Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu HDP’li siyasetçilerin tutuklanmasının üzerinden 10 yıl geçti. 4 Kasım 2016’da düzenlenen operasyonlarda çok sayıda milletvekili ve siyasetçi gözaltına alındı; Demirtaş ve Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu isimler tutuklandı.

6-8 EKİM PROTESTOLARI
DEM Parti: Kobani hakikatiyle yüzleşilirse barış ancak mümkün hale gelir

Demirtaş ve Kobani tutuklularının tahliye talebi reddedildi
Kandıra Cezaevi’nde tutulan Figen Yüksekdağ, tutuklamaların 10. yılında İlke TV’den Sevda Çetinkaya’ya konuştu. 4 Kasım gecesini, tutukluluğunu, Kürt meselesinin çözümü için yürütülen süreci ve kadınların barış mücadelesindeki rolünü değerlendiren Yüksekdağ, yaşananları “apoletsiz bir darbe” olarak nitelendirdi.
"Cehennemin kapısı açılıyor dedi"
Dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla başlayan ve 4 Kasım tutuklamalarıyla yeni bir aşamaya geçen sürecin yalnızca HDP’yi hedef almadığını söyleyen Yüksekdağ, bunun muhalefetin tasfiyesine uzanan bir müdahale olduğunu belirtti.
“4 Kasım’da ‘Bakın bugün bize, yarın herkese’ dedik, o günden bu yana da diyoruz. Cehennemin kapısı açılıyor dedik, maalesef haklı çıktık. Bazıları duydu, çoğunluğu duymadı” diyen Yüksekdağ, baskıların bugün gazetecilerden kadınlara, emeklilerden ekoloji gönüllülerine kadar geniş bir kesimi etkilediğini söyledi.
Tutuklandığı geceyi de anlatan Yüksekdağ, 3 Kasım’ı 4 Kasım’a bağlayan gece saat 01.00’i geçerken kapısı çalındığında gözaltına alınmayı beklediğini belirtti.
“İlk düşündüğüm şey ‘Direne direne kazanacağız’ oldu. 10 yıldır görmediğim evimden çıkarken gözaltına almaya gelenlere, oradaki herkese de bunu söyledim yüksek sesle. Direne direne kazanacağız. Biz neyi mücadele etmeden, direnmeden kazandık ki” diye konuştu.
Yüksekdağ, “Bugün barış hakkını kazanmak için bile direnmek zorundayız” dedi.
"Hayallerimizi öldüremediler"
Tutukluluğunun ne kadar süreceğine ilişkin hiçbir zaman bir zaman sınırı koymadığını söyleyen Yüksekdağ, HDP’nin toplumsal değişim ve dönüşüm potansiyelinin ortadan kaldırılmak istendiğini belirtti.
“Bunu bir daha hayal bile edilemez hale getirmek istediler. Bunun için çok sert şeyler yaşandı. Ama hayaller ne engellenebilir ne yasaklanabilir” diyen Yüksekdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ben hâlâ hayal kuruyorum. Sokakta kime sorsanız en darda olanı bile hayal kuruyordur. Bizim hayallerimizi öldüremediler. Beni 10 yıl boyunca ayakta tutan bu.”
Halkla kurdukları bağın kopmadığını söyleyen Yüksekdağ, “Barışla buluşmadan vademiz dolmadı herhalde” diye konuştu.
‘Somut adımlar atılması gerek’
Kürt meselesinin çözümü için yürütülen sürecin geldiği aşamayı değerlendiren Yüksekdağ, Abdullah Öcalan’ın sürecin başından bu yana önemli bir rol üstlendiğini söyledi.
“Sayın Öcalan sürecin en başından beri buzkıran rolü oynuyor. Kendi sözünün arkasında duruyor” diyen Yüksekdağ, sürecin durakladığı yönündeki değerlendirmelere ilişkin de şunları söyledi:
“Ama şimdi bir donma durumu var deniyor. Eğer varsa böyle bir donma durumu, bütün muhatapların, en başta Cumhur İttifakı’nın sözlerinin arkasında durması gerek. Somut adımlar atılması gerek.”
Türkiye halklarının barış için ortaya çıkan fırsatı bir kez daha kaçırmaması gerektiğini vurgulayan Yüksekdağ, bölgedeki gelişmelere dikkat çekti.
Kadınların bir araya gelerek barış mücadelesini büyütmesinin önemine dikkat çeken Yüksekdağ, konferansın yeni bir başlangıç olabileceğini söyledi.
“Bu bir başlangıç, önemli bir fırsat, genişlemek için… Çoğalmak için” diyen Yüksekdağ, kadınların barışın ve demokratik toplumun kurulmasındaki rolünü şöyle anlattı:
“Barışın ve demokratik toplumun kurucu aklı da iradesi de kadındır.”
Kadınların dayanışmasının yalnızca konferanslarla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Yüksekdağ, bu mücadelenin mahallelerden fabrikalara, atölyelerden okullara ve sokaklara yayılması çağrısı yaptı.
Dışarıdaki kadınlara ve tüm toplumsal kesimlere seslenen Yüksekdağ, “Herkes bugüne ve geleceğe güvenle baksın. Kendimize ve birbirimize güvenmek için çok sebebimiz var. Kendi gücümüzün farkında olalım, kopmayalım” dedi.
Yüksekdağ, “Bütün gadre uğrayanlar, ezilenler, itirazı olanlar… Ne kadar bağ kurabilirsek, bu çukurdan o kadar hızlı çıkabiliriz” dedi.
Cezaevi önlerinde açıklama yapılacak
4 Kasım tutuklamalarının 10. yılında DEM Parti, Edirne ve Kocaeli’deki cezaevleri önünde açıklama yapacak.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Edirne Cezaevi’nde tutulan Selahattin Demirtaş’ı ziyaret ettikten sonra saat 13.00’te cezaevi önünde konuşacak. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise saat 14.00’te Figen Yüksekdağ’ı ziyaret edecek ve ardından Kandıra Cezaevi önünde açıklama yapacak.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Demirtaş’ın tutukluluğuna ilişkin kararlarında hak ihlalleri tespit etmiş ve serbest bırakılması gerektiğine hükmetmişti.

CEZAEVİNDEN MEKTUPLA SÖYLEŞİ
Figen Yüksekdağ: Kürt hareketi, barışın muhatabı olmaktan hiç vazgeçmedi
(EMK)



