Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), suça sürüklenen çocuklara ilişkin bilgi notlarını da kapsayan bir açıklama yaptı. Platform, kamuoyunda dile getirilen yaşa bağlı düzenlemelerin başka sorunların önünü açabileceği konusunda uyardı:
"Çocukların 15 yaşında tam ceza ehliyetine sahip olduğunu ve yetişkin gibi yargılanabileceğini kabul etmek, çocukların yasalar önünde ve vatandaşların zihninde artık çocuk sayılmamasına ve kazanılmış haklarını kaybetmesine kapı aralayacak gerici bir adımdır. Bu, çocukların kötü koşullarda çalıştırılmasına, evlendirilmesine, “rızası olduğu” iddiasıyla istismar edilmesine zemin hazırlayacaktır."
Çocuk suçluluğunun kök nedenleri
Devletin çocukları koruma yükümlülüğü olduğunu hatırlatan platform, tüm iktidar ve muhalefet milletvekillerini, bakanlar ve gölge bakanlar ile TBMM çatısı altında çalışmalarını sürdüren Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nu bütüncül bir çözüm bulunması için katkı sunmaya davet etti.

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR ANLATIYOR
“13 yaşında cezaevine girdim, herkes bize dışardan bakıyor bir de içerden baksınlar”
EŞİK, tartışmalara ilişkin iki yeni bilgi notunu da paylaştı:
“Çocuk Adalet Sistemlerine Uluslararası Bir Bakış” başlıklı notumuzda Avrupa’da “iyi örnek” sayılan çocuk ceza adaleti sistemlerini inceliyoruz. İngiltere dahil incelediğimiz sistemlerden hiçbirinde, 18 yaş altındaki çocukların yetişkin gibi yargılanması uygulaması bulunmamaktadır. Başarılı sistemlerden hareketle Türkiye için önerilerimiz çocuk suçluluğunun kök nedenlerine yönelik önlemler alınması, okul ve mahallelerde önleyici mekanizmaların kurulması, sağlıklı veri toplanması, çocuk adalet sisteminde çalışan yargı ve kolluk mensupları ile sosyal çalışma görevlilerinin düzenli eğitimlerle uzmanlaşmalarının sağlanması, kurumların kapasitesinin ihtiyaca cevap verecek şekilde artırılması ve kurumlar arası koordinasyonun sağlanmasıdır."
“Çocukların Suça Sürüklenmesi: Yapısal Nedenler, Güncel Riskler ve Koruyucu-Önleyici Politika Çerçevesi” başlıklı bilgi notumuzda ise Türkiye’de çocuk suçluluğu, çocuk yoksulluğu ve çocuk işçiliğine ilişkin istatistikleri OECD ve AB verileriyle karşılaştırıyor, mevcut kurumsal yapıların güçlendirilmesi, önleyici sosyal hizmet kapasitesinin artırılması ve çocuk haklarını merkeze alan bir yönetişim anlayışının geliştirilmesini öneriyoruz."
(NÖ)

