Faruk Bildirici: Medya, olmayan “Alman otomobil devini” Türkiye’ye getirdi
Medya ombudsmanı Faruk Bildirici, bugünkü köşe yazısında son günlerde çok sayıda internet sitesinde yayımlanan “Alman otomobil devi Türkiye’ye geliyor” haberlerini eleştirdi.
Halk TV, Haber 7, Cumhuriyet, GZT, Sözcü ve Yeni Akit’in de aralarında bulunduğu çeşitli mecralarda yayımlanan haberlerde “Siegfried Marcus Automobile” adlı şirketin Türkiye’de üretim yapabileceği öne sürülmüş, Avrupa tip onaylarının alındığı ve binlerce aracın üretilerek müşterilere teslim edildiği ifade edilmişti.
Bildirici ise yaptığı araştırmada, Almanya’da “Siegfried Marcus” adıyla bilinen yerleşik bir otomobil markasına ilişkin somut bir veriye rastlamadığını belirtti.
Siegfried Marcus’un 19. yüzyılda yaşamış Avusturyalı bir mucit ve mühendis olduğunu hatırlatan Bildirici, Marcus’un 1870 yılında günümüz otomobillerinin öncüllerinden kabul edilen benzinli bir araç geliştirdiğini, Avusturya’da da adına kurulmuş bir antika otomobil müzesi bulunduğunu aktardı.
Haberler ajanslardan yayıldı
Bildirici’nin aktardığına göre Forbes Türkiye, Ekonomim, Otometre, Muhalif, Türkgün, 12Punto, Yeniçağ ve Korkusuz’un da aralarında olduğu çok sayıda internet sitesinde yer alan haberler, ilk olarak 14 Ağustos’ta ANKA ve DHA tarafından servis edildi.
Haberlerde Özgür Baklan’ın açıklamalarına yer verildi. Baklan, haberlerde kendisini “Siegfried Marcus Automobile’nin en büyük hissedarı ve kurucu ortağı” olarak tanıtırken, yüz milyonlarca euroluk yatırım planından ve Avrupa’nın üç bölgesi ile Türkiye’de üretim ortaklarıyla teknik ve ticari görüşmeler yürütüldüğünden söz etti.
Bildirici ise Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarına göre Baklan’ın İstanbul’daki “Özgür Baklan Global Otomotiv” adlı şirketinin unvanının 4 Ağustos’ta “Siegfried Marcus Global Otomotiv” olarak değiştirildiğini yazdı. Şirket adresinin ise İstanbul Caddebostan’daki bir daire olduğunu belirtti.
“Test sürüşü yapmak istedim, henüz araç olmadığını söylediler”
Bildirici daha sonra Almanya’daki “Siegfried Marcus Deutschland GmbH” adına yaptığı araştırmada karşısına “marcuscar.com” adlı internet sitesinin çıktığını, kısa süre önce kurulan sitede telefon ve adres dışında şirketin faaliyetlerine ilişkin ayrıntılı bilgi bulunmadığını anlattı.
Sitede “Sipariş” ve “Test sürüşü” seçeneklerinin de yer aldığını belirten Bildirici, internet sitesindeki telefon numarasını aradığını ve gazeteci olarak kendisini tanıtarak test sürüşü yapmak istediğini yazdı.
Ancak telefondaki yetkililer, henüz ellerinde araç bulunmadığını, araçların yakında geleceğini ve Türkiye’de resmi işlemlerin sürdüğünü söyledi. Bildirici yaşadıklarını ve sonrasını ise şöyle anlattı:
“Sitedeki telefon numarasını aradım, gazeteci olarak kendimi de tanıttım. Test sürüşü yapmak istediğimi söyledim. Henüz ellerinde araç olmadığı, yakında geleceği, Türkiye’de resmi işlemlerin devam ettiği karşılığını verdiler. 'Binlerce aracın nerede olduğu' sorusunu 'Çin’de üretilen beş bin araç Asya ülkelerinde dolaşıyor' diye yanıtladılar. 'Hangi Asya ülkesi?' sorusuna da 'Himalayalar’da' yanıtı aldım!
Tabii Himalayalar’da olduğu söylenen bu araçlara dair de bir veri yok ortada. Somut olan tek veri, Türkiye’de çıkan bu 'Alman otomobil devi Türkiye’ye geliyor' haberleri. Nitekim internet sitesinde de sadece bu haberler kaynak gösteriliyor.
Anlaşılan en iyimser değerlendirmeyle bile yeni bir projenin pazarlanması girişimi söz konusu. Nihayetinde medya, olmayan bir otomobilin pazarlanması için kullanılmış.
Hep vurguluyorum, gazetecilikte şüphe ve soru sormak esastır. Önünüze gelen her açıklamayı, her bülteni, her sözü gerçek kabul edip haber yapamazsınız. Sorgulamadan aktarırsanız işte böyle istemeden de olsa birilerinin girişimlerine alet olursunuz.
Özgür Baklan’ın açıklamasını yayımlayan mecralar ise hiç soru sormamış, kuşku duymamış. Ne şirket araştırılmış ne de otomobil. Şüpheden uzaklaşılınca sonuç kötü...”
(HA)