Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), Taliban yönetiminin Afganistan’da kızların ilkokul sonrası eğitimini kalıcı olarak yasaklamasına ve yeni ceza düzenlemeleriyle köleliği fiilen resmileştirmesine sert tepki gösterdi.
EŞİK, Taliban’ın kadınlara ve kızlara yönelik uygulamalarının insanlığa karşı suç niteliği taşıdığını vurgulayarak, uluslararası toplumu bu rejimle yürütülen tüm “normalleşme” politikalarına son vermeye çağırdı.
EŞİK tarafından 30 Ocak 2026 Cuma günü yapılan açıklamada, Taliban’ın kadınların ve kızların eğitim hakkını tamamen ortadan kaldırdığı belirtilerek, bu uygulamanın geçici değil, bilinçli ve kalıcı bir devlet politikası haline getirildiği ifade edildi.
Açıklamada, Taliban’ın Ağustos 2021’de iktidara gelmesinin ardından kızların ilkokuldan sonra eğitimine fiilen son verdiği hatırlatıldı. Taliban’ın, kızların “İslami hukuk ve Afgan kültürüne uygun koşullar yaratıldıktan sonra” okula dönebileceğini öne sürdüğü ancak bu koşulların hiçbir zaman oluşturulmadığı vurgulandı.
UNESCO verilerine göre Taliban’ın iktidara gelmesinden sonra uygulanan yasaklar nedeniyle 2,2 milyon kızın ilkokul sonrası eğitimden mahrum bırakıldığı belirtilirken, yaklaşık iki gün önce yapılan açıklamayla bu yasağın kalıcı hale getirildiğine dikkat çekildi.
Yasaklar yalnızca eğitimle sınırlı değil
EŞİK açıklamasında, Taliban’ın kadınlara yönelik yasaklarının yalnızca eğitim alanıyla sınırlı olmadığına da dikkat çekti. Taliban’ın iktidara geldiği günden bu yana kadınların:
- Çalışmasını ve mesleki eğitim almasını,
- Erkek refakatçi olmadan seyahat etmesini,
- Sokağa çıkmasını,
- Spor salonlarına ve güzellik merkezlerine gitmesini,
- Evlerinin penceresinden dışarı bakmasını
yasakladığı; kadınların giyim ve davranışlarına yönelik son derece ağır kısıtlamalar getirdiği ifade edildi.
Açıklamada, “neredeyse nefes almayı” bile yasaklayan bir rejimle karşı karşıya olunduğu vurgulandı.
“Afganistan’da bir gender apartheid rejimi tesis edildi”
EŞİK’in de içinde yer aldığı kadın ve insan hakları örgütlerinin, 2021 yılından bu yana Taliban’ın Afganistan’da kadınları kamusal alandan tamamen silen ve eve hapseden bir “gender apartheid” rejimi kurduğunu dile getirdiği hatırlatıldı.
Bu rejimin insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak açıkça tanınması için yürütülen mücadelenin hayati önem taşıdığı vurgulandı.
“Taliban herkese şiddet uygulama yetkisi veriyor”
Rawadari İnsan Hakları Örgütü’nün 22 Ocak’ta yaptığı açıklamaya da yer verilen EŞİK metninde, “Taliban liderlerine hakaret” ve siyasi muhalefetin suç sayıldığı ifade edildi.
Düzenlemenin, her Müslüman’a “günah işleyen kişileri cezalandırma” yetkisi tanıdığı belirtilerek, bunun Taliban yanlılarına, sivillere, din görevlilerine ve ahlak polislerine şiddet ve işkence yetkisi verdiği ifade edildi. Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin bu düzenlemelerle açıkça meşrulaştırıldığı vurgulandı.
EŞİK, bu düzenlemelerle birlikte hukuk güvenliğinin ve adil yargılanma hakkının tamamen ortadan kalktığını, hukukun itaat, baskı ve kontrol aracına dönüştürüldüğünü kaydetti.
“Bu Afganistan’ın iç meselesi değil”
Açıklamada, kadınların yalnızca cinsiyetleri nedeniyle eğitimden, istihdamdan ve kamusal alandan sistematik biçimde dışlanmasının, yani eşitlik ve laiklik ilkelerinin reddinin herkes için büyük bir tehdit olduğu ifade edildi.
EŞİK, yaşananların Afganistan’ın iç meselesi olmadığını, uluslararası bir sorun olduğunu vurgulayarak, Taliban’ı iktidara taşıyan güçlerle bugün Ortadoğu’yu çıkarları uğruna kana bulayan güçlerin aynı olduğuna dikkat çekti.
EŞİK açıklamasının sonunda şu çağrılara yer verdi:
Afganistan’da kadınlara ve kızlara yönelik uygulamaların meşru görülmediği ve tanınmadığı belirtilirken, bu uygulamaları aklamaya çalışanlar ile Taliban’ı tanıyanların da tanınmadığı vurgulandı. Taliban yönetiminin kadınlara karşı yürüttüğü politikaların insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirilmesi ve “gender apartheid” olarak tanınması gerektiği hatırlatıldı.
Uluslararası toplum, Taliban’la yürütülen her türlü normalleşme politikasına son vermeye, bu rejimi dolaylı ya da doğrudan meşrulaştıran tüm diplomatik ve siyasi tutumları terk etmeye çağrıldı.
Açıklama, “Eşitlik ve laiklikten verilen her taviz önce kadınları, sonra herkesi vuracaktır” ifadeleriyle sona erdi.
(EMK)










