Medyada "fon krizi" olarak adlandırılan, yüz binlerce yatırımcının tasarruflarını ve yüz milyarlarca liralık fon varlığını ilgilendiren finansal süreçlere yönelik operasyonlar ve sürecin siyasal boyutunu irdeleyen yayınlara yönelik sansür dalgası büyüyor.
İFÖD, Perşembe günü yaptığı açıklamada; bazı yatırım ve portföy yönetim şirketleri ile bunların ortaklarının siyasi/kamusal şahsiyetlerle ilişkilerini konu alan haberlerin engellendiğini duyurdu. Gazete Pencere, Evrensel ve Sözcü’de yayımlanan haberlerin engellenmesi, 5651 sayılı İnternet Kanunu’nun 8/A maddesine dayandırıldı. İFÖD’ün EngelliWeb sayfasından aktardığı kararlarda, engellenen haberlerin millî güvenliği veya kamu düzenini hangi somut nedenle tehlikeye düşürdüğüne dair ayrıntılı bir gerekçeye yer verilmediği görüldü.
Önce iktisatçı ve gazetecilerin hesapları kısıtlandı
ANKA'nın haberine göre, haber sitelerine yönelik bu kararlar, krizle ilgili bilgi akışına getirilen ilk sınırlama değil. İFÖD, 22 Eylül'de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve mahkeme kararlarıyla "spekülasyon amaçlı paylaşımlar" iddiasıyla çok sayıda X hesabına yönelik engelleme kararı alındığını açıklamıştı.
Engellenen 194 hesap arasında iktisatçılar Uğur Gürses ve Veysel Ulusoy, eski Hazine Müsteşarı Prof. Dr. Bilge Yılmaz ve gazeteciler Naz Yavuzarslan ve Dinçer Gökçe de ver. İFÖD'ün hesaplamalarına göre, erişim engeli getirilen hesapların toplam takipçi sayısı yaklaşık 12 milyon. dolayında.
X sosyal medya platformu kararın ardından, ilgili hesapların büyük bölümünü Türkiye'deki kullanıcılara kapattı. Bu uygulamayla, hesap sahiplerinin yalnızca fon krizine dair dijital içerikleri değil, tüm yayınları erişilemez hale getirildi.
Engellemeleri belgeleyen Prof. Dr. Yaman Akdeniz de sansürlendi
24 Eylül 2026'da sansür zincirine yeni bir halka eklendi. İnternet hukuku ve siber haklar alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Yaman Akdeniz'in X hesabı da yine 8/A maddesi kapsamında "millî güvenliğin korunması" gerekçesiyle engellendi ve Türkiye'de görünmez kılındı.

İFÖD kurucusu Yaman Akdeniz’e sansür: X hesabı erişime engellendi
Hangi haberler, hangi kamusal yarar adına engelleniyor?
Erişim engellerinin odaklandığı haberlerin konusu olan kriz, olağan bir piyasa dalgalanması değil. SPK, 17 Eylül'de Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Portföy, Pardus ve Bulls Portföy şirktlerince yönetilen 131 yatırım fonunu tasfiye sürecine aldı ve işlemleri kısıtladı. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre bu fonlarda toplam 455 bin 758 tekil yatırımcının varlıkları işlem görüyor.
Operasyonların yöneldiği varlıkların ve kesimin toplumsal ölçeğinin büyüklüğü, haberciliği doğası gereği şirketlerin para hareketlerinin ve kriz öncesi işlemlerinin haberleştirilmesini doğrudan kamu yararı kılıyor. Nitekim T24’ün şirket kayıtlarından yaptığı araştırmada, fon şirketlerinin arkasındaki holdinglerin yönetim kurullarında rektör, eski büyükelçi ve eski bakan yardımcısı eşi gibi kamuoyunca tanınan isimlerin yer aldığı ortaya konulmuştu.
Kriz öncesi 132 milyar TL'lik şüpheli çıkış
Gazete Pencere’nin fon verilerinden yaptığı hesaplamaya göre, tasfiye kararından yaklaşık iki hafta önce başlayan süreçte 15 bin 964 yatırımcı, 132 milyar lirayı aşan fon payını nakde çevirerek sistemden çıktı. Bu büyük miktardaki paranın hemen kriz öncesinde fondan çıkmış olması, "içeriden bilgiyle işlem (insider trading) mi yapıldı?" sorusunu gündeme getirdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ceza soruşturmasının da kimi hisselerdeki yüzde 100'e yakın olağandışı fiyat hareketleri ve manipülatif işlemler üzerinde yoğunlaştığı bildiriliyor.
Haber engellemede "gecikmesinde sakınca bulunma" kriteri
5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi; yaşam hakkı, can ve mal güvenliği ile millî güvenliğin korunması amacıyla, "gecikmesinde sakınca bulunan hallerde" bakanlıkların veya Cumhurbaşkanlığının talebiyle BTK tarafından idari kararla uygulanıyor ve sonradan hâkim onayına sunuluyor. Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) daha önce internet müdahalelerine "ölçülülük" ve "somut gerekçe" şartı getirmiş olmasına karşın, en gelleme kararları özel kişiler arasındali bir finansal yolsuzluk soruşturmasının haberleştirilmesinin "millî güvenliği nasıl tehlikeye düşürdüğü" sorusuna yanıt getirmekten uzak görünüyor.
(AEK)

