‘Cumhurbaşkanına alenen hakaret’ ve ‘yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamalarıyla dün akşam (19 Şubat) Ankara’da gözaltına alınan DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, bugün İstanbul’da çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “zincirleme hakaret” iddiasıyla tutuklanan Uludağ’ın, avukatı Akın Atalay aracılığıyla ilettiği ilk mesajı “Arkadaşlarıma söyleyin: Dik durun. Alican Uludağ susmadı, susmayacak,” oldu.
Uludağ’ın tutuklanmasına başta gazetecilik meslek örgütleri olmak üzere meslektaşları ve siyasi parti temsilcileri tepki gösterdi.
Tepkilerden öne çıkanlar şöyle:
DW Genel Müdürü Barbara Massing: “Bir gazetecinin 30 polisle ağır suçlu muamelesi yapılarak gözaltına alınması, açık bir gözdağıdır ve hükümetin basın özgürlüğünü ne kadar baskıladığını göstermektedir.”
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS): “Mesleğimiz ve yargı bağımsızlığı için endişe verici bir karar. Uludağ’ın mahkeme kapısındaki sözlerini tekrarlayarak gazetecilikte ısrar ediyoruz.”
Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK Basın-İş): “Alican Uludağ derhal serbest bırakılmalı, gazeteciler üzerindeki baskılara son verilmelidir. Alican Uludağ susmadı, susmayacak.”
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit: “Gazeteci Alican Uludağ’ın evine yapılan baskınla, çocuklarının gözü önünde, gözaltına alınıp tutuklanması açıkça basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik bir müdahaledir. Tutuklama tedbiri, hukuki bir zorunluluk değil; eleştirel gazeteciliğe yönelik gözdağı, susturma, bastırma ve bezdirme aracına dönüştürülmüştür. Suç olan; hakikatin üzerini örtmek, yargıyı siyasetin aparatı haline getirmek ve toplumu karanlıkta bırakmaktır. Gazetecilik suç değildir.”
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş: “Gazeteci Alican Uludağ, sadece halka karşı sorumluluğunu yerine getirdiği için iktidarın zulmüne uğrayarak tutuklandı. Konunun suçla ilgisi yok, Akın Gürlek ve onu ilgilendiren konularda haber yaparsan üzerine çöküyorlar! Özgür basın faaliyetine tahammülü olmayan, adaletin terazisini ikballeri uğruna kıran kim varsa hesap gününün er ya da geç geleceğini aklından çıkarmamalı. Alican Uludağ derhal serbest bırakılmalıdır.”
Gazeteci Timur Soykan: “Tutuklanan gazeteci Alican Uludağ’ın ifadesinden: ‘İki çocuğum vardır. Bu ülkede halka gazetecilik yapmak için çocuklarımın yaşları aksın ama ben çizgimden ayrılmayacağım. Çünkü ben suç işlemedim.’”
Gazeteci Hilmi Hacaloğlu: “Alican Uludağ tutuklandı. Tam bir kurt kuzuyu yemeye karar verdiyse durumuydu. 8’de evine gittiler, 11’de Ankara’dan yola çıkardılar, sabaha karşı İstanbul'a getirdiler. Bir twite re’sen soruşturma. Sonra eski twitlerde suç arama. Öğlene doğru sevk ve tutuklama. İstanbul pratiği artık Türkiye pratiği. Gazeteciler olarak Alican Uludağ’ın yanındaydık ve bir avuçtuk. Durum bu, maalesef bu.”
Gazeteci Hakkı Özdal: “Alican Uludağ belli ki, yargı süreçleriyle ilgili bilgisi ve yorum yeteneği-tecrübesi olan bir gazeteci, özellikle bundan sonra olacak ucubelikleri halka aktarmasın diye tutuklandı.. 20 saat içinde Ankara’dan İstanbul’a getirilip tutuklanması cüretkar bir ‘atak’.. Ama cüret, sıklıkla da özgüvensizliğin işaretidir.” (TY)


