Avukat davada cinsiyetçilik yaptı
Sanık Barış Can A.’nın müdafi Av. Mehmet Metin Karagöz, “Kadın cinayeti diye bir şey yok. Cinsiyetlendirilmiş cinayet olmaz. Ben kendimi bu kadar baskı altında hissederken, ama maalesef bir yargılama yok.”

Sanık Barış Can A.’nın müdafi Av. Mehmet Metin Karagöz, “Kadın cinayeti diye bir şey yok. Cinsiyetlendirilmiş cinayet olmaz. Ben kendimi bu kadar baskı altında hissederken, ama maalesef bir yargılama yok.”
Barış Can A. Mütalaaya karşı beyan verdi. Şöyle dedi:
“Delil karartmadım, suçlamaları kabul etmiyorum. 14 aydır tutukluyum, bakmakla yükümlü olduğum iki aile büyüğüm var. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum.”
Sanık Yusuf Ziya S. mütalaaya karşı konuştu şöyle dedi:
“Ben görmediğim bilmediğim bir şeyi nasıl yok etmeye çalışabilirim? Hiçbir şekilde konuya dair bilgim dahlim yoktur. Burada bir suç delili olabileceğini ben nerden bileyim. Ben orada 15-20 dakikalık bir yolculukta bulundum. Benim şüpheleneceğim bir durum söz konusu. Herhangi bir suç delilini görmedim. Suç delilin karatılmaya yönelik bozmaya yönelik hiçbir şekilde eylemim olmadı. Ben bu suç delillerini karartmaya çalışan bir insanın petrol ofisinde ne işi var? Camii avlusunda çay içerken yakalandık. Ben 14 aydır tutukluyum. 20 aydır nişanlıyım. Her mahkeme tarihi ertelendiğinde düğün tarihimi erteliyorum. Biri bana desin senin suçun ne? Benim suçum 15 dakika araçta olmak mı? Suç delillerini karatmak diyorlar. Ben neyi karartmışım? Polise valizi teslim eden, yerini gösteren biziz. Suç delilini saklamaya çalışsam polise yerini mi söylerim. 14 aydır mağdurum. Maddi olarak mağdurum. Psikolojik olarak dağılmış durumdayım. Dışarda beni bekleyen de kadın. Bir can gitmiş ben tabiki üzgünüm. Allah rahmet eylesin. Pişmanlık yok ne demek? Benim bir suçum olsa ben pişman olayım, suçum yok pişman değilim. Suçu olmayan bir insan nasıl pişman olsun? Üzgünüm ben, genç bir kızın bu hayatta koparıldığı için üzgünüm. Bu olayın içinde olduğum için üzgünüm. Genç bir insan öldüğü için üzgünüm” dedi.
Baş şüpheli Cemil A., SEGBİS'le bağlanıyor. Duruşmadan çıkmak istedi. “Tuvaletim geldi gitmek istiyorum” dedi. Mahkeme başkanı “Üç kere böldün hayır” dedi. Sanık avukatı itiraz etti.
Davada yargılanan polis memuru İlker U., “Ben makbulü tanısaydım o ölmezdi muhtemelen. Söyleyecek çok şeyim var. Her şey ortada. Suç varsa beni cezalandırın. Varsa suçum beni cezalandırın. Bir gün verse de fark etmiyor. Kamu görevlisi arkadaşlar özellikle takip etsinler bu davayı.”
İlker U., “Ben telefonda kaçacak yer aramam akla mantığa uymaz. Cenazeyi yok etmek ne demek ben bunu bilirim bunun sonlarını da bilirim. Bu gibi bir olayın içinde bilerek içinde olmak isteyen insan aptaldır. Bilmiyor olması gerekir. Ben gittiğimi inkar etmiyorum zaten. Valizi taşıyan insanlardan bile daha ağır ceza isteniyor.. Valizin varlığından bile haberim yok. Ben kamu görevlisi olduğum için bana yüksek ceza isteniyor. Ben delil karartmak isteseydim karartırdım. Ben 18 yıllık polisim. Kanıt bulmayı ve yok etmeyi bilirim. Yapmadım" dedi.
Ayşe Tokyaz’ın avukatlarının tamamı, tutukluluk hallerinin devamını istedi ve “En ağır ceza verilsin” dedi.
