Almanya’nın dış istihbarat teşkilatı Federal İstihbarat Servisi’nin (Bundesnachrichtendienst-BND) eski Başkanı August Hanning, casusluk ve vatana ihanet soruşturması kapsamında tutuklandı.
Federal Başsavcılığın açıklamasına göre 6 Ekim’de gözaltına alınan Hanning, 7 Ekim’de Federal Yüksek Mahkeme’de soruşturma hâkiminin önüne çıkarıldı. Hâkim tutuklama emrini yürürlüğe koyarak Hanning’in soruşturma süresince cezaevinde tutulmasına karar verdi.
Federal Başsavcılık Hanning’i yabancı istihbarat adına ajanlık faaliyeti, vatana ihanet niteliğinde casusluk, devlet sırlarını elde etme ve vatana ihanete teşebbüs şüphesiyle soruşturuyor. Eski büro şefi Manfred D. de aynı dosyada yardım suçlamalarıyla tutuklu bulunuyor.
12 yıl boyunca yabancılara belge aktarımı
Soruşturma kapsamında, Hanning’in 2005’te BND Başkanlığından ve 2009’da emekli olarak memuriyetten ayrılmasından sonra da teşkilat içindeki gizli bilgilere erişimini sürdürdüğü iddia edildi.
Savcılığa göre Hanning’in eski çalışma arkadaşı Manfred D., 2010’dan 2022’ye kadar Hanning’e yaklaşık 2 bin BND belgesi aktardı. Manfred D., Hanning’in BND’deki büro şefiydi; daha sonra teşkilata dönerek Hanning’den sonraki BND başkanlarının da büro şefliğini yaptı ve çok hassas istihbarata erişimini korudu. Hanning’in bu bilgiler karşılığında Manfred D.'ye ödeme yaptığı ve belgeleri özel danışmanlık faaliyetlerinde değerlendirdiği öne sürülüyor.
Belgeler arasında, BND’nin Başbakanlık için hazırladığı haftalık istihbarat değerlendirmelerinde kullanılan materyallerin; İran’ın nükleer programına ve Rus ordusuna ilişkin raporların ve müttefik servislerden gelen gizli bilgilerin de yer aldığı bildiriliyor. Bu nedenle olası zararın yalnızca Almanya'nın devlet sırlarıyla sınırlı kalmayıp, BND’nin uluslararası ortaklarıyla güven ilişkisine de uzanabileceği değerlendiriliyor.
Yabancı servis hangisi?
Federal Başsavcılık, Hanning’in, elde ettiği bilgilerden en az bir kez bir yabancı istihbarat servisi mensubu için analiz hazırlamakta yararlandığını belirtiyor. Ancak hazırlanan analizin muhatabına ulaşıp ulaşmadığı henüz tespit edilmemiş.
Savcılık ilgili yabancı servisi açıklamadı. Alman basını Azerbaycan bağlantısı üzerinde durdu; ancak bu bağlantı resmî olarak doğrulanmış değil. Azerbaycan da iddiayı reddetti.
Mevcut soruşturma bilgilerine göre dosyada Rusya adına casusluk yapıldığına ilişkin bir bulgu yok. Bazı belgelerin Rus ordusuyla ilgili olması, bilgilerin Rusya’ya aktarıldığı anlamına gelmiyor.
Casusluk soruşturması başka bir dosyadan çıktı
Hanning hakkındaki casusluk dosyası, başka bir soruşturma sırasında ele geçen belgelerden ortaya çıktı.
Hamburg’da yürütülen Christina Block çocuk kaçırma soruşturması kapsamında Hanning’in ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda, artık onda bulunmaması gereken güncel BND belgelerinin bulunduğu bir harici bellek ele geçirildi. Bunun üzerine dosya Federal Başsavcılığa gönderildi ve BND ile Federal Kriminal Dairesi'nin de katıldığı ayrı bir gizli soruşturma başlatıldı.
Almanya istihbarat tarihinin en üst düzey casusluk vakası
Federal Almanya’nın istihbarat tarihinde daha önce de ağır casusluk ve sızma vakaları görüldü.
1961’de BND içinde üst düzey görevlere kadar yükselen Heinz Felfe’nin Sovyet KGB’sine çalıştığı ortaya çıktı. 1974’te ise Doğu Almanya istihbaratı Stasi adına çalışan Günter Guillaume’un Başbakan Willy Brandt’ın yakın çalışma çevresine kadar sızdığı anlaşıldı. Guillaume’un 24 Nisan 1974’te tutuklanmasının ardından Brandt 6 Mayıs’ta başbakanlıktan istifa etti. Vaka, yalnızca bir casusluk soruşturması olmakla kalmadı, Federal Almanya'da hükümetin doruklarını sarsan bir siyasi krize dönüştü.
