ABD Adalet Bakanlığı, geçtiğimiz hafta yayımladığı Jeffrey Epstein hakkında yayımladığı 3 milyon belge, 180 bin fotoğraf ve 2 bin video küresel gücün zirvesindeki isimlerin çocuk istismarı ve fuhuş ağıyla yollarının nasıl kesiştiğini ifşa eden tarihi belgeleri içeriyor.
Belgelerde pek çok diplomat, eski ve görevdeki devlet başkanı, bakan, kraliyet mensubu, büyük sermaye sahipleri, finans çevrelerinden isimler, akademisyenler, medya patronları, sanatçılar ve eğlence sektöründen ünlülerin adları geçiyor.
İsimlerin arasında eski ABD Başkanı Bill Clinton, görevdeki Başkan Donald Trump, dünyanın en zengin isimlerinden Elon Musk, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, ABD’li milyarder Les Wexner, İngiltere Kralı Charles’ın kardeşi Prens Andrew, Norveç veliaht prensesi Mette-Marit'in oğlu Marius Borg Høiby, eski Güney Afrika Cumhurbaşkanı Jacob Zuma, eski Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Maire gibi pek çok kişi var.
Ayrıca Türkiye’den İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahit Ören, Rixos otellerinin sahibi Fettah Tamince, Arda Beşkardeş isimli avukat ile birlikte bazı siyasi kişilerin de isimleri farklı boyutlarda geçiyor.
Belgelerde yer alan bu kayıtlar, kişiler hakkında doğrudan bir suç isnadı anlamına gelmiyor. Çünkü belgeler ham verilerden oluşuyor. Yayımlanan belgeler FBI ya da diğer kurumlara yapılan ihbarlar.
Açıklanan belgelerin büyük bölümü; e-posta yazışmaları, adres defterleri, uçuş kayıtları, davet listeleri ve üçüncü kişilerin beyanlarından oluşan ham soruşturma materyallerini kapsıyor. Bu tür kayıtlar, bir kişi ile Epstein arasında temas, tanışıklık ya da adının anılması gibi durumları gösterse de, suç işlendiğine dair mahkemece doğrulanmış somut delil niteliği taşımıyor.
ABD’deki yargı makamları da belgelerin yayımlanması sırasında, dosyalarda ismi geçen kişilerin suçlu oldukları yönünde bir değerlendirme yapılmaması gerektiğini özellikle vurguladı. Ceza hukuku açısından bir kişiye suç isnat edilebilmesi için, fiilin açık biçimde ortaya konması, zaman ve mekân bağlantısının kurulması ve kişinin suça bilerek ve isteyerek iştirak ettiğinin kanıtlanması gerekiyor.
Komplo teorileri ve yalan paylaşımlar silsilesi
Yayınlanan milyonlarca belgeyle ilgili etkin bir soruşturma yürütülmesi beklenirken aynı zamanda yalan haberler ve paylaşımlar algı için kullanılmaya başladı.
Euronews’ten Çağla Üren’in haberine göre sosyal medyada Epstein belgeleri üzerinden yamyamlık, pandemiyi planlama, Alzheimer’ın silah olarak kullanıldığı, ünlü isimlerle komplo ilişkileri gibi iddialar yayılıyor. İddialar, Hitler’in Rothschild ailesi tarafından yetiştirildiği ve Epstein’in bu konuda bir yazışma yapmasına kadar uzuyor.
Fakat bu tür iddiaların büyük kısmı, sadece doğrulanmamış ihbar mektuplarından veya bağlam dışı alıntılardan türetilmiş teorilerden ibaret. Örneğin Epstein ve Microsoft'un kurucusu Bill Gates'in COVİD-19 pandemisini planladığı iddiası.
Oysa İlgili belgenin orijinaline bakıldığında Bill Gates'in özel ofisinden (bgc3) bir kişinin, Gates'e gönderdiği "iş planı ve kapsamı" e-postasını, aynı akşam Epstein'e de gönderdiği anlaşılıyor.
E-postada bilgi (CC) kısmında Larry Cohen de yer alıyor. Cohen, Gates'in uzun yıllar boyunca özel kalem müdürlüğünü yapmış bir isim. E-postada, Gates'in düşünce kuruluşu bgc3 bünyesinde yürütülen ve Epstein'e de iletilen 5 proje yer alıyor.
