Marmara 6 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan ve tecrit koşullarına karşı açlık grevi yapan politik mahpusların dışarıya seslerini duyurma çabaları, cezaevi idaresinin ağır sansür ve engellemeleriyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor.
Hak ihlallerine ve hücre hapsi uygulamalarına karşı başlattığı açlık grevi eyleminde 148. günü geride bırakan Grup Yorum emekçisi Cem Dursun’un bianet’e ulaştırmak istediği mektup, Hapishane Mektup Okuma Komisyonu’nca sansürlendi.
Silivri’de "Kuyu Tipi" olarak adlandırılan ve mahpusların ağır tecrit şartlarına maruz bırakıldığı koşulları gözler önüne seren mektupta, idarenin keyfi uygulamaları detaylarıyla aktarılıyor.
Mahpusların basına yazdığı yazılarda koğuş içi yaşam şartlarını, havalandırma hakkının gasp edilmesini ve yaşadıkları hak ihlallerini dile getirdiği bölümlerin üzeri çizilerek kamuoyuna ulaşması engellenmek isteniyor. Yalnızca fiziki bir tecrit değil, aynı zamanda haberleşme ve ifade özgürlüğünün de gasp edildiği bu tablo, cezaevlerindeki hak ihlallerinin boyutunu açıkça gösteriyor.
"4 bin mahpusa verilen hak bize neden yok?"
Mektubunda içinde bulundukları fiziki şartları anlatan Cem Dursun, kilitli tutulduklarını ve adeta bir tabutun içerisine hapsedildiklerini vurguluyor. Hücrelerde temel yaşam eşyaları dışında adım atacak alan dahi bulunmadığını belirten Dursun, havalandırmaya çıkma, tuvalet ihtiyacı ve hatta bulaşık yıkama gibi en insani gereksinimlerin bile idarenin katı kontrolü ve kısıtlaması altında olduğunu ifade ediyor.
Cezaevindeki diğer 4 bin mahpusun yararlandığı ortak alan ve havalandırma haklarının kendilerine tamamen yasaklandığını belirten Dursun, "İsmen koğuşta ama aslen hücrede tutuluyoruz" sözleriyle uygulanan örtülü tecride dikkat çekiyor.
Açlık grevinde kritik günlerin aşıldığı belirtilen mektupta, mahpusların sağlık durumlarının her geçen gün daha da kötüye gittiği aktarılıyor. Tacettin Erdal Şahin ve Cem Dursun’un 113. gününde (güncel olarak 148. günde), Hasan Basri Yıldız’ın 94. gününde, Cemil Kurt ve Emirhan Yazı’nın ise 88. gününde olduğu hatırlatılan mektupta, açlığın vücutta yarattığı kas-eklem ağrıları, denge kayıpları ve kemik batmaları gibi ağır tahribatlara değiniliyor. Yaşanan bu sağlık sorunlarına rağmen Adalet Bakanlığı ve hapishane idaresinin duyarsız tutumunu sürdürdüğü ve ailelerin başvurularına cevapsız kaldığı belirtiliyor.
Sansür baskısına ve ağırlaşan sağlık şartlarına rağmen meşru taleplerinden vazgeçmeyeceklerini vurgulayan tutsaklar, basına ve kamuoyuna çağrıda bulunuyor.
Mektubun sonunda, tek taleplerinin hücre kapılarının açılarak ortak yaşam alanlarının ve havalandırmanın diğer tüm tutsaklar gibi eşit bir şekilde kullanılması olduğu ifade ediliyor. Hapishane idaresinin uyguladığı sansür duvarının aşılması ve seslerinin duyurulması için kamuoyunu duyarlılığa davet eden Dursun, insanca yaşam hakkı ve adalet talebinin takipçisi olunması gerektiğini belirtiyor.

Gençlik örgütü üyesi gözaltını anlattı: Kuyu tipi cezaevindeki arkadaşımız için endişeliyiz

Kuyu tipi hapishanelere karşı açlık grevi yapan Gürkan Türkoğlu yaşamını yitirdi
(EMK)













