Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar, medya kuruluşlarına kayyum atamaları ve haber siteleriyle sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine karşı basın meslek örgütlerinin ortak çağrısıyla birçok kentte eylemler düzenlendi.
İstanbul’da binlerce kişi, saat 12.00’de Kadıköy’deki Boğa Heykeli önünde toplandı. “Sansüre hayır, habere özgürlük” diyen gazeteciler, tutuklu meslektaşlarının serbest bırakılmasını, kayyum uygulamalarının sona ermesini ve basın özgürlüğüne yönelik baskıların durdurulmasını istedi.
Katılımın yoğun olduğu eylemde, “Foncular içeri, gazeteciler dışarı”, “Gazeteciler tutsak, foncular özgür”, “İsmail Arı onurumuzdur, İsmail çıkacak yine yazacak” ve “Murat Ağırel’e özgürlük” sloganları atıldı.
Boğa Heykeli önünde toplanan kalabalık, buradan İskele Meydanı’na yürüdü. Eylemde gazeteciliğe yönelik baskılara karşı halkın haber alma hakkını savunmaya devam edecekleri vurgulandı.
“Gazetecilik halkın yanında olmaktır”

İskele Meydanı’nda yapılan basın açıklamasını Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş okudu. Açıklamada, “Türkiye’de gazetecilik, iktidarların, siyasilerin ya da sermayenin değil halkın yanında olmaktır” denildi.
Gazetecilerin haber yaptıkları için gözaltına alındığı, tutuklandığı veya ev hapsine mahkûm edildiği belirtilen açıklamada, medya kuruluşlarına yönelik kayyum uygulamaları, haber sitelerine ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engelleri ile gazetecilerin çalışma koşulları eleştirildi.
Açıklamada, gazetecilerin kamu kaynaklarının nasıl harcandığını araştırdıkları, yolsuzluk iddialarını haberleştirdikleri, işçilerin direnişini, kadınların hak arayışını, LGBTİ+’ların mücadelesini ve gençlerin itirazlarını duyurdukları için hedef alındıkları ifade edildi.
Gazeteciliğin siyasi iktidarın veya sermayenin çıkarlarını savunmak değil, halkın bilmesi gerekenleri ortaya çıkarmak olduğu vurgulanan açıklamada, “Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür; iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil” denildi.
“Susturulan sizin hakkınızdır”

Basın açıklamasında, gazetecilere yönelik baskıların yalnızca basın emekçilerini değil, toplumun haber alma hakkını da hedef aldığı belirtildi.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Sansür, otosansür, kapatmalar, tutuklamalar sadece gazetecilerin sorunu değildir. Bu, toplumun en temel demokratik haklarının engellenmesi ve haber alma haklarına vurulan bir darbedir.”
Son iki yılda Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve Halk TV’ye kayyum atandığı belirtilen açıklamada, JINNEWS, Mezopotamya Haber Ajansı ve Kaos GL’nin haber sitelerine getirilen erişim engellerine de dikkat çekildi. T24’ün yanı sıra Kısa Dalga, SolHaber, Yeni Yaşam gazetesi ve bianet gibi haber kuruluşlarının sosyal medya hesaplarına yönelik engellemeler de gündeme getirildi.
Gazete Duvar ve TELE2 gibi yayın organlarıyla çok sayıda yerel gazete, internet sitesi ve televizyon kanalının yayın hayatını sonlandırmak zorunda kaldığı ifade edilen açıklamada, kamu reklam ve ilanlarının adil dağıtılması çağrısı yapıldı.
“Dayanışmayı büyütün”

Basın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik baskılar karşısında sessiz kalınmaması ve mesleki dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yaptı. Açıklamada, gazeteciliğin yalnızca kişinin kendi başına gelen baskıya karşı çıkmak değil, farklı düşüncelerden gazetecilerin de haber yapma hakkını savunmak anlamına geldiği vurgulandı.
Basın özgürlüğünün toplumun bütün kesimlerini ilgilendirdiği belirtilen açıklamada, şu talepler sıralandı:
- Tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın.
- Haber üzerindeki yargı baskısı sona ersin.
- Medyada kayyum uygulamalarına son verilsin.
- Hukuksuz erişim engelleri kaldırılsın.
- Kamu reklam ve ilanları adil ve eşit dağıtılsın.
- Basın özgürlüğünü ortadan kaldıran uygulamalardan vazgeçilsin.
Eyleme DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ile CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de katılarak destek verdi.

Açıklama, “Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur” mesajıyla sona erdi.
(EMK/EB)