1985’te Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı’nda Doğu Almanya'nın casusluk faaliyetlerine karşı mücadeleden sorumlu üst düzey yönetici Hansjoachim Tiedge Doğu Almanya'ya kaçmış, Doğu Almanya'da düzenin çökmesinden kısa süre önce BND görevlisi Carsten L., Rusya’ya gizli bilgi aktarmakla suçlanmıştı.
Hanning dosyası bu örneklerden baş şüphelinin geçmiş konumuyla ayrılıyor. August Hanning sıradan bir memur, birim yöneticisi ya da şansölye çevresine sızmış bir ajan değil; 1998-2005 arasında BND’nin yönetiminin tamamını elinde bulunduran eski başkanı.Bu nedenle suçlamalar doğrulanırsa vaka, Almanya istihbarat tarihinde ayrı bir yere oturacak.
Hanning dosyasının siyasi sonuç bakımından Guillaume vakasına eşdeğer ölçekte bir hükümet krizine dönüşüp dönüşmeyeceği soruşturmanın Merz hükümetinin denetim sorumluluğuna ve geçmişteki kurum içi güvenlik açıklarına ne ölçüde uzanacağına bağlı.
Merz hükümetinin istihbarat reformuna çarptı
Hanning’in tutuklanması Berlin’de yalnızca eski bir istihbaratçının ceza dosyası olarak tartışılmıyor.
Olay, Friedrich Merz hükümetinin BND ve diğer istihbarat servislerinin yetkilerini genişletmeyi amaçlayan kapsamlı reform paketini Meclis’ten geçirmeye hazırlandığı sırada patladı. Bundestag İçişleri Komisyonu, 12 Ekim’de istihbarat hukuku reformuyla ilgili kamuya açık toplantısında uzmanları dinleyecek.
Hükümetin reform gerekçesi bugüne kadar büyük ölçüde Rusya kaynaklı hibrit tehditler, sabotaj ve casusluk faaliyetleri karşısında Alman servislerinin daha güçlü hale getirilmesine dayanıyordu. Hanning dosyası buna yeni bir soru ekledi: Yetkilleri artırılacak servislerin iç güvenliği nasıl sağlanacak?
Partiler arasında denetim tartışması
SPD Federal Meclis Grubu başkan yardımcısı Sonja Eichwede Hanning vakasını “ağır ve sarsıcı” olarak niteledi ve eski üst düzey istihbarat yöneticilerinin görevden ayrıldıktan sonra özel danışmanlık, lobi ve yabancı aktörlerle çalışma imkânlarının daha uzun süre sınırlandırılmasını istedi: Vekil, eski üst düzey istihbarat çalışanları için fiilen yaşam boyu kısıtlama uygulanmasını ve Parlamento ve Bağımsız Denetim Konseyi'nin yetkilerinin güçlendirilmesini savundu.
Yeşiller Meclis Grup Başkanı Britta Haßelmann Hanning’in tutuklanmasının Berlin’de bomba etkisi yarattığını söyledi; suçlamaların Almanya’nın güvenlik çıkarlarını doğrudan ilgilendirdiğini belirterek hem savcılık hem de parlamenter organlar düzeyinde “acımasız bir aydınlatma” istedi.
Sol Parti ise dosyayı hükümetin istihbarat reformuna yönelik temel bir eleştirisini dillendirmek açısından ele aldı. Partinin iç politika sözcüsü Clara Bünger, istihbarat servislerinin kendilerinin bir “güvenlik riski” haline gelebildiğini belirtti; mevcut reformun durdurulmasını ve denetim mekanizmalarının yeniden kurulmasını istedi.
CDU/CSU ise vakayı reformun gerekliliğinin kanıtı olarak görüyor; gruptan yapılan açıklamalarda kurumların zayıflatılması değil, iç güvenlik ve güven mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
August Hanning kimdir?
1946 doğumlu Alman hukukçu ve eski üst düzey istihbarat yöneticisi Hanning, federal kamu hizmetine İçişleri Bakanlığı'nda başladı. Soğuk Savaş’ın son yıllarında Batı Almanya’nın Doğu Berlin’deki Daimi Temsilciliğinde görev yaptı.
1990’larda Federal Başbakanlıkta istihbarat koordinasyonunda çalıştı ve 1996’da federal istihbarat servislerinin koordinasyonundan sorumlu üst düzey yetkili oldu.
1998’de BND Başkanlığına getirildi ve 2005’e kadar görev yaptı. Görev dönemi, 11 Eylül saldırıları, Afganistan ve Irak savaşları ile Almanya-ABD istihbarat işbirliğinin yoğunlaştığı yıllara denk geldi.
2005’te Angela Merkel’in ilk hükümetinde Federal İçişleri Bakanlığı müsteşarı oldu. 2009’da kamu görevinden ayrıldıktan sonra hukuk, güvenlik danışmanlığı ve özel sektör faaliyetlerine yöneldi.
Hanning, 2015’te Bundestag’ın NSA Araştırma Komisyonu’nda tanık olarak dinlenmiş ve ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) ile işbirliğinin BND açısından vazgeçilmez olduğunu savunmuştu.
(AEK)

