İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü fon soruşturması kapsamında yeniden ifadeye çağrılan eski AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül adli kontrolle serbest bırakıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yürüttüğü fon soruşturmasında, Kaya'yı “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet” suçlamalarıyla tutuklama talebiyle Nçbetçi Sulh Ceza Mahkemesine sevk etmişti.
Savcılık Kaya'nın eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğünü içeren adli kontrol talebinde bulunmuştu.
Adı geçenler, 5 Kasım sabahı İstanbul Adliyesi'nde ikinci kez şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Saat 20.00 sıralarında tamamlanan savcılık işlemlerinin ardından Fatma Betül Sayan Kaya hakkında saat 22.40'ta tutuklama talebinde bulunuldu.
163 milyon liralık yatırım, 2 milyarı aşan satış geliri
Kaya çifti, Nisan 2026'da Özata Denizcilik hisselerine yaptıkları yatırımların ardından, eylülde fon krizinin ortaya çıkmasından hemen önce gerçekleştirdikleri satışlarla gündeme gelmişti.
Soruşturma kapsamında kamuoyuna yansıyan mali verilere göre çift, Özata Denizcilik hisselerine toplam 163 milyon 46 bin lira yatırmış, yaklaşık dört ay sonra bu hisseleri 2 milyar 170 milyon lira dolayında bedelle elden çıkarmıştı. İki işlem arasındaki fark yaklaşık 2 milyar liraya ulaşıyordu.
İddiaların kamuoyuna yansımasının ardından Fatma Betül Sayan Kaya, AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden ayrılmıştı.
Başsavcılık 29 Eylül'de Kaya çiftinin mal varlıklarının dondurulması için ilgili kurumlara başvurmuştu. Çift, daha sonra elde ettikleri kazancın yaklaşık 1 milyar 860 milyon liralık bölümünü Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından bildirilen hesaba aktarmıştı. Yaklaşık 310 milyon liralık anapara ve faiz tutarının ise iade edilmediği bildirilmişti.
Savcılık: "Tasfiye kararını önceden biliyordu"
Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklamaya sevk yazısında, SPK'nin Özata Denizcilik (OZATD) hisselerindeki işlemleri inceleyerek Kaya'nın kamuya açıklanmamış, hisse fiyatını ve yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikte bilgilere sahip olduğu yönünde rapor hazırladığı belirtildi.
Savcılık, hisselerde nisan 2026'da başlayan fiyat hareketlerini ve Tera grubunun şirketleri ile yatırım fonları üzerinden gerçekleştirdiği yoğun alımları soruşturmanın temel unsurları arasında değerlendirdi.
Sevk yazısına göre Kaya, nisanda aldığı OZATD hisselerini, ilgili fonların tasfiyesine karar verilmesinden bir gün önce, 16 Eylül'de elden çıkardı.
Savcılık özellikle işlemin gerçekleştirilme biçimi üzerinde durdu.
Olağan takas süresi beklenmeden ödeme yapıldı
Savcılığın tespitlerine göre Kaya'nın hisseleri borsada olağan satış işlemiyle değil, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ'ye virman yoluyla devredildi. Hisselerin karşılığı aynı gün Kaya'nın hesabına yatırıldı.
Sevk yazısında, borsadaki olağan hisse satışlarında takas süresinin T+2 olduğu, yani satış bedelinin 2 iş günü sonra hesaba geçtiği hatırlatıldı. Kaya'nın işleminde ise hisselerin devriyle birlikte ödemenin aynı gün, T+0 şeklinde gerçekleştirildiği belirtildi.
Savcılık, fonların tasfiye kararından hemen önce gerçekleşmesi nedeniyle bu işlemi, Kaya'nın kamuya açıklanmamış bilgilere sahip olduğu iddiasını destekleyen unsurlardan biri olarak değerlendirdi.
Tera yöneticileriyle ilişkileri de dosyada
Sevk yazısında, Fatma Betül Sayan Kaya'nın Tera grubu yöneticilerinden Erdin Özel ile geçmişe dayanan bir tanışıklığının bulunduğu, hisse yatırımı süresince görüşmelerinin yoğun biçimde sürdüğü kaydedildi.
Kaya'nın ayrıca Tera Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile görüştüğü ve Tera bünyesinde yatırım hesabı açtığı da dosyada yer aldı.
Savcılık, Kaya'nın ilk kez borsa yatırımı yapmasına karşın yüksek miktarda hisse almasını, Tera yöneticileriyle temaslarını ve tasfiyeden bir gün önce gerçekleştirdiği satışı birlikte değerlendirerek hisse fiyatlarındaki hareketleri ve tasfiye kararını önceden bildiğini ileri sürdü.
Sevk yazısında şu değerlendirmeye yer verildi:
“Şüphelinin hissenin fiyat hareket aralığını bildiği ve yine tasfiye kararının verileceğini de bilerek işlemler yaptığı görülmektedir.”
Savcılık, kaçma ve delilleri karartma şüphesi bulunduğunu, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağını savunarak Kaya'nın tutuklanmasını talep etti.
Kaya çifti suçlamaları reddetmişti
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, 7 Ekim'de savcılığa verdikleri ilk ifadelerde hisse işlemlerine ilişkin suçlamaları reddetmişti.
Kaya, nisanda yaklaşık 250 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisseleri ağustos ve eylül aylarında sattığını belirtmiş; yatırım kararını herhangi bir yönlendirmeyle ya da kendisine iletilen özel bilgilerle vermediğini savunmuştu.
İlyas Kaya ise aynı dönemde yaklaşık 150 bin lot hisse aldığını ve satışlardan elde ettiği paranın bir bölümünü kısa süreliğine yatırım fonlarında değerlendirdiğini söylemişti. İşlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ve manipülasyon yapmadığını ileri sürmüştü.
Çift, soruşturmanın kamuoyuna yansımasının ardından elde ettikleri kazancın bir bölümünü gönüllü olarak iade ettiklerini de beyan etmişti.
Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise daha önce 30 Eylül'de ifade vermiş ve serbest bırakılmıştı.
Soruşturmada 433 şüpheli
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunun yürüttüğü dosyada çok sayıda sermaye piyasası işlemi ve bağlantılı şirket araştırılıyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in 3 Kasım'da açıkladığı verilere göre soruşturmada 433 şüpheli var. Bunlardan 112'si tutuklu, 186'sı adli kontrol altında. Hakkında yakalama kararı bulunan 38 kişi ise firari. Ayrıca 359 gerçek kişi ve 111 tüzel kişinin mal varlıkları ve banka hesapları hakkında tedbir uygulandı.
(AEK)


