Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) eski Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras'ın yargılandığı davada karar çıktı.
İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, sanıklar Orhan Turan ve Mehmet Ömer Arif Aras ile avukatları katıldı.
Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, bir önceki celsede verdiği mütalaasını tekrar etti.
Esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yapan Aras, konuşmasının ana temasının ekonomik kalkınma olduğu iddia etti.
Konuşmalarının satır arasından suç üretilmeye çalışıldığını öne süren Aras, bu durumun hukuka olan güveni zedelediğini iddia etti.
Aras, konuşmasında gerçek dışı bilgiye yer vermediğini, bunun TÜSİAD'ın internet sitesine yüklenmesine dair özel talimatı olmadığını, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini kaydederek beraatini talep etti.
Sanık Orhan Turan da konuşmasında hukukun üstünlüğünün herkes için önemli olduğunu vurgulamaya çalıştığını anlattı.
Suçlamaları kabul etmediğini ifade eden Turan, beraatine karar verilmesini istedi.
Sanıkların avukatları müvekkillerinin üzerine atılı suçlardan beraatine karar verilmesini talep etti.
Davayı karara bağlayan mahkeme, sanıkların üzerine atılı "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlerine karar verdi.
Aras ve Turan'ı, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan ise 1'er yıl 3'er ay 18'er gün hapisle cezalandıran mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kararlaştırdı.
Mahkeme ayrıca sanıkların 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına da hükmetti.
Ne olmuştu?
TÜSİAD'ın 13 Şubat 2025'teki Genel Kurulu’nda, hükümetin ekonomi başta olmak üzere güncel politikalarını eleştiren konuşmalar yapılmıştı.
Konuşmalarda son dönemdeki gözaltı ve tutuklamalar, gazetecilere yönelik baskı, kayyım atamaları, teğmenlerin ihraç edilmesi, Kartalkaya’daki otel yangını, İliç’teki maden faciası gibi geniş yelpazede konulara değinilmişti.
İlk olarak kürsüye çıkan Orhan Turan şöyle demişti:
"Tüm vatandaşlar kanun önünde eşittir. Devlet de hukukla bağlıdır. Her kademede yönetim keyfi değil, hukuk kurallarına göre yapılır. Burada sorun varsa her yerde sorun çıkar. Hukuka güven kalmazsa güvensizlik, istikrarsızlık ve belirsizlik her yere sirayet eder."
Ardından söz alan Aras da "Ülke olarak moralimiz bozuk. Güven bunalımı yaşıyoruz. Bunun nedeni çöken sistem” demişti. Ayşe Barım ile Halk TV genel yayın yönetmeni Suat Toktaş'ın tutuklanmasını ve Ekrem İmamoğlu’na açılan davaları eleştirmişti.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da "Sivil toplum kuruluşlarının görüş açıklaması elbette demokratik bir hak olmakla birlikte, yargıyı ve siyaseti yönlendirme çabaları, demokrasinin ruhuna ve hukukun üstünlüğü ilkesine aykırıdır" sözleriyle konuşmalara tepki göstermişti.
Hemen arından da Aras ve Turan gözaltına alınmıştı. Polis nezaretinde ifadeye götürülen iki isim yurt dışına çıkış yasağı kararıyla serbest kalmıştı.

TÜSİAD: Güven bunalımı yaşıyoruz, bunun nedeni çöken sistem
(HA)











