Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) Gelibolu Yarımadası'nda dört sahada planladığı doğal gaz arama projelerinden Adilhan-1 için verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu kararına karşı dava süresi dolmak üzere. Ancak ÇED süreci sürerken Bolayır'ın Merkez Tabya mevkisindeki Çimpe-1 bölgesinde betonlaşma çalışmasının olduğu iddia edildi.
Adilhan, Bolayır ve Süleymaniye olmak üzere üç köyde planlanan toplam dört saha, Gelibolu Yarımadası'nın ekolojik çeşitliliği, tarihî ve askerî-stratejik önemi ile projelerin doğal ve kültürel miras üzerindeki olası etkilerini gündeme getirdi.
8 Ekim’de “ÇED Olumlu” kararı verilen Adilhan-1 faaliyet sahası, Evreşe–Kavak Ovası Sulama ve Arazi Toplulaştırma Projesi sınırları içinde bulunuyor.
Bağlardere'de 19 bin 525 metrekarelik alanda planlanan projeye verilen “ÇED Olumlu” kararına karşı dava açma süresi sona yaklaşırken, Çanakkale Barosu Çevre Komisyonu üyesi avukat Furkan Oğuz, sürenin 9 Kasım’da biteceğini kaydetti.

Sondaj sahasının yanında sulak alan var
Sondaj sahasıyla çakışan sulama boru hattının korunması veya güzergâhının değiştirilmesi gerektiğini aktaran çevre örgütleri, Adilhan sondaj alanının yaklaşık bir kilometre güneydoğusunda bulunan Saros Körfezi'nin sulak alan niteliğine ve bölgenin kuş göç yolları üzerinde önemli bir konuma sahip olduğuna işaret etti.
Bölgenin biyolojik çeşitliliğine de değinen çevre savunucuları, “Mahalli Öneme Haiz Sulak Alan” koruma statüsündeki Kavak Deltası'nın yakın çevrede bulunduğunu belirtti.
Göçmen ve yerli kuşlar açısından önem taşıyan bölgede yaban hayatının korunması gerektiğini dile getiren çevre savunucuları, omurgalı hayvanların üreme dönemi olan Nisan-Haziran aylarında faaliyet yürütülmemesi gerektiğini kaydetti.
Söz konusu uyarı ve değerlendirmelerin, Adilhan-1 projesinin ÇED dosyasında yer alan Devlet Su İşleri (DSİ) ve Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Millî Parklar 2. Bölge Müdürlüğünün görüşlerinde de dile getirildiği vurgulandı.
"ÇED süreci bitmeden çalışmalar başladı"
Bolayır'ın Merkez Tabya mevkisinde 20 bin 17,70 metrekarelik alanda planlanan Çimpe-1 projesinin ÇED süreci henüz tamamlanmadan bölgede çalışma yapıldığı yönündeki iddialar da dikkat çekti.
ÇED Duyuru Sistemi kayıtlarına göre, Çimpe-1 projesinin ÇED başvuru süreci 17 Haziran 2026’da başladı.
Çevre savunucuları tarafından Çimpe-1 sahasına ait olduğu ileri sürülen görüntülerde ise bir bölgenin tel örgülerle çevrildiği ve zeminde betonlaşma olduğu aktarıldı.
ÇED süreci henüz sonuçlanmayan projeye ait sahadan çekildiği iddia edilen görüntüler, çalışmaların söz konusu saha ile ilgili olup olmadığı, ne zaman gerçekleştirildiği ve hangi izinlere dayanılarak yapıldığı sorularını gündeme getirdi.
Konuya ilişkin bilgi almak üzere başvurulan Çanakkale Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkililerine ulaşılamadı.
Bolayır Köyü Muhtarı Celal Öztürk ise Merkez Tabya bölgesinde çalışma yapıldığını söyledi.
Fotoğraflarda görülen beton dökülmüş ve tel örgüyle çevrili alanın TPAO’ya ait olup olmadığına ilişkin ayrıntılı bilgi talebine ise telefonda yanıt vermek istemeyen Öztürk, köyde yüz yüze görüşerek açıklama yapabileceğini belirtti.
Tarla sahipleriyle sözleşmeler yapıldığını ve arazilerden elde edilmesi beklenen mahsulün bedelinin ödendiğini belirten muhtar Öztürk, doğal gaz bulunmaması durumunda beş yılın ardından betonun kaldırılarak arazilerin toprak halinde eski hâline getirileceğini ve sahiplerine teslim edileceğini söyledi. Çalışmanın ÇED süreci kapsamında nasıl değerlendirildiği ise açıklık bekliyor.

Bolayır'da planlanan Çimpe-2 sahası da Koyun Dere mevkisinde yer alıyor. Yaklaşık 26 bin 456 metrekarelik alanda yapılması öngörülen proje ile birlikte iki kuyunun toplam proje alanı 46 bin metrekareyi aşıyor.
Süleymaniye köyünün Koru mevkisinde de yaklaşık 21 bin 770 metrekarelik alanda Bayramiç-1 sahasında doğal gaz arama ve çıkarma faaliyeti planlanıyor.
Gelibolu'nun neden korunması gerekiyor?
Doğal ve kültürel varlıklarıyla öne çıkan Gelibolu Yarımadası, Çanakkale Boğazı'nın Avrupa yakasındaki stratejik konumuyla da önem taşıyor. Ege Denizi ile Marmara Denizi arasındaki geçişin kontrolünde tarih boyunca önemli rol oynayan yarımada, farklı dönemlere ait savunma yapılarına ev sahipliği yapıyor.
Osmanlı döneminden kalan Merkez, Yıldız ve Ay tabyaları ile İkinci Dünya Savaşı sırasında inşa edilen koruganlar, bölgedeki askerî mirasın parçaları arasında yer alıyor. Çimpe-1 sahasının planlandığı Bolayır köyündeki Merkez Tabya'nın, diğer adıyla Çimpe Kalesi'nin çevresinde de çok sayıda korugan bulunuyor.
Kültür Envanteri kayıtlarına göre, Bolayır'ın Orta Çardak mevkisindeki koruganlardan biri, Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla tescil edildi. Kurulun 28 Ağustos 2023 tarihli ve 9182 sayılı kararıyla da yapının koruma alanı belirlendi.
Doğal sit alanı ve Saros Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde bulunan korugan, mimari özellikleri ve Türk askerî tarihi açısından taşıdığı önem nedeniyle “Korunması Gerekli 1. Grup Anıtsal Mimarlık Örneği Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak koruma altında.
Yarımada aynı zamanda Kavak Deltası, Suvla Tuz Gölü, kıyı kumulları, tarım alanları ve Korudağ ormanlarıyla ekolojik çeşitlilik barındırıyor. Bu kapsamda sivil toplum kuruluşları, sondajların yalnızca tek tek proje alanları bakımından değil, doğal ve kültürel çevre üzerindeki birikimli etkileri açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Trakya'daki acele kamulaştırma kararı
TPAO'nun Edirne, Tekirdağ, Kırklareli ve Çanakkale'ye uzanan petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri kapsamında, 5 Eylül 2026'da yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı'yla, Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi kapsamında ihtiyaç duyulan bazı taşınmazların acele kamulaştırılması kararlaştırıldı.
Karar, sondaj alanlarının yanı sıra yollar, boru hatları, enerji nakil hatları ve üretim tesisleri için gerekli taşınmazları da kapsıyor.

Trakya'daki petrol ve doğal gaz projesi için TPAO’dan yanıt geldi: Veri yok
(SCİ/CA)