Bunlar kişisel sağlık verileri, sağlık ekonomisi, nöroteknoloji ve hastalıklar, olası nöroteknolojik silahlar ile pandemi simülasyonunu kapsıyor. Ancak belgede bahsi geçen "pandemi simülasyonu"nun, küresel salgın durumunda dünyada sistemlerin nasıl davranacağını incelemek üzere yapılmış bir simülasyon projesi olma ihtimali yüksek.
Ayrıca belge, Epstein'in Gates ile ilişkisinin sadece hayırseverlik veya bağış amaçlı olmadığını iş ilişkisi de kurduğunu kanıtlıyor.
Öte yandan belgenin tarihi 2017. Bu yıl, Epstein'ın ilk mahkumiyetinden yıllar sonra, ancak ikinci tutuklanmasından öncesi. Ancak bu tarihte Epstein'in suçlarına dair ipuçları ortadaydı. Buna rağmen Gates'in, son derece gizlilik içinde yürüttüğü araştırma planlarını Epstein ile paylaştığı görülüyor.

Sahte fotoğraf ve videolar
Epistein belgeleri sadece belgeler üzerinden üretilen komplo teorilerini ve iddiaları içermiyor. Aynı zamanda sansürlü bir şekilde yayımlanan 180 bin fotoğraf ve 2 bin video bir çok açıdan manipüle ediliyor.
Teyit.org’dan Sabina Amrahova Deniz ve Dilge Temiz’in iki farklı araştırması sosyal medyadaki içeriklerin bir kısmının bağlamından koparılmış, manipüle edilmiş ya da tamamen uydurulmuş olduğunu ortaya koyuyor.
Ayrıca yapay zeka ile kolayca görüntü üretmek gerçek olan görsellerin gözden kaçmasına ve kafa karışıklığına yol açıyor.
Örneğin Jeffrey Epstein ve Donald Trump'ı bir grup çocuğu izlerken gösteren video. X’te dolaşıma giren video gerçek değil, yapay zeka araçlarıyla hazırlandı. Videoda Trump ve Epstein’in beraber göründüğü kareler, gerçek bir fotoğraf kullanılarak hareketlendirildi. Açık kaynaklardan ulaşılabilen fotoğraf, Epstein’in hayatını anlatan “Filthy Rich” isimli bir kitapta yer alıyor. Fotoğraf, 1997’de düzenlenen Victoria’s Secret partisinden. İkili, model Ingrid Segrhaeve ile konuşuyor. Ancak iddia videosunda bu kişi yer almıyor.
Teyid.org, dosyalarda geçen her ismin ya da fotoğrafın, iddia edildiği şekilde Epstein’ın suç ağına doğrudan dahil olduğunu gösteren bir kanıt olmadığını; fotoğrafların bağlamının, gerçek mahkeme delilleriyle karıştırılmaması gerektiğini vurgulanıyor.
Yapay zekayla oluşturulan fotoğrafların gerçekmiş gibi sunulması, belgeler üstünden ortaya atılan bağlamdan kopuk çeşitli komplo teorileri veya iddialar insanları dosyada odaklanılması gereken yerden uzaklaştırılıyor.

Görevden alınanlar, istifalar
Epstein dosyaları her ne kadar doğruluğu henüz kanıtlanmayan belgeler olsa da küresel gücün zirvesindeki isimlerle Epstein arasındaki temasları ortaya koyuyor. Bu nedenle de bir istifa ve görevden alma silsilesi de başlattı.
Şu ana kadar belgelerde adı geçen eski Fransa Kültür Bakanı Jack Lang'ın kızı Caroline Lang, yöneticisi olduğu Fransa Bağımsız Yapımcılar Sendikası'ndaki görevinden istifa etti. Norveç, Amman Büyükelçisi Mona Juul’u görevinden uzaklaştırdı.
Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) İsveç'teki temsilcisi Joanna Rubinstein görevinden istifa etti.
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, eski Washington Büyükelçisi Lord Peter Mandelson’un istifasını istedi. Mandelson İşçi Partisi üyeliğinden istifa etti.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Başkanlığı da yapan Eski Slovakya Dışişleri Bakanı Miroslav Lajcak, Slovakya Başbakanı'nın ulusal güvenlik danışmanlığı pozisyonunu bıraktı.
(BT/HA)

