TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, son günlerde gündeme gelen “tarihi geçmiş gıda satışı” haberlerinin bilgi eksikliği nedeniyle tüketiciyi yanlış yönlendirdiğini söyledi.
Oda, tartışmaların aynı zamanda resmi denetimlerdeki zafiyeti de görünür kıldığını ifade etti.
Bilgi kirliliği ve karmaşaya açıklık getirmenin bir zorunluluk haline geldiğini belirten oda gıda etiketlerinde yer alan iki kritik kavramı hatırlattı: Son Tüketim Tarihi (STT) ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT).
“STT’si geçen ürün satılamaz”
Gıda Mühendisleri Odası, STT’nin su aktivitesi yüksek, mikrobiyolojik açıdan hızlı bozulan ve kısa sürede insan sağlığı için tehlike oluşturabilecek ürünler için kullanıldığını belirtti.
Oda; et, süt ve yumurta gibi çabuk bozulan gıdalarda STT’nin zorunlu olduğunu, bu tarihin geçen ürünlerin 5996 sayılı Gıda ve Yem Kanunu’na göre güvenilir olmayan gıda sayıldığını ifade etti.
Oda, STT’si geçen ürünlerin satışını yasak olarak niteledi ve tüketicilere “Bu ürünleri hiçbir koşulda satın almayın” çağrısı yaptı:
“Son Tüketim Tarihi (STT) su aktivitesi yüksek, mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve bu nedenle insan sağlığı açısından kısa süre içerisinde tehlike oluşturması muhtemel olan gıdaların tüketilebileceği son tarih olarak tanımlanır.
Burada kast edilen; özellikle et, süt ve yumurta gibi çabuk bozulan ve gıda zehirlenmesine yol açma riski yüksek olan gıdalardır. Bu ürünlerin ambalajları üzerine, saklama koşullarına ek olarak mutlaka STT ibaresi de basılır.
STT’si geçmiş gıdaları 5996 sayılı Gıda ve Yem Kanunu güvenilir olmayan gıda olarak kabul etmektedir. Dolayısıyla bu ürünlerin, satılması yasaktır ve hiçbir koşulda satın alınmaması gerekir. Bu sebeple marketlerde reyonlar resmi otorite tarafından düzenli olarak kontrol edilmeli, son tüketim tarihi geçen gıdalar raflardan ve piyasadan toplatılmalı, idari yaptırımlar uygulanmalıdır.”
“TETT, kaliteyle ilgili; risk aynı değil”
Oda, TETT’nin su aktivitesi düşük olduğu için mikrobiyolojik yönden kolay bozulmayan, tarihi geçse bile kısa vadede halk sağlığı açısından risk yaratmayan ürünlerde kullanıldığını kaydetti. Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği’ne uygun şekilde muhafaza edilen ürünlerde TETT’nin, gıdanın kendine özgü özelliklerini koruduğu süreyi gösterdiğini aktardı.
Genellikle un, çay, şeker, bakliyat ve makarna gibi kuru gıdalarda TETT ibaresinin yer aldığını belirtti. Bu ürünlerin TETT’si geçse bile ambalajı hasarsızsa, uygun koşullarda saklandıysa ve tat-koku-renk gibi kalite özellikleri bozulmadıysa tüketilebileceğini ifade etti:
“Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) ise su aktivitesi düşük; dolayısıyla mikrobiyolojik yönden kolay bozulmayan ve tarihi geçtiğinde halk sağlığı için risk yaratmayan ve hatta bir süre daha kalitesini koruyabilen ürünler için kullanılır. Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği’ne uygun şekilde muhafaza edildiğinde, gıdanın kendine has özelliklerini koruduğu süreyi gösterir.
Genelde un, çay, şeker, bakliyat, makarna gibi kuru gıdaların üzerinde tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) yazar. Bu gruptaki gıdalar, bu tarihe kadar güvenle tüketilebilir. Düşük risk grubundaki bu gıdalar, bazen TETT’si geçmiş olsa da kıvamı, tadı ve kokusu gibi kalite özelliklerini kaybetmeyebilir.
Dolayısıyla, TETT’si geçen gıda ürünleri, gıda güvenliğinin sağlandığı şartlarda muhafaza edilmek, ambalajında hasar olmamak, tat, koku, renk vb kalite özellikleri bozulmamış olmak koşuluyla tüketilebilir. Ancak, TETT’si geçmiş gıdalar, diğer gıdalardan net bir şekilde ayrıştırılarak buna ilişkin bilgilendirme tüketiciye sunulmalıdır.
Bu gıdalar, gıda satış noktalarında özel olarak belirlenen ayrı reyonlarda satışa sunulmalıdır. Yukarıdaki tanımlardan anlaşılacağı gibi, hiçbir zaman et, süt, balık, tavuk ve ürünlerinin ambalajı üzerinde TETT bulunamaz.”
“Köfte ve şarküteride TETT kabul edilemez”
Gıda Mühendisleri Odası, medyaya yansıyan örneklerde köfte ve şarküteri ürünlerinde STT yerine TETT yazıldığına dikkat çekti.
TETT içeren köfte ve şarküteri ürünlerinin satışta olmasının, hatta tarih geçtiği için indirimle rafta yer almasının “yasa ve yönetmeliklere aykırı” olduğunu belirtti.
“Bakliyat, şeker, çay, bisküvi, makarna gibi kuru gıda ürünlerinin TETT geçtikten sonra market raflarında olmasını, halk sağlığı açısından tehdit olarak göstermek de tüketiciyi yanıltmaktadır.” diye ekledi. Bilgi eksikliği ve bilgi kirliliğinin yanı sıra, konu uzmanı olmayan kişilerin medyada yer bulmasının, tüketicinin yanıltılmasına ve yanlış bilgilendirilmesine yol açtığını savundu.
Halk sağlığı ve güvenli gıda üretiminin önemine vurgu yaparak şu önerilerde bulundu:
“Halkın güvenli gıdaya ulaşmasında birincil sorumluluk taşıyan Tarım ve Orman Bakanlığı, hem üretim, hem tüketim, hem de satış yerlerindeki her türlü denetimi daha etkili ve dikkatli yapmalı, suiistimalleri gözden kaçırmamalı, tespit edilen uygunsuzluklara karşı caydırıcı yaptırım ve cezalar verilmelidir. Sahada uzman, liyakatli ve yetkin meslek gruplarının görev alması hedeflenmeli, konu ile ilgili kapsamlı eğitime sahip başta gıda mühendisleri olmak üzere, yeterli sayıda denetçi istihdamı sağlanmalıdır.
Tüketiciler, her koşulda kayıtdışı ve merdiven altı gıda ürünlerinden uzak durmaları konusunda uyarılmalıdır. Etiket okur-yazarlığı artırılmalı, etiketi olmayan gıdalar ile son tüketim tarihi (STT) geçmiş olan et, balık, tavuk, süt ve süt ürünleri gibi mikrobiyolojik bozulmaya yatkın gıdaların, hiçbir koşulda satın alınmaması ve tüketilmemesi konusunda bilgilendirilmelidir.
Soğuk zinciri bozulmuş hayvansal gıdalar STT tarihine bakılmaksızın ret edilmelidir.
Tüketiciler yanlış uygulamalar tespit ettiği zaman, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “ALO 174” hattını arayarak yada [email protected] ve +90 501 174 01 74 WhatsApp hattına yazarak şikayette bulunmalıdır.”
(HA)

