İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yedi finans kuruluşuna yönelik fon soruşturmasına ilişkin haber ve değerlendirmeleri nedeniyle gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılması için talimat verdi.
Anka'nın haberine göre, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı ayrıca muhabir Mustafa Balcı ile gazeteci Şaban Sevinç’in gözaltına alınması için de talimat verdiğini açıkladı.
Başsavcılığın Perşembe gecesi yayımladığı açıklamada, gazetecilerin basın-yayın organları ve sosyal medya üzerinden kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalarda bulundukları ileri sürüldü.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan fon soruşturmasına ilişkin olarak basın yayın organları ve sosyal medya üzerinden kamuoyunu yanıltıcı nitelikle yaptıkları açıklamalar nedeniyle İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç’in şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmak üzere hazır edilmeleri talimatı verilmiştir.”
Başsavcılık, gazetecilerin hangi açıklamalarının gerçeğe aykırı olduğunu, hangi somut bilgilerin kamuoyunu yanılttığını veya suçlamanın hangi yasa kapsamına girdiğini duyurmadı.
Ticaret Bakanı Bolat aynı gün suç duyurusunda bulundu
Başsavcılığın açıklaması, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmasından birkaç saat sonra geldi.
Bolat'ın suç duyurusunun gerekçesi, iki gazetecinin 7 Ekim'de Sözcü TV'de gündeme getirdikleri fon yatırımı iddialarıydı.
Murat Ağırel, televizyon yayınında, fon işlemleriyle bağlantılı olduğu öne sürülen bazı finansal yapılar içerisinde Bakan Bolat'ın da yatırımcı olarak yer aldığına ilişkin bilgiler aldığını belirtmişti.
Ağırel, Hedef Portföy ve EFG Enerji gibi şirketlerin adını anarak fonların değerinin yükseltilmesi ve bazı yatırımcıların soruşturmadan önce sistemden çıkmasıyla ilgili iddiaları aktarmıştı.
Bakan Bolat ise söz konusu iddiaları reddederek gazetecilerin kendisi hakkında gerçeğe aykırı bilgiler yaydığını savundu.
AA'nın haberine göre, Ticaret Bakanlığının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği suç duyurusu dilekçesinde iki gazetecinin açıklamalarının hakaret, iftira, kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlarını oluşturduğu ileri sürüldü.
Bolat: Hesabım kapatılmadı, paramı çekmedim
Bolat, 8 Ekim'de yaptığı açıklamada, 37,8 milyon liralık aile tasarrufunu 26 Şubat 2024'te Hedef Yatırım Portföy bünyesinde kira sertifikası niteliğindeki bir yatırım aracına yatırdığını kabul etti.
Ancak hesabın 16 Eylül 2026'da finans kuruluşlarına yönelik operasyon başlamadan önce kapatıldığı ve yatırımın iki katına çıkarılarak çekildiği iddialarını reddetti.
Bolat, söz konusu yatırımın hisse senedi değil, sukuk olarak bilinen kira sertifikası olduğunu, hesabının operasyon öncesinde veya sonrasında kapatılmadığını söyledi.
Bakan, 170 milyon liralık bir transferin gerçekleştirildiği iddiasına da karşı çıkarak bankalardaki işlemlerin incelenebileceğini belirtti.
Bolat'ın bu açıklamaları, fon soruşturmasındaki yatırım işlemlerinin niteliği ve zamanlamasına ilişkin tartışmaları sona erdirmedi.
Şaban Sevinç'in hangi açıklaması soruşturuluyor?
Başsavcılığın ifade talimatı verdiği üçüncü gazeteci Şaban Sevinç'in hangi televizyon programında veya sosyal medya paylaşımında hangi ifadeler dolayısıyla ifadeye çağrıldığı henüz açıklanmadı.
Ticaret Bakanlığının Ankara'daki suç duyurusu yalnızca İsmail Saymaz ve Murat Ağırel'i kapsıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının üç gazeteci hakkında verdiği ifade talimatının bu başvuruyla doğrudan bağlantılı olup olmadığı da henüz kesinleşmedi.
Fon soruşturması 131 fonu kapsıyor
Gazeteciler hakkındaki soruşturmanın arka planında, Eylül 2026'da yedi portföy yönetim şirketine yönelik işlemlerle başlayan ve yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon krizi bulunuyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın 7 Ekim'de TBMM'de yaptığı açıklamaya göre Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verdi.
Yılmaz, işlemlerin finansal sistemin geri kalanına yayılabilecek riskleri önlemek amacıyla gerçekleştirildiğini bildirdi. Fonların tasfiyesi ve yatırımcılara geri ödeme süreci devam ediyor.
Soruşturma, fonların yönetimi ve tasfiyesinin yanı sıra yüksek kazanç sağladığı ileri sürülen yatırımcıların siyasi bağlantılarıyla ilgili iddialar nedeniyle de tartışılıyor.
Son olarak Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kendileri veya yakınları hakkında dile getirilen fon işlemlerine ilişkin iddiaları reddetti. Göktaş, babası hakkında ileri sürülen iddiaların isim benzerliğinden kaynaklandığını savundu.
Fon soruşturmasının haberleştirilmesi de soruşturma konusu oldu
Üç gazetecinin ifadeye çağrılmasıyla fon skandalına ilişkin adli süreç, soruşturmanın kamuoyuna yansıtılma biçimini de kapsıyor.
Özellikle bakanların ve yakınlarının yatırımlarına ilişkin iddiaların gündeme gelmesinden sonra gazeteciler hakkında işlem başlatılması, soruşturmanın gerekçelerini daha da önemli hale getiriyor.
Basın ve ifade özgürlüğü bakımından belirleyici sorunun, gazetecilerin hangi somut açıklamalarının yanlış veya yanıltıcı olduğu ve bunların suç oluşturduğu iddiasının hangi kanıtlara dayandırıldığı olması gerekirken Başsavcılığın ilk açıklaması bu sorulara yanıt vermiyor.
(AEK)



