Faturayı ödemek için boğazdan kısma devri
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) ‘geçim şartlarını’ ortaya koymak için her ay düzenli olarak yaptığı Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın Ağustos sonuçlarını açıkladı.
Buna göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin;
- Sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 37 bin 388 TL’ye,
- Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 121 bin 786 TL’ye,
- Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 48 bin 305 TL ’ye,
yükseldi.
Böylelikle açlık sınırı, 28 bin 75 TL olan asgari ücretin 9 bin 313 TL üzerine çıktı. Yılın ilk ayı ocakta aradaki fark 3 bin 149 TL idi.
Ocak’ta açlık sınırı 31 bin 224, yoksulluk sınırı 101 bin 706, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyetini’ de 40 bin 541 TL’ydi.
TÜRK-İŞ, Temmuz’da da açlık sınırını 36 bin 940 TL, yoksulluk sınırını 120 bin 325 TL, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyetini’ de 47 bin 758 TL olarak açıklamıştı.
TÜRK-İŞ, araştırma raporunda şunları kaydetti:
“TÜRK-İŞ çalışması sonucu açıklanan yoksulluk sınırı tutarı, işçinin eline geçmesi gereken ücret düzeyi değildir. Bu değerlendirme eksik bir yaklaşımın ifadesi olacaktır. Yoksulluk sınırı tutarı, ailenin yapması gereken insan onurunun gerektirdiği harcama düzeyidir ve bir bakıma, haneye girmesi gereken toplam gelirin alt sınırını ortaya koyan önemli bir göstergedir. Ancak çoğu zaman, ücretli çalışan ailenin tek gelir kaynağı olduğundan yoksulluk sınırı tutarı olması gereken ücret düzeyi olarak görülmektedir.
Yinelemek gerekir ki, bu çalışma, tüketici fiyatları endeksi olarak değerlendirilmemelidir. Dar gelirli ailelerin elde ettiği gelirin yeterli ve dengeli beslenme için gerekli harcamaları bile karşılayabilecek düzeyde olmadığı açıktır. Aileler, düşük düzeydeki geliriyle beslenme ve beslenme dışı harcamaları karşılayabilmek için çeşitli malların fiyatlarını da dikkate alarak tüketim malları arasında tercihte bulunmak zorunda kalmaktadır. Çoğu zaman fiyatı yüksek olan gıda maddeleri yerine fiyatı düşük olan gıda maddelerini seçmektedir.
Bu durumda olan aileler, büyük bir olasılıkla beslenme dışı harcamalarının (kira, ulaşım, yakıt, elektrik ve benzerleri) bir kısmını da beslenme harcamalarından kısarak elde edebilmektedir. Sonuçta, gelir düzeyinin düşük ve yetersiz olması, dar gelirli kişi ve ailelerin sağlıksız ve dengesiz beslenme yapmasına yol açmaktadır.”
(HA)