Epilepsi hastası 4 yaşındaki Ezidi çocuk geri gönderme merkezinde tutuluyor
Dört yaşındaki ağır epilepsi hastası Alveer’in tedavisi için Türkiye’den çıkmaya çalışan Ezidi aile, seyahat belgelerinin sahte olduğu iddiasıyla İzmir’de gözaltına alındı. Baba Araz Rasho Qoto tutuklanırken, adli kontrolle serbest bırakılan anne Shahbaz Aras Naif Al Abdy iki küçük çocuğuyla birlikte Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde idari gözetim altına alındı.
Baba Araz Rasho Qoto, İzmir 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 1 Ağustos 2026 tarihli kararıyla “resmî belgede sahtecilik” suçlaması kapsamında tutuklanarak Aliağa Şakran T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi.
Anne Shahbaz Aras Naif Al Abdy hakkındaki tutuklama talebi ise reddedildi. Mahkeme, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulayarak anneyi serbest bıraktı. Ancak Kuruş’un aktardığına göre anne, serbest bırakılmasının hemen ardından iki küçük çocuğuyla birlikte Göç İdaresi tarafından Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) götürüldü ve idari gözetim altına alındı.
Ailenin dosyasını takip eden avukat Edhem Kuruş, bianet’e yaptığı açıklamada dört yaşındaki Alveer’in sağlık durumunun öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Bugün tartıştığımız konu yalnızca bir göç işlemi veya ceza soruşturması değildir. Dört yaşındaki ağır epilepsi hastası bir çocuğun sağlık ve yaşam güvenliğidir” dedi.
“Çocuğun yanında getirdiği ilaçlar tükendi”
2 Nisan 2022 doğumlu Alveer’in düzenli antiepileptik ilaç kullandığını belirten Kuruş, dosyada çocuğun epilepsi hastalığına ve nörolojik bulgularına ilişkin tıbbi belgelerin bulunduğunu söyledi.
Kuruş’un aktardığına göre aile, Alveer’in geri gönderme merkezine götürülürken yanında bulunan ilaçlarının tükendiğini ve yeni ilaçların temin edilmesinde sorun yaşandığını belirtiyor. Epilepsi hastası bir çocuğun düzenli ilaç tedavisinin aksamasının ciddi sağlık sonuçları doğurabileceğini söyleyen Kuruş, “Burada hiçbir hukuki tartışma çocuğun sağlık ihtiyacının önüne geçmemelidir” dedi.
Kuruş, çocuğun ilaçlarının kesintisiz şekilde temin edilmesini, uzman hekim tarafından değerlendirilmesini ve ihtiyaç halinde uygun bir sağlık kuruluşuna sevk edilmesini talep ettiklerini belirtti.
Türkiye’nin taraf olduğu Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ile Anayasa’nın ilgili hükümlerine işaret eden Kuruş, idari işlemlerde çocukların üstün yararının ayrıca gözetilmesi gerektiğini söyledi.
Alveer dört yaşında. Kardeşi de küçük yaşta. Babaları cezaevinde, anneleri ise iki çocuğuyla birlikte geri gönderme merkezinde. Bu şartlar altında idari gözetimin çocuklar üzerindeki etkisinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Menemen’de ikamet ve barınma güvencesi
Kuruş’un verdiği bilgiye göre ailenin Menemen’de kalabileceği belirli bir adres bulunuyor. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir kişi, anne ile çocukların barınma ve temel ihtiyaçlarını karşılayacağını ve GGM’den çıkarılmaları halinde aileyi teslim alacağını taahhüt etti.
Anne hakkında ayrıca yurt dışına çıkış yasağı bulunduğunu hatırlatan Kuruş, bu koşulların idari gözetime alternatif tedbirler açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 57/A maddesinin idari gözetime alternatif yükümlülükler öngördüğünü belirten Kuruş, belirli bir adreste ikamet, bildirim veya imza gibi tedbirlerin uygulanabileceğini ifade etti.
Somut olayda sabit adres var, teslim ve barınma güvencesi var, anne hakkında yurt dışına çıkış yasağı var. Dolayısıyla idarenin denetim ihtiyacının, kişiyi ve özellikle küçük çocukları kapalı bir merkezde tutmadan da sağlanıp sağlanamayacağı yeniden değerlendirilmeli.
Kuruş, anne ve çocukların güvenli ikamet adresine çıkarılmasını ve gerekli görülmesi halinde alternatif yükümlülüklerin uygulanmasını talep ettiklerini söyledi.
“Eğer daha hafif ve denetlenebilir tedbirlerle idari denetim sağlanabiliyorsa, neden dört yaşındaki ağır epilepsi hastası bir çocuk bu koşullarda tutulmaya devam etmektedir?” diye sordu.
Babanın tutukluluğu için de yeniden değerlendirme talebi
Kuruş, baba Araz Rasho Qoto’nun tutukluluğunun da ailenin mevcut koşulları dikkate alınarak yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
Dört yaşındaki Alveer’in sağlık durumu, annenin iki küçük çocukla birlikte GGM’de bulunması, ailenin sabit ikamet adresinin ve teslim güvencesinin bulunması gibi koşulların tutukluluğun devamı bakımından değerlendirilmesini isteyen Kuruş, soruşturmanın amaçlarına daha hafif tedbirlerle ulaşılıp ulaşılamayacağının incelenmesi gerektiğini belirtti.
“Eğer soruşturmanın amaçlarına adli kontrol gibi daha hafif tedbirlerle ulaşmak mümkünse, tutukluluğun devamının ölçülü olup olmadığı yeniden ele alınmalıdır.”
Kuruş, taleplerinin yürütülen soruşturmanın ya da hukuki sürecin durdurulması olmadığını vurguladı:
“Biz hukukun uygulanmasına karşı değiliz. Tam tersine, hukukun gereğinin yapılmasını istiyoruz. Ama hukuk uygulanırken dört yaşındaki ağır epilepsi hastası Alveer’in yaşam hakkı, sağlığı ve üstün yararı göz ardı edilemez.”
Kuruş sözlerini şöyle tamamladı:
Bu dosyanın merkezinde yalnızca bir yabancılar hukuku işlemi veya bir ceza soruşturması yok. Bu dosyanın merkezinde dört yaşında bir çocuk var. Ve dört yaşındaki bir çocuğun yaşam hakkı hiçbir bürokratik gerekçenin gerisinde bırakılamaz.
(NÖ)
Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek
Saruhan Oluç: Çerçeve yasa son değil, yeni düzenlemelerin başlangıcı
"Kadın siyasetçilere yalnızca ‘sürecin vicdanı’ rolü biçilemez”
MESEM’de istismar iddiası: Deliller dosyada, şüpheli yurt dışında
Göçün, yoksulluğun ve kardeşliğin hafızası: Kardeşim Boro