Sanık Cemal A., “Ben bu aileye beş altı ay hizmet verdim. Yurda giderken, staja giderken… Dört beş ay boyunca ben onlarlayım. Sitenin giriş çıkış kartları da Ayşe Hanım adına. Cemil bu süreçte Eskişehir’deydi. AVM’ye gittiğimiz gün de beraber gittik. O kadar samimiydik. Esra Hanım’la buluştular, alışveriş yaptılar. Ben arabayı park ettim. İşleri bitince telefonlaştık, kahve içtik, arabayı almaya gittim. Ayşe Hanım ve Esra Hanım beraberdi.
Onun isteği üzerine Cemil’in evine gittik. Bana deseydi böyle bir durum var diye, ben onu koruyacak bir insandım. Onu evine bıraktım, bir iki gün sonra bu olay gerçekleşiyor. Cemil beni aradı, ‘Baldızımı al’ diye ısrar etti. Esra Hanım’ı aradım. ‘Esra’nın Ayşe’nin eşyalarını alıp Cemil’in evine götüreceğiz’ dedi. Esra Hanım konumu bana atmıştı. Esra bana ‘Gelme’ dedi.
Ben yarı yoldayım. Cemil’in bana vereceği para bin lira, çocuklarımın harçlığı çıksın diye. Esra’yı aldım, navigasyonu açtım, sahil yolundan yurda gittim. Demin beni aradı, ‘Kocaeli’ne gideceğim, siz yüzükleri hazırlayın’ dedi. Esra Hanım ön koltukta, yurda gittik. Esra yurda girdi, yarım saat olabilir. Üç sefer Cemil’i aradım. ‘Cemal abi, annem hasta, Ayşe ile görüşmesi lazım, Cenk’in evine gidelim’ dedi.
Benim burada suçum ne olabilir? Bu yaptığım hizmetlerden bir eksiğim varsa bir kere değil, bin kere pişmanlığımı dile getiririm. Ben de aile sahibiyim. Çocuklarım okula gidemiyor. Bu olayı mahkeme heyetinize ve Allah’a havale ediyorum” dedi.
Aile bakanlığının avukatı sanıkların beyanlarının çürüttüğünü söyledi. “Bu olayın organize bir kadın cinayeti olduğu kanıtlandı. Sanıkların yalan beyanlarını raporlar çürüttü. En yüksekcezayı almalarını istiyoruz” dedi.
İstanbul’da üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ı öldürmekten yargılanan ihraç polis memuru Cemil Koç’un, bir erkeğe şiddet uyguladığı görüntüler ortaya çıktı.
Görüntülerde Koç’un erkeği darp ettiği, kafasına vurduğu ve sinkaflı küfürler ettiği görülüyor.
Ayşe Tokyaz’ın ikiz kardeşi Esra Tokyaz, söz konusu iki görüntüyü bugün davanın görüldüğü mahkemeye sundu.
🔻 Ayşe Tokyaz davası başladı
— bianet (@bianet_org) September 9, 2026
👉️ Duruşmada konuşan Esra Tokyaz, “Hepsinin ceza almasını istiyorum” dedi. Elimde bir cd var. Belki duruşmanızı etkileyecek bir şey değildir karakollardaki işkence görüntüleri bunu da dosyaya sunmak istiyorum” dedi.
Haber: Evrim Kepenek… pic.twitter.com/92cOqQ5xtX
Avukat Gülyeter Aktepe, “Bu yargılamayı takip etmemizin temel motivasyonunun birçok nedeni var. Bunlardan bir tanesi, bu suç şebekesinin önümüze bir harita koyması. Erkek şiddetine maruz kalırsanız sizin şikâyet dilekçeniz savcının önüne geçmeden sanığın önüne gider.
Buraya saatlerce ayakta durmak pahasına karakolda basın açıklaması yapan, Türkiye’nin birçok yerinde kadın hakları merkezlerinin bu yargılamayı takip etmesinin temel motivasyonu budur.
Bir kadın cinayeti dosyasında bu şebekenin hiçbir indirim almaksızın ağır ceza aldığını görmek… Bunun görülmediği, faillerin cezalandırılmadığını gördüğü ihtimalde failler, hapishaneden ‘Buradan tahliye olduğumda seni öldüreceğim’ diye mektup yazıyor.
