Dünyanın yaşadığı en büyük nükleer kazalardan biri olan Fukuşima’nın üzerinden tam 15 yıl geçti.
Japonya’da 11 Mart 2011’de meydana gelen 9 büyüklüğündeki deprem ve ardından gelen tsunami, Fukuşima Nükleer Santrali’nde radyoaktif sızıntıya neden oldu. Santraldeki dört reaktörden üçü zarar gördü, çevrede yaşayan onbinlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Resmî verilere göre, felakette en az 15 bin 900 kişi hayatını kaybederken, 2 bin 525 kişi ise kayıp olarak kayıtlara geçti.
Olayın ardından birçok ülke, halk sağlığı endişesiyle Japonya’dan tarım ve deniz ürünü ithalatına sınırlama getirdi; ancak bu trajedi, Çernobil örneğinde olduğu gibi, dünyanın nükleer enerjiye bakışını değiştirmesine engel olamadı.

Bayraktar, Akkuyu NGS’de Sinop ve Trakya sinyali verdi
“Fosil yakıtlardan çıkış mümkün”
Greenpeace Türkiye, gün vesilesiyle yaptığı açıklamada, hayatını kaybedenleri anarak şöyle dedi:
“Nükleer enerjinin tehlikelerinden arınmış bir dünya talebimizi yineliyoruz. COP31’e başkanlık yapacak olan Türkiye’de de nükleer hâlâ gündemde. Mersin Akkuyu’da nükleer santral inşaatı sürerken Sinop ve Kırklareli’de nükleer santral yapılması planlanıyor. Bunun yanında ‘Küçük Modüler Reaktörler’ (SMR) sıklıkla anılıyor. Yetkililer COP31 gündemine dair konuşmalarında yenilenebilir enerjideki kararlılığı artırmaktan söz ederken fosil yakıtlardan çıkışın bir yolu olarak nükleer santrallerle ilgili yatırımları da artıracaklarını ifade ediyor.”
Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay da Türkiye’nin fosil yakıtlardan uzaklaşması için nükleer enerjiye ihtiyaç olmadığını belirterek “Bizi on yıllarca dışa bağımlı kılacak, yüksek maliyetli ve güvenlik riskleri barındıran nükleer macerası yerine; yenilenebilir kaynaklarını akıllı şebekeler ve depolama çözümleriyle merkeze alan, gerçekten yerli ve güvenli bir enerji devrimine odaklanmalıdır. Yani fosil yakıtlardan çıkış için gerekli olan tek şey bu değişimi gerçekleştirme iradesi. İyi bir adil dönüşüm planlaması ile kimseyi arkada bırakmayacak bir şekilde fosil yakıtlardan çıkış mümkün,” dedi.
Greenpeace Japonya İcra Direktörü Sam Annesley de “Nükleer enerji artık finansal açıdan uygun bir seçenek değil. Şu anda Japonya’da en uygun maliyetli enerji üretim türü, yerli enerji kaynaklarını kullanan ve tükenmez olan güneş enerjisidir. Fotovoltaik hücreler şu anda ağırlıklı olarak yurt dışında üretilse de, şebeke bağlantısı ve inşaat dahil toplam maliyetlerin yaklaşık yüzde 70’i yerli şirketler tarafından karşılanmakta ve böylece Japon ekonomisine katkı sağlanmaktadır. Elektrikli araçlar ve yapay zekâdan kaynaklanan elektrik tüketiminin beklenen artışını karşılamak için büyük ölçekli, merkezi nükleer veya fosil yakıtlı santrallerin gerekli olduğunu vurgulayan anlatı, kısa vadeli ve 1,5 °C hedefi ile tutarsızdır. Bu eski paradigmanın ötesine geçmeliyiz,” dedi. (TY)

