Fransa'da öğretmen eksikliğine, kalabalık sınıflara ve yetersiz eğitim koşullarına karşı başlayan liseliler hareketi, perşembe günü Paris'in Bastille Meydanı'nda düzenlenen büyük bir gösteriyle üçüncü haftasını tamamladı. Hükümetin önlemlerini yetersiz bulan liseliler, üniversiteliler ve sendikalar,13 Ekim Salı'yı ülke çapında yeni bir eylem ve grev günü ilan ettiler.
"Bastille'in zaptı"
Perşembe günü Paris'te Cumhuriyet Meydanı'ndan (Place de la République) yürüyüşe geçen öğrenciler Bastille'e ulaştı. Çevre banliyölerden gelen lise gruplarına üniversiteliler, öğretmenler, sendikacılar ve siyasi örgütler katıldı.
Meydandaki kalabalığın fotoğraflarını paylaşan Boyun Eğmeyen Fransa (La France insoumise – LFI) lideri Jean-Luc Mélenchon, 1789 Fransız Devrimi'ne gönderme yaparak “Bastille yeniden zaptedildi" ("La Bastille est reprise") dedi.
Öğrenciler Bastille'de yeni eylem kararını, hükümetin eğitim sistemindeki sorunlara yönelik ilk somut önlemleri açıkladığı gün ilan ettiler. Öğrenci temsilcileri, geçici öğretmen görevlendirmelerinin krizin nedenlerini ortadan kaldırmayacağını açıkladı.
Lise Öğrencileri Sendikalar Birliği (Union syndicale lycéenne) Eş Genel Sekreteri Marius Mesnil, Eğitim Bakanı'yla görüşmelerin ardından taleplerinin yalnızca küçük bir bölümünün karşılandığını belirterek mücadelenin süreceğini söyledi.
71 bin 500 gösterici, 504 gözaltı
İçişleri Bakanlığına göre Fransa genelindeki yürüyüşlere 71 bin 500, Paris'teki gösterilere ise 24 bin 500 kişi katıldı. Bakanlık, okul önlerindeki protestolara katılanların sayısını ayrıca 55 bin olarak açıkladı.
Gün boyunca 504 kişi gözaltına alındı. Bakanlık 48 polisin ve jandarma personelinin yaralandığını bildirdi. Göstericilerin yaralı toplamı açıklanmadı.
6 Ekim'deki eylemlere hükümete göre 266 bin, organizatörlere göre ise 450 bin kişi katılmıştı. Perşembe günkü katılım daha düşük olsa da lise işgalleri, okul girişlerinin kapatılması ve yerel gösteriler sürdü.
Eğitim Bakanı 3 bin öğretmen görevlendirecek
Eğitim Bakanı Édouard Geffray, perşembe akşamı TF1 televizyonunda, öğretmen eksikliğinin en ağır yaşandığı okullara 9-13 Ekim arasında 3 bin yedek öğretmen gönderileceğini duyurdu.
Geffray, 114 lisede durumun çok ciddi, yaklaşık 400 okulda ise önemli sorunların bulunduğunu belirtti. Yüzlerce yeni personel alınabileceğini de söyledi.
Ancak 3 bin kişilik görevlendirme, yeni kadrolar açılmasından çok mevcut yedek öğretmenlerin ihtiyaç duyulan okullara dağıtılmasını öngörüyor.
Başbakan Sébastien Lecornu, ekim sonuna kadar öğrenci taleplerine mali kaynakları belirlenmiş yanıtlar vereceklerini açıkladı. Öğrenci örgütleri ise bu takvimi yeterli bulmadı.
Öğrenciler ne istiyor?
Hareketin talepleri boş geçen derslerin doldurulmasıyla sınırlı değil. Liseliler öğretmen ve yardımcı personel sayısının artırılmasını, sınıfların küçültülmesini, bakımsız okul binalarının yenilenmesini ve uzun okul günlerinin kısaltılmasını istiyor.
▶︎ Öğrenci sendikaları eğitime 10 milyar avro ek kaynak ayrılmasını talep ediyor.
▶︎ Üniversitelilerin katılımıyla Parcoursup yerleştirme sisteminin kaldırılması ve yükseköğrenime erişimin genişletilmesi de talepler arasına girdi.
▶︎ Örgütler, üniversite yemekhanelerindeki bir avroluk öğün uygulamasının bütün öğrencilere yayılmasını istiyor.
