Tampere Üniversitesi ile Finlandiya Sosyal Sigortalar Kurumu Kela’nın araştırması, ülkede yaşayan 18 yaş altındaki çocukların 2017-2025 arasındaki reçete kayıtlarını inceledi.
Clinical Epidemiology dergisinde yayımlanan araştırma, dokuz yıllık dönemde 1 milyon 324 bin 517 çocuğa verilen 21,1 milyon ilaç teslimatını kapsıyor. Veriler, Finlandiya’nın ulusal elektronik reçete sistemi Kanta’dan alındı.
Araştırmaya göre, her yıl çocukların ortalama yüzde 50,4’ü en az bir reçeteli ilaç aldı. Bu oran 2017’de yüzde 52,9, 2025’te ise yüzde 52,5 olarak kaydedildi.
Araştırmacılar, toplam kullanımın büyük ölçüde sabit kalmasına karşın kullanılan ilaçların dağılımının önemli ölçüde değiştiğini belirtti.
Sinir sistemini etkileyen ilaçlar arttı
Sinir sistemini etkileyen ilaçları kullanan çocukların oranı 2017’de binde 107 iken 2025’te binde 155’e çıktı.
Artış özellikle ergenlerde görüldü. Araştırmacılar bu gruptaki yükselişte DEHB tedavisinde kullanılan uyarıcı ilaçlar, antidepresanlar ve melatoninin etkili olduğunu belirtti.
2017-2025 arasında çocuklarda:
lisdexamfetamin kullanımı yüzde 709,
sertralin kullanımı yüzde 305,
metilfenidat kullanımı yüzde 207 arttı.
Araştırmacılar, bu değişimin özellikle 14-17 yaş grubunda belirginleştiğini kaydetti.
Bununla birlikte araştırma, sinir sistemi ilaçlarındaki artışı doğrudan çocuklarda ruhsal hastalıkların aynı oranda arttığı şeklinde yorumlamıyor. Çalışma, reçete ve ilaç teslimat kayıtlarındaki değişimi ortaya koyuyor; hastalıkların görülme sıklığını ölçmüyor.
Antibiyotik kullanımı azaldı
Aynı dönemde enfeksiyonlara karşı kullanılan ilaçlarda ters yönde bir eğilim görüldü.
Bu ilaçların kullanım oranı 2017’de her bin çocukta 298 iken 2025’te 237’ye geriledi. Araştırmacılar, antibiyotik kullanımındaki düşüşün COVID-19 pandemisi sırasında hızlandığını ve kullanımın daha sonra 2017 seviyesine dönmediğini belirtti.
Araştırmanın sonucuna göre, antibiyotik kullanımındaki düşüş ile sinir sistemi ilaçlarındaki sürekli artış, Finlandiya’da çocuklara verilen reçeteli ilaçların yapısının dokuz yılda önemli ölçüde değiştiğini gösteriyor.
Ergenlerde daha fazla ilaç teslim edildi
Kela’nın araştırmaya ilişkin yayımladığı ek değerlendirmeye göre, reçeteli ilaç kullanan çocuklara yapılan ilaç teslimatlarının sayısı da arttı.
Bir çocuk için yıllık ortalama ilaç teslimatı 2017’de 4,2 iken 2025’te 4,9’a çıktı.
Artış 12-17 yaş grubunda daha belirgin oldu. Bu grupta çocuk başına yıllık ortalama ilaç teslimatı 4,6’dan 5,5’e yükseldi.
Kela Araştırma Müdürü Heini Kari, en büyük değişimin 14-17 yaş grubunda görüldüğüne dikkat çekerek gençlerin ilaç kullanımının bundan sonraki araştırmalarda daha yakından izlenmesi gerektiğini belirtti.

MUTFAKTAKİ KİMYACI / BÜLENT ŞIK
Çocuk Sağlığını Korumak İçin Klorpirifos Derhal Yasaklanmalı
Kız ve oğlanlar arasındaki fark ergenlikte değişiyor
Araştırmada yaş ve cinsiyete göre de farklılıklar görüldü.
Çocukluk döneminde oğlanlara kızlardan daha fazla ilaç verilirken, ergenlikte bu tablo tersine döndü. 17 yaşında kız çocuklarına yapılan ilaç teslimatlarının sayısı oğlanların yaklaşık 1,7 katına ulaştı.
Araştırmacılar, hormonal doğum kontrol ilaçları hesaplamadan çıkarıldığında da ergenlik dönemindeki farkın devam ettiğini belirtti. Bununla birlikte 2017-2025 arasındaki göreli artış 14-17 yaşındaki oğlanlarda daha yüksek oldu.
Reçetelerde özel sağlık hizmetlerinin payı arttı
Araştırma, ilaçları reçete eden sağlık kurumlarında da değişim olduğunu gösterdi.
Kamu sağlık hizmetlerinin tüm reçeteler içindeki payı 2017’de yüzde 62,1’den 2025’te yüzde 57,9’a geriledi.
Özellikle altı yaşından küçük çocuklarda reçete yazımı kamuya bağlı aile hekimliği ve genel pratisyenlik hizmetlerinden özel sektördeki çocuk doktorlarına doğru kaydı.
Araştırmacılar, özel sağlık hizmetlerine erişimin ailelerin ekonomik imkanlarına bağlı olması durumunda bu değişimin çocukların ilaçlara erişimindeki eşitsizlikleri artırabileceği uyarısında bulundu. Ancak çalışma sosyoekonomik koşulları doğrudan incelemediği için bu konuda kesin bir sonuç ortaya koymadı.
Araştırmacılar, dokuz yıllık dönemi “toplam hacmin sabit kaldığı ancak yapının değiştiği” bir süreç olarak tanımladı.
(NÖ)