Bu ülkede her gün üç kadın katlediliyor. Bu duruşmalardaki kararların emsal kararlar olması, verilen hükümlerin kamu vicdanında yer ettiğini gösteren; sadece vicdan olarak değil, dosyadaki kanıtlarla bu sanıkların tamamının en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz.”
Ayşe Tokyaz'ın ailesi konuştu, "Hiçbiri indirim almadan sonuçlansın her şey. En ağır cezayı alsınlar" dedi.
Esra Tokyaz konuştu. “Hepsinin ceza almasını istiyorum” dedi. Elimde bir cd var. Belki duruşmanızı etkileyecek bir şey değildir karakollardaki işkence görüntüleri bunu da dosyaya sunmak istiyorum”
Esra Tokyaz duruşma öncesinde konuştu, "Avukatlarında yine değişiklik oldu, 2 gün önce istifalarını verdiler. Bugün umarım ertelenmez ve bugün bir karar çıkar” dedi.

Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler Kampanya grubu duruşma öncesinde basın açıklaması yaptı.
"Bu duruşmalarda ayrıca kadının özel hayatını didikleyerek namus söylemini erkek şiddetini aklamak için kullanan sanıklardan, “kadın cinayeti yoktur” diyen avukatlara, mahkemeyi de nasıl bu organize suç üreten erkek dayanışmasının bir parçası haline getirmeye çalıştıklarını gördük, ifşa ettik."
"Bugün bu erkeklerin alacağı cezaların yalnızca olay sonrasında bir delili yok etmek üzerinden değerlendirilmemesi gerekiyor. Bir kadının katledilmesinin bile oldukça sıradan ve önemsiz bir meseleymişcesine konuşulmasından anlıyoruz ki; burada suçun hayatın gündelik bir parçası olduğu, sistematik bir ortaklık söz konusu."
"Olay öncesi ve sonrasında çeşitli erkekler arasındaki işbirliği; gündelik erkek şiddetine, bir kadının mücadelesi sayesinde şüpheli ölüm olarak kalmamış bir kadın cinayetine ve bununla birlikte açığa çıkan suçlara alan açıyor. Gerçek adalet için tekil tekil işlenmiş suçları değil, bu organize suç çetesini gören bir karar verilmesini bekliyoruz.
"Bugün biz bu mahkemeden “erkek adalet değil gerçek adalet” istiyoruz. Ancak sadece bu mahkemede değil, kardeşini arayan Esra Tokyaz’ı oyalayan, katile bilgi veren, Esra’yı taciz eden polislerin yargılandığı diğer davada da adalet istiyoruz. Biliyoruz ki; Küçükçekmece Halkalı ve Kanarya karakollarındaki fail erkekleri koruyan, suç ortağı olan polisler, ilk duruşmada tahliye edildi, tutuksuz yargılanıyor."
"Soruyoruz; serbest bırakılan bu polisler hala görev başında ve kadınlar şiddete uğrayınca bu polislere mi başvurmak zorunda bırakılıyor? Bu davanın kamuoyundan kaçırılarak üstünün örtülmesine de izin vermeyeceğiz."
Birazdan duruşma salonuna geçeceğiz. Umarız ki katilin bir duruşmada daha salondaki herkese ahkam kesmesi yerine, daha fazla kadının erkek şiddetiyle yaşamaması ve öldürülmemesi için verdiğimiz mücadelede emsal bir karar çıkar. Her alanda erkek şiddetiyle yüz yüze gelmediğimiz, şiddetin karşısında çaresiz bırakılmadığımız bir hayat istiyoruz. Bunun için mücadele etmeye devam edeceğiz."
İstanbul’da üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ın öldürülmesine ilişkin dava Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün devam ediliyor.
Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını açıkladığı davada, mahkemenin kararını açıklaması bekleniyor.
Dosyada, Ayşe Tokyaz’ın öldürülmesinin ardından eski polis Cemil K.’ye Esra Tokyaz’ın ifadelerini gönderdikleri iddiasıyla iki polis memurunun da yargılanmaya başlamasıyla birlikte 9’u tutuklu 11 erkek sanık bulunuyor.




