ABD’de ikinci dalga feminist hareketin en etkili isimlerinden gazeteci, yazar ve aktivist Gloria Steinem, 92 yaşında hayatını kaybetti. Kadınların siyasal temsili, üreme hakları, ekonomik ve toplumsal eşitlik mücadelesinin simge isimlerinden Steinem, yaşamının son günlerine kadar çalışmalarını sürdürdü.
Steinem’ın ölümünü, kendi sosyal medya hesapları ile vakfı Gloria’s Foundation duyurdu. Açıklamaya göre Steinem, 2 Eylül Çarşamba günü New York’taki evinde, yakınlarının yanında yaşamını yitirdi. Ölüm nedenine ilişkin bilgi paylaşılmadı.
Vakfın açıklamasında, Steinem’ın hayatının son döneminde de eşitlik ve toplumsal adalet için çalışmayı sürdürdüğü belirtilerek, “Gloria’nın neredeyse bir yüzyıla yaklaşan ömrü dolu dolu geçti ve eşitlik için son ana kadar çalışmayı sürdürdü” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada Steinem’ın en önemli özelliklerinden birinin insanları dinleme ve onlara “görülüp duyulduklarını hissettirme” becerisi olduğu vurgulandı. Steinem’ın sözleri, eylemleri ve yaşamıyla insanların “en gerçek hâlleriyle var olabilmelerine” alan açtığı belirtildi.
Son yıllarını yazmaya ve bir araya gelmeye adadı
Steinem’ın son yıllarını en çok önem verdiği iki uğraşa, topluluklarla bir araya gelmeye ve yazmaya ayırdığı aktarıldı.
New York’taki evinde düzenlediği “Talking Circles” (Sohbet Çemberleri) buluşmalarında yüzlerce kişiyi ağırlayan Steinem’ın, bu geleneğin ölümünden sonra da devam etmesini istediği belirtildi.
Vakıf, Steinem’ın yakında yayımlanacak An Unexpected Life adlı kitabından da söz etti. Kitapta Steinem, uzun yıllardır yaşadığı New York’taki evini ve burada tanıklık ettiği hayatları anlatıyor.
Steinem’ın kitabında yer alan, “Artık elli yılı aşkın süredir bu sıra evde yaşıyorum; benden önce de hayatlara tanıklık etmiş, ben gittikten sonra da başkalarını ağırlayacak odalarda” sözleri de vakfın açıklamasında paylaşıldı.
Vakıf, Steinem’ın evinin yıllar içinde toplumsal adalet hareketlerinin buluşma noktalarından birine dönüşmesinin onun bıraktığı mirasın parçalarından biri olduğunu belirtti.
Açıklama, Steinem’ın sık sık hatırlattığı bir sözle sonlandırıldı:
“Bir kelebeğin kanat çırpışı, yüzlerce kilometre ötede havanın değişmesine yol açabilir.”
Gazetecilikten feminist hareketin öncülüğüne
Steinem, 1960’lardan itibaren gazeteciliği feminist mücadeleyle birleştiren en önemli isimlerden biri oldu. Kadınların yalnızca aile ve özel yaşam üzerinden ele alınmasına karşı çıkarak, kadınların çalışma yaşamından siyasete, cinsellikten üreme haklarına kadar yaşadığı sorunları kamusal tartışmanın merkezine taşıdı.
1963’te Playboy Club’da garson olarak gizli çalışarak kadın çalışanların maruz kaldığı koşulları yazdığı “A Bunny’s Tale” başlıklı araştırmasıyla geniş kitleler tarafından tanındı.
Steinem, 1972’de yayımlanmaya başlayan Ms. dergisinin de kurucuları arasında yer aldı. Dergi, kadın hareketinin yükseldiği dönemde kürtaj hakkı, cinsel taciz, aile içi şiddet, ekonomik eşitsizlik ve kadınların siyasette temsili gibi konuları gündeme taşıyarak ABD feminist hareketinin en önemli yayınlarından biri hâline geldi.
Kürtaj deneyimini yıllar sonra açıkladı
Steinem’ın feminist mücadelesinde üreme hakları önemli bir yer tuttu. 22 yaşındayken, 1957’de İngiltere’de kürtaj yaptıran Steinem, bu deneyimini yıllar boyunca kamuoyundan sakladı.
1969’da New York’ta düzenlenen bir kürtaj hakkı toplantısında deneyimini kamuoyuyla paylaşan Steinem, daha sonra kürtaj hakkının en güçlü savunucularından biri oldu.
Kadınların kendi bedenleri üzerindeki karar hakkını savunan Steinem, bu mücadeleyi kadınların siyasal ve ekonomik eşitliğiyle birlikte ele aldı.
Gloria Steinem’ın CIA bağlantısı
Amerikalı gazeteci ve feminist lider Gloria Steinem, 1950'lerin sonu ve 1960'ların başında Independent Research Service (Bağımsız Araştırma Servisi) bünyesinde kurucu direktör olarak görev yapmıştır. Bu kurum, Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin etkisini kırmak ve Doğu Bloku propagandasına karşı Amerikan gençliğinin sesini duyurmak amacıyla ABD Merkezî İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından gizlice finanse edildi.
Steinem, bu görev kapsamında özellikle 1959 Viyana ve 1962 Helsinki Dünya Gençlik Festivalleri'ne sol/liberal eğilimli, komünist olmayan Amerikalı genç delegelerin katılımını organize etmiştir. Temel amaç, ABD'de farklı ve eleştirel seslerin de var olduğunu göstererek Sovyet kanadının yürüttüğü kültürel hegemonya çalışmalarına karşı yumuşak güç ve kültürel diplomasi yürütmekti.
1967 yılında Ramparts dergisinin haberleri ve ardından gelen soruşturmalarla CIA’in öğrenci örgütleri üzerindeki gizli finansmanı deşifre olduğunda Steinem bu ilişkiyi doğrulamıştır. Ancak bu durumdan pişmanlık duymadığını açıkça ifade etti.
Steinem, temas kurduğu CIA görevlilerini "liberal, şiddet içermeyen ve ufkumuzu genişletmeye açık" insanlar olarak nitelendirdi.
Ajansın kendisine ne yapması gerektiğini dikte etmediğini, aksine Sol Amerikalı gençlerin görüşlerini özgürce sunabilmesi için imkân sağladığını ve kurumun operasyonel olarak dürüst çalıştığını savundu.
Gloria Steinem'ın feminist hareketteki yükselişinden önceki bu dönemi, Soğuk Savaş yıllarındaki kültürel istihbarat stratejileri ve devlet-sivil toplum ilişkileri bağlamında tartışılan tarihi bir kesit olarak değerlendiriliyor.
*Haber, ilk yayınlanan halinde eksik araştırmadan kaynaklanan hata nedeniyle yeniden düzenlenmiştir.

