Erzincan Sulh Ceza Hakimliği, bianet editörü Evrim Kepenek’in “Gülistan Doku soruşturması sürerken Dersim’de yeni iddialar gündemde” başlıklı yazısı hakkında erişim engeli kararı verdi ve içeriğin yayından kaldırılmasına hükmetti.
Siber Güvenlik Başkanlığı, bianet’e bir e-posta göndererek kararı bildirdi. Kararın 5651 sayılı İnternet Kanunu’nun 8/A maddesi kapsamında alındığını kaydetti. “Söz konusu kararın gereğinin derhal ve en geç dört saat içinde yerine getirilmesini” istedi. Ancak mahkeme kararını tebliğ etmedi. Bu nedenle sansür talebi re'sen mi yoksa mahkemeye gelen bir talep üzerine mi alındı bilinmiyor.
Söz konusu yasa maddesi “gecikmesinde sakınca bulunan hallerde” haber ile içeriklere erişimin engellenmesini, yayından çıkartılmasını öngörüyor.
Mahkemeler de yasa maddesindeki “yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması” hükmüne dayanarak haberleri sansürlüyor.
Ayrıca mahkemeler son dönemde sansür kararlarına gerekçe dahi yazmıyor.
Kepenek yazıyı 9 Haziran 2026'da kaleme almıştı.
Yazıda öğrencilerin ve kadınların anlatımları vardı
Kepenek’in yazısı, Gülistan Doku soruşturmasındaki son gelişmelerin yanı sıra Dersim’de üniversite öğrencileri, kadın hakları savunucuları ve kentte yaşayan kadınların dile getirdiği taciz, tehdit, şantaj ve baskı iddialarını konu alıyordu.
Yazıda, “Barışa İhtiyacım Var İnisiyatifi”nin çağrısıyla Dersim’e giden kadınların üniversite öğrencileri, Dersim Kadın Platformu üyeleri ve sendika temsilcileriyle yaptığı görüşmelerden aktarımlar bulunuyordu.
Görüşülen öğrencilerden biri, üniversitedeki ortamı anlatırken “Kendimizi güvende hissetmiyoruz” diyerek kampüs içinde askeri personelin varlığının arttığını ve bu duruma tepki gösteren öğrencilere soruşturma açıldığını öne sürüyordu.
Bir başka öğrenci ise bazı kamu binaları ve askeri birimlerin deprem riski gerekçesiyle üniversite kampüsüne taşındığını, özellikle kadın öğrenci yurtlarının çevresinde akşam saatlerinde uzman çavuşların görüldüğünü anlatıyordu.
Kepenek ayrıca yazıda Gülistan Doku dosyası hakkında konuşan bazı öğrencilere üniversite içinde baskı uygulandığı ve haklarında soruşturma açıldığı yönündeki iddialara yer vermişti.
Taciz, tehdit ve şantaj iddiaları
Bazı kamu personelinin de dahil olduğu öne sürülen bir ağın kadın öğrencileri taciz ve tehdit ettiği iddiası da yazıda yer almıştı.
Öğrencilerin, ilişkilerinin ailelerine açıklanacağı tehdidiyle susturuldukları, fotoğraflar üzerinden şantaja maruz bırakıldıkları ve bazı kişilerin öğrencilerin iletişim bilgilerini başkalarıyla paylaştığı yönündeki anlatımlar da yazıda yer alıyordu.
İnsan hakları savunucusu Gönül S. ise öğrenci kadınların kendilerine “seks işçiliği çetesi” olarak tanımladıkları bir yapıya ilişkin iddialar aktardığını söylüyordu.
Gönül S., öğrencilerin tehdit ve şantajdan söz ettiğini belirterek, “Bize gelen öğrenciler ‘ne yapacağımızı bilmiyoruz’ diyordu. Biz yanlarında olmaya çalışıyoruz ama korku devam ediyor” ifadelerini kullanmıştı.
(HA)