LFI, 8 Ekim açıklamasında talepleri desteklediğini ve 13 Ekim'de öğrencilerin yanında olacağını duyurdu. Hükümetin polis müdahalelerini eleştirdi.
Banliyö öğrencileri ön saflarda
Paris yürüyüşünde çevre ilçelerle kent merkezindeki liselerin ortak hareket etmesi dikkat çekti.
Le Monde muhabirlerinin izlediği yürüyüşte Paris ilçeleri lise koordinasyonunun pankartları, Genel İş Konfederasyonu'nun (CGT) ve sol örgütlerin bayraklarıyla birlikte taşındı.
Charlemagne Lisesinden 16 yaşındaki Eliana, gazeteye özellikle dezavantajlı ilçelerdeki öğrencileri desteklemek için gösteriye katıldığını söyledi. Başbakan Lecornu'nün vaatlerini ikna edici bulmadığını belirtti.
Mediapart da Bastille'deki öğrencilerin artık yeni vaatler beklemediklerini aktardı. Gazetenin görüştüğü gençler mücadeleyi en az 17 Ekim'e kadar sürdürmek istediklerini söyledi. Bu tarih, 13 Ekim'deki sendikal eylemden farklı bir hedefi işaret ediyor. Harekette yer alanların bir bölümü eylemleri gelecek hafta boyunca sürdürme eğiliminde.
Bastille'de polis müdahalesi
Bastille Meydanı'ndaki gösteri akşam saatlerinde polis müdahalesiyle sona erdi.
AFP'ye göre bazı göstericilerin polise kaldırım taşları ve havai fişek atmasının ardından çevik kuvvet tazyikli su kullandı. Polis meydanı boşalttı; Bastille Operası çevresinde gerilim sürdü.
Gün içinde Hélène-Boucher Lisesi önünde barikat kuran öğrencilere de göz yaşartıcı gazla müdahale edilmişti.
Hareket boyunca polisin müdahale yöntemleri tartışıldı. Bir gencin elinden ağır yaralanması üzerine belirli bir tip müdahale bombasının kullanımı geçici olarak durduruldu.
Hükümet güvenlik önlemlerini savunurken, öğrenci örgütleri özellikle reşit olmayan göstericilere yönelik müdahalelere karşı çıkıyor.
13 Ekim: Öğrenci hareketi sendikal mücadeleyle birleşiyor
Bastille'de duyurulan 13 Ekim kararı, öğrenci hareketinde yeni bir aşamaya işaret ediyor.
Eylül sonunda öğretmensiz sınıflara ve yetersiz eğitim koşullarına karşı başlayan protestolar, üniversitelilerin katılımıyla genişledi. CGT'nin ve eğitim sendikalarının desteğiyle talepler, kamu hizmetlerinin finansmanı ve 2027 bütçe politikalarıyla birlikte tartışılmaya başlandı.
13 Ekim çağrısı, lise ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra eğitim çalışanlarının da grev ve gösterilere katılmasını hedefliyor. Ancak henüz tüm işkolları kapsayan bir genel grev kararı değil.
Hükümetin 3 bin öğretmen görevlendirme kararının son günü de 13 Ekim'e denk geliyor. Öğrenciler buna rağmen yeni eylem kararından vazgeçmedi. Sonraki evrede lise ve üniversite eylemlerinin eğitim çalışanlarının grevleriyle birleşip birleşmeyeceği mücadelenin karakterinde önemli bir değişikliğin ölçüsü olabilir.
Bastille göndermesinin siyasi anlamı
Jean-Luc Mélenchon'un “Bastille yeniden zaptedildi" sözleri, gösteriye tarihsel bir anlam yükledi.
14 Temmuz 1789'da siyasi mahpusların konulduğu Bastille Kalesi'nin ele geçirilmesi, Fransız Devrimi'nin simgesel başlangıcı olarak kabul ediliyor.
LFI, öğrenci hareketinin örgütleyicisi olmamakla birlikte kendisini hareketin toplumsal ve tarihsel anlamını en iyi ve etkili biçimde kavrayan siyasi parti olarak hissettiriyor. Hareket bütün değişimden yana politik hareketlere kendilerini yakın hisseden ya da bu protestoya anlam yükleyen öğrencileri, lise koordinasyonlarını, öğrenci sendikalarını, üniversite örgütlerini ve eğitim çalışanlarını kendi talepleriyle birlikte içeriyor.
13 Ekim çağrısı bu örgütlerin ortak kararıyla duyuruldu.
(AEK)



