Gola Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği, 20. kuruluş yılını 7 Ekim’de İstanbul’daki Sabancı Center’da düzenlediği özel bir geceyle kutladı. Doğu Karadeniz’i kültür, sanat ve ekolojinin kesişiminde ele alan dernek, 20 yıllık çalışmalarıyla bölgenin başta Lazca olmak üzere dillerini, kültürel hafızasını ve yaşam bilgisini kayıt altına almayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.
Gola’nın 20 yıllık yolculuğu, Doğu Karadeniz’i tek bir kimliğe ya da folklorik bir imgeye indirgemeden bölgenin tarihsel, toplumsal, kültürel ve ekolojik katmanlarını birlikte ele alma çabasına dayanıyor. Dernek, çoğulculuk, diyalog ve birlikte üretim anlayışıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında derlemeler, sözlü tarih ve arşiv çalışmaları, araştırmalar, yayınlar, podcastler, festivaller ve kültür-sanat projeleri gerçekleştirdi.
Yerel ile merkez arasında köprüler kuran Gola, ulusal ve uluslararası ölçekte farklı kişi, kurum ve topluluklarla işbirlikleri geliştirerek Doğu Karadeniz’in kültürel mirasına ilişkin farklı seslerin ve deneyimlerin bir araya gelmesine katkı sundu.
20 yıllık hafıza ve ortak üretim
Gola’nın 20. yıl gecesi, derneğin çalışmalarına katkı sunanları, 20 yıllık yolculuğa eşlik edenleri ve geleceğe yönelik yeni hayalleri paylaşanları bir araya getirdi. Sabancı Vakfı, İKSV Ortaklaşa Ekibi, İstanbul Vakfı, Yer Gök Dayanışması ve Anadolu Kültür temsilcilerinin yanı sıra sivil toplumdan isimler, sanatçılar, iş insanları, sosyal girişimciler ve dernek üyeleri de geceye katıldı.
Kurucu üyelerden Nilüfer Taşkın’ın açılış konuşmasıyla başlayan gecede, derneğin dönem başkanı İrfan Çağatay da söz aldı. Mekân desteği sunan Sabancı Vakfı’nın Genel Müdürü Rana Tutcuoğlu ise konuşmasında Gola’nın Doğu Karadeniz’i farklı boyutlarıyla birlikte ele alan bütüncül yaklaşımının önemine değindi.
Gola’nın kurucularından Sevilay Refika Kadıoğlu derneğin 20 yıllık hikâyesini, Özlem Şendeniz ise çalışmaların Karadeniz’e taşınmasının ardından şekillenen yeni dönemi anlattı. Kadıoğlu’nun sunumunda, Taner Kılınç’ın hazırladığı 20. yıl hafıza röportajları kısa filmi ile Bize Gökyüzünden Gülümseyenler videosu da gösterildi.
Lazca şarkılar ve horon çemberi
Gecenin en duygusal ve coşkulu anlarından biri, Gola Çocuk Korosu’nun farklı dönemlerinde yer alan çocukların yıllar sonra yetişkin olarak bir araya gelmesiydi. Sahneye davet edilen eski koro üyeleri, hep birlikte Lazca çocuk şarkısı Mçita Parpali’yi seslendirdi.
Ardından salondakilerin de katılımıyla Heyamo şarkısı söylendi ve konuklar horon çemberine davet edildi.
Caner Karataş’ın Gola festivallerine ilişkin anılarını sahneye taşıdığı stand-up gösterisi de gecenin programında yer aldı. Tamer Karataş ve Tuğçe Aykut’un sunduğu gecede, Güneşin Oya Aydemir’in doğa ve insan ilişkisine dikkat çeken introsuyla başlayan biraradadans ekibinin “Çinka’sını Görmeyen, Dans Edenleri Deli Zanneder” gösterisi sahnelendi.
Gola’nın 20. yıl kutlaması, derneğin geçmişten bugüne biriktirdiği hikâyeleri ve birlikte üretme deneyimini paylaşmanın yanı sıra yeni çalışmalar için de buluşma alanı oldu.
Dernek, 20 yıllık yolculuğunu şu sözlerle özetledi: “20 yıldır beraber düşünüyor, beraber üretiyor, beraber çoğalıyoruz; daha nicelerine beraber beraber!”
(EMK)

