyatroyu yüksek sesli nutuklarla değil, iyi kurulmuş cümleler ve kaliteli oyunlarla savundu. Komediyi hafife almadı; toplumsal gözlemi incelikle işledi. Repertuvarı ve sahne diliyle, tiyatronun eğlenceli yüzeyinin altında da derinlik olabileceğini gösterdi.
Yerli müzikallerin ve vodvillerin öncüsü
Özellikle Türkiye'de Batılı anlamda müzikal tiyatronun öncüsü oldu: 1961'de sahnelediği Sokak Kızı İrma ile Batılı müzikali tarzının ilk yerli örneğini o sergiledi. Lüküs Hayat gibi eserleri modern rejilerle halka ulaştırdı ve vodvil/bulvar komedisini ritim, hız ve kaliteyle yükseltti. Bu katkılar, o olmasa yapılmamış olarak kalır, ve yerli tiyatronun müzikal ve "hafif" türlerde gelişimi yıllarca gecikmiş olabilirdi.
Ayrıca 1955'te kurduğu Dormen Tiyatrosu ile bağımsız özel tiyatro modelini kurumsallaştırdı; suflörü kaldırarak ezber disiplinini getirdi, dekor-kostüm anlayışını sadeleştirip çağdaşlaştırdı. Baskılı dönemlerde sesini yükseltmeden de olsa özgürlük ve insanlığı her günkü hayatın içine taşıyabildi.
Hakkaniyetli bir yönetmen
Eğitmenliği, yönetmenliği kadar etkileyiciydi. Kuşaklar yetiştirdi; onları kalıba sokmak yerine öğrencilerinden sorumluluk ve bireysel yaratıcılık bekledi. Sahne üstünde parıltıyı, sahne arkasında kolektif emeği önemseyen bir yönetmendi. Otoritesini hakkaniyetle kullanışı onu uluorta tartışmaların uzağında gerçek bir usta kıldı.
İncelik: Zayıflık değil, kalıcı bir güç
Dormen’in duruşu, gürültülü değil sessiz ama kararlıydı. Nezaketi, statükoya teslim olmanın bir ifadesi değildi, Sahnesine bakıldığında sadece bir oyun değil, insanı küçültmeden eleştirme, güldürürken düşündürme, geleneği canlı tutma dersi görülürdü.
Haldun Dormen’i uğurlarken ardında oyunlar, anılar ve öğrencilerin ötesinde bir şey daha bıraktığını söylemek mümkün: Dormen, tiyatroda inceliğin, disiplinin ve zarafetin bir güç olabileceğini gösteren nadir bir örnekti. Gürültünün yükseldiği zamanlarda bile sakin, ısrarlı ve kaliteli bir ses olmanın mümkün olduğunu kanıtladı; üstelik müzikal tiyatro ve modern sahne disiplinini Türkiye'ye kalıcı olarak yerleştirdi. İnceliğin zayıflık değil, kalıcı bir güç kaynağı olabileceğini gösterdiği performansıyla arkasında kalıcı bir ölçü bırakarak gitti...
(AEK)